Avlanma tarihleri için güncelleme önerisi

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Savaş Yılmaz, avlanma tarihlerinin güncellenmesi gerektiğini savundu


Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Savaş Yılmaz, küresel iklim değişikliğinin denizlerle balık avına olan etkilerini anlatarak özellikle deniz suyu sıcaklığındaki artışa dikkat çekti. Prof. Dr. Yılmaz, ‘Balığın kulağına kar suyu kaçacak’ denilen zaman diliminde neredeyse 20 dereceyi bulan sıcaklıkların yaşanır hale geldiğini söyleyerek “Bu sadece balıklar için değil birçok canlı için oldukça ciddi tehlikelerin işaretleri diye düşünüyorum. Balıklar metabolizma gereği kuzeye gitmek, daha soğuk bölgelere gitmek istiyorlar. Çünkü sıcaklık metabolizma hızlarını etkiliyor. Su sıcaklığının bir derece artması metabolizmayı yüzde 10 artırır. Bu demek daha fazla besine ihtiyacı var demek. Bu besin ihtiyacı da karşılanmıyorsa balık yaşadığı ortamda çok iyi gelişemeyen, hatta bekleneni üzerinde olursa bazı türlerde parazitlenme de olabilir. Örneğin tirsi balıklarında da bu olabiliyor. Bu nedenle hamsi gibi balıklar metabolizma hızlarını daha düşürecek soğuk kesimlere göç ediyorlar” diye konuştu.

ZAMANSAL AYARLAMA ŞART

Küresel iklim değişiklinin etkilerine bağlı olarak denizlerde av dönemi başlama ve bitiş tarihlerinin de yeniden değerlendirilmesi ve güncellenmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Yılmaz, “Türkiye’de her bölgede tek bir takvime bağlı olarak avlanma yapılıyor. Ancak bu konu ile ilgili yeni bir düzenleme gerekiyor. Küresel iklim değişikliği her bölgede aynı tarihlerde av yapılmasını sağlayacak bir durum da değil. Bunların takip edilmesi ve geçmiş yıllara bakılıp bu farklılıkların belirli ölçüde görülüp buna göre zamansal ayarlarda bir güncelleme yapmak lazım” şeklinde konuştu.

DOĞA BOŞLUK KABUL ETMEZ

Prof. Dr. Yılmaz, balıkların beslenme, göç etme, üreme dönemleri ekolojik şartlara, su sıcaklığına göre belirlediklerini belirterek, “Bunlarda meydana gelecek kaymalar bu sürelerin değişmesine yol açacak. Biz de yasakları buna göre ayarlayamazsak doğadaki değişime adapte edemezsek o zaman çakışmalar meydana gelecek. Ya aşırı derecede avlanabilir ya da yeterince yararlanmadan onlar yok olup gidecekler. Bir şeyin değişmesi başka bir şeyin de değişmesini mutlaka tetikler doğada. Doğa boşluk kabul etmez. Bir şey değiştiği zaman o başka bir şeyleri de etkileyecek. Sonuçta birbirlerini tetikleyen süreçler yaşanacak. Dolayısıyla bunlar komple değerlendirilmesi gereken meseleler. Sadece, balığa, havaya, suya bakarak bir değerlendirme yapmak yerine hepsi birlikte ele alınması ve güncel çalışmaların yapılması gerekiyor” dedi.

Kaynak: www.samsunsehirgazetesi.com