AYRIŞMA TEHLİKESİ


 

 

Yaklaşık 1 haftadır kalp sağlığım ile ilgili tedavi sürecinde olduğum için yazılarımıza ara vermek zorunda kaldığım için okuyucularımızdan tekrar özür dileriz Klavyeye dokunabilecek gücümüz olduğu sürece görüş ve düşüncelerimizi paylaşmayı sürdüreceğiz.

İstanbul’da yaşadığım için metropolün sorunları ülke genelinde uygulanan politikalar ile bağdaştığından gündeme getirmeye çalışacağız. 

İstanbul bugünlerde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile İBB arasında yaşanan polemikler ile ülke gündeminde yer almaktadır. Bakanlık 25 yıldır uygulamadığı bir yetkiyi bugün kullanmayı tercih etmiştir. Bunun nedeni 25 yıldan bu yana aynı dünya görüşüne mensup siyasi partiler tarafından yönetilen İstanbul’da belediye başkanlığı seçimlerinin el değiştirmesi ile Ne yazık ki, bakanlık Boğaziçi İmar Kanunu ile ilgili yaptırımlara el atmıştır. 

Altında yatan tek gerçek ranttır. 

Dünya’nın adeta kültür mirası modunda olan boğazlarda İmar Kanununun ranta yönelik düzenlemelerini savunmak ülke menfaatine uygun olduğu iddia edilemez.

Konu sadece İstanbul ile sınırlı değildir. 25 yıl kendi siyasi görüşlerinize sahip yönetim tarzında gündeme getirmediğiniz uygulamaları 25 yıl sonra kaybettiğiniz bir yönetime terk etmek zorunda kaldığınızda kanunları esnetmeye çalışır iseniz ülkede hukuktan bahsedebilmek mümkün değildir.

Ülkede sanayi, tarım, işsizlik, enflasyon sorunları ortada iken bir bakanlığın yerel bir belediye ile Boğaziçi ile ilgili polemiklere girmesinin izah edilebilmesi mümkün değildir.

Boğaza nazır bölgelerde yükselen gökdelenlerin İstanbul silüetini bozması bir yana sahiplerinin tamamına yakınının iktidar yanlısı firma ve kişilerden oluşması ayrı bir tartışma konusudur.

İstanbul’da tespit ettiğim bir önemli konu daha var. Bu konu gelecek günler hakkında olumsuz sinyaller vermektedir. 

Camiler maalesef çeşitli tarikatlar yanlılarınca 12 Eylül öncesindeki kurtarılmış mahalleler misali kurtarılmış camiler şeklinde uygulamalar görülmektedir.

Avrupa yakası Fatih bölgesi İsmailağa ve Mahmut hoca tarikatlarına mensup camiler Üsküdar Kadıköy bölgesi Süleymancılar ve Erenköy cemaati Bakırköy Ataköy Mevleviler Sultanbeyli’de kadiriler ve Rufailer cemaatlerinin hakim olduğu camilerde vatandaşlar ibadetlerini yerine getirmeye çalışmaktadırlar. Nitekim Menzilciler grubunun “Sağlık Bakanlığı’nı ele geçirdik” açıklamalarının ayrışma yönünde tehlikenin boyutlarının arttığını işaret eden gelişmelerdir.