OY UĞRUNA DEĞER Mİ?


İstanbul seçimlerini kazanabilmek uğruna devlet kurumlarının açıklamak zorunda olduğu ekonomik verilere artık sansür uygulamasına başlanmıştır. 

Örneğin İŞKUR her ay işsizlik ödeneği başvurularını açıklamaktadır. Ancak İstanbul seçimlerinin iptal edildiği dönem sonrasında Şubat ayından itibaren işsizlik ödeneği başvuruları açıklanmamaktadır.

Şubat ve Mart ayı bültenlerinde ise yine bir şark kurnazlığına başvurularak hem işsizlik ödeneği başvuruları hem de ödenen kişi sayısı ve miktarları çıkarılarak gerçekler hasıraltı edildi. Yenilenen se çim öncesinde iktidarın aleyhine olabilecek her tür veri akışının önlenmesi sağlandı.

Her ne kadar Devletin İstatistik Kurumları gerçekleri hasıraltı etmeye çalışmış olsa da. 

Sokaklar gerçeğin aynası olmayı sürdürmektedir. 

Sıradan bir hizmet sektörüne dahi işçi alım kuyruklarında Üniversite mezunlarına rastlamak mümkündür.

Maliye Bakanının 2.5 milyon istihdam sözü askıda kalmıştır. 

İş dünyası yeni istihdam yerine işçilerini tazminat ödemeden işten çıkarmaktadır. 

Artan konkordato ve iflaslar işsizliği artırıcı tetikleyici rol oynarken siyasi irade tüm bu gelişmeleri yok sayıp varsa yoksa İstanbul rantını paylaşmanın hesabı içine girmiştir.

İşsizlik artık kartopu misali her ay büyük bir hızla büyümektedir.

Üretimin düştüğü ülke ekonomisinin küçüldüğü bir gerçektir. Kişi başı milli gelir hesaplamalarında dahi akla hayale gelmeyecek cambazlıklar yapılarak “ülkemiz artık ekonomisi büyüyen her anlamda gelişen ilk 10 ülke arasında yer alan bir kılıfa sokulmaya çalışılmaktadır.

Yeni hesaplama metodolijisi ile milli gelir düzeyinde kâğıt üzerinde 80-90 milyar dolar civarında bir artış sağlanmıştır. Bu hikâyeleri ekonomiden uzaktan yakından ilgisi olmayan vatandaş Ahmet veya Mehmet efendiler gargara dahi yapmadan yutmaktadır. Ancak uluslararası kredilendirme kuruluşları bu dolmayı yememekte ve sürekli olarak kredi notumuzu düşürmektedirler. Siyasi irade ise bu gerçekleri “Dış güçler bizi çekemiyorlar, ekonomik olarak bizi çökertmek istiyorlar ”hikayelerine sığınmaktadırlar.

Oy uğruna ülke gerçeklerini istatistik kurumları marifeti ile insanları oyalayabilirsiniz. Ancak evine ekmek götüremeyen akşama kadar evinden çıkarak kahvehanelerde vakit öldüren akşam olduğunda da işten geliyor havası veren kişiler ülkenin gerçekleridir.