Büyük Bafra yangınını anlattı
Reklam
  • Reklam

Büyük Bafra yangınını anlattı

Samsun Tarih Derneği Başkanı Tarihçi-Sosyolog Emin Günaydın, 13 Haziran 1855 sabahı Bafra ilçesinde yaşanan büyük yangınla ilgili şimdiye kadar bilinmeyen bilgiler aktardı. Günaydın, “Bu yangın sonucu 400'den fazla dükkan ve depolarında bulunan mallar yanarak zayi olmuş ahali ve tüccar büyük zarara uğramıştır” dedi

05 Haziran 2021 - 08:45

Samsun Tarih Derneği Başkanı Tarihçi-Sosyolog Emin Günaydın, 13 Haziran 1855 tarihinde Bafra ilçesinde yaşanan büyük yangınla ilgili konuştu. Şimdiye kadar ortaya çıkmamış pek çok bilgiyi aktaran Emin Günaydın, yangının çıkış nedenlerine ve detaylarına değindi. Günaydın, kente büyük zarar veren yangın sonucu 400’ün üzerinde dükkan ve depolarında bulunan malların yandığını söyledi.

 

‘AHŞAP CAMİDE KAZA SONUCU ÇIKMIŞTIR’

Emin Günaydın, “Canik sancağına bağlı Bafra kazasında Hicri 27 Ramazan 1271 Miladi 13 Haziran 1855 tarihinde Salı gecesi sabah namazı ile güneşin doğmaya başladığı zaman aralığında Hacı Ahmet Paşa'nın Hanı içinde bulunan Hacı Ahmet Paşa'nın yaptırmış olduğu iki katlı ahşap camide kaza sonucu çıkmıştır. Yangın çok kısa sürede Ahmet Paşa'nın hanından Esvak Pazarına, Unkapanı'na ve Çarşı Camii'ne sıçrayarak yakmıştır. Esvak Pazarı muhtemelen bugünkü bedestenin olduğu yerdir. Bedesten olarak anılan yapı aslında, klasik bedesten yapılarına uymamaktadır. Arada bulunan sokaklarla birbirinden ayrılmış dükkân dizilerinden oluşan yapı, mekân düzeni itibariyle arasta tanımına uygun düşmektedir. Bafra’da arasta ifadesi de yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. İnşa kitabesi bulunmayan yapının, günümüze ulaşan kapılarının mimari üslubu, geç Osmanlı devrine işaret etmektedir. Nitekim yöreyle ilgili yayınların bir kısmında yapıdan, genç Osmanlı yapısı olarak söz edilmektedir. Kapıların birinde görülen üçgen alınlık ve hepsinde görülen kemer sorgucu gibi detaylar, yapının 19. yüzyılda yapılmış olabileceğine işaret etmektedir. Bilinçsiz onarım ve eklemelerle dükkânların orijinalliği büyük ölçüde bozulmuştur. 1940’lı yılların sonuna kadar Bafra Bedestenin zeminin toprak olduğu ifade edilmektedir. 1855 Bafra yangınını konu alan arşiv belgelerinde bedesten ifadesinden ziyade, esvak pazarı kelimesinin kullanıldığı görülmektedir. Bu durum bize 1855’te henüz bedestenin inşa edilmediğini yerinde değişik malların satıldığı bir pazarın olduğunu göstermektedir” bilgisini verdi.

 

‘HALK VE TÜCCAR BÜYÜK ZARARA UĞRADI’

“Unkapanı olarak ifade edilen yer ise bugünkü yün pazarın olduğu alandır” diyen Emin Günaydın, şöyle devam etti: “Bu yangın sonucu 400'den fazla dükkan ve depolarında bulunan mallar yanarak zayi olmuş ahali ve tüccar büyük zarara uğramıştır. Aynı gün vakit kaybetmeden Bafra Kaza İdare Meclisi, Kaza Müdürü İzzet Mehmet Başkanlığında Kaza Naibi İbrahim Ethem, Müftü Esseyyid Hasan Mazhar, Katip Ahmet Vehbi iki Müslüman aza ve iki gayrimüslim azayla toplanmıştır. Ermeni aza meclis toplantısına katılmamış, Rum ahaliyi temsil eden Hacı Thanasi bulunmuştur. Meclis yaşanan yangın hadisesini Canik Mutasarrıflığına (sancak yöneticisi) bildirmek için mazbata (meclis üyelerinin mühürlerinin bulunduğu üst makama yazılan resmi evrak) göndermiştir. Kaza idare meclisleri Tanzimat Döneminde taşradaki idari zafiyetleri ve usulsüzlükleri gidermek reformların önündeki engelleri kaldırmak bölgelerin mali,  askeri, eğitim, öğretim, sağlık ve bayındırlık ile diğer işlerde merkezi hükümetten gönderilen talimatlara göre idare edilmesini sağlayabilmek, yönetimi merkezileştirmek için kurulmuştur. Meclislere aza olarak iki Müslim ve gayrimüslim üyenin de dahil edilmesi, taşradaki birlikteliğin güçlendirmeye çalışıldığının göstergesidir.”

 

PADİŞAH ABDÜLMECİT BİZZAT EMİR VERDİ

Emin Günaydın, “Dönemin Padişahı Abdülmecit H.25 Şevval 1271 M. 8 Temmuz 1885’te bir gün sonra hiç bekletmeden ciddi devlet adamına yakışır şekilde cevap yazmıştır. Padişah, yangınzedelerin imkan dahilinde sıkıntılarının giderilmesine gayret gösterilmesi emrini vermiştir. Bu irade-i seniyye tekrar Canik Mutasarrıflığına gönderilmiştir. Bafra yangınıyla ilgili yazışmalarda net bir şekilde nakdi olarak yardım miktarları belirtilmemiştir. Bunun en önemli sebebi 1853- 1856 yılları arasındaki değişik yerlerde cereyan eden deprem yangın savaş gibi olayların Osmanlı maliyesini çok zorlamış olmasındandır. Bafra yangını diğer yerlerdeki olaylara göre daha önemsiz kalmıştır. Bütün bunlara rağmen Osmanlı Devleti ayrım yapmaksızın herkese yardım elini uzatmaya çalışmış ve tüm olumsuzluklara rağmen mağduriyetlerini gidermeye çalışmıştır” şeklinde konuştu.

 

 

Tolga BİRGÜCÜ

 

 

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
EGE TÜRKİYE ŞAMPİYONU
EGE TÜRKİYE ŞAMPİYONU
DEAŞ operasyonunda Irak uyruklu 5 şüpheli yakalandı
DEAŞ operasyonunda Irak uyruklu 5 şüpheli yakalandı