ELİMİZDEKİ DEĞERE SAHİP ÇIKALIM


 

Son zamanlarda yaşanılan duygu patlaması fikir ayrılıklarına neden oldu.

 

Taraftarlar akıllarına gelen her fikri sosyal medya yoluyla başkan Yüksel Yıldırım’a iletmesi herkesi ikiye böldü.

 

Peki, bu fikirler Yılport Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım’ı kızdıracak cinsten mi, onu düşünmek gerekiyor.

 

Çünkü başkan kızdığında adeta gözü kimseyi görmüyor gibi…

 

Haklı tarafları var mı? 

 

Kesinlikle haklı olduğu yönler var. 

 

Peki, ateş yanan yere neden “su” değil de “benzin” döküyoruz?

 

Biz ne zaman kendi “toprağımız” dediğimiz insanlarımızın üzerine bu kadar gider olduk, ne zaman bize yardım eli uzatan insanın elini görmezden gelir olduk?

 

Yıllardır bu şehir “sahipsiz” dedik, yeri geldi “Trabzon lobisi var bu şehirde” denilmedi mi?

 

Peki, neden Yüksel Yıldırım’ın her lafı bu kadar tartışılıyor, neden bu kadar tepki görüyor?

 

Söyledikleri ile gerçekleştirdikleri arasında bu kadar fark varken bu kulüpteki değişimleri görmezden gelmeyelim.

 

Büyük bir camia taraftarları olduğumuzu, artık dernek statüsünden kurtulduğumuzu, bir şirket takımı olduğumuzu ve kurumsal bir kimliğe büründüğümüzü unutmayalım.

 

Eğer bu konuda bilinçte olursak zaten sabırlı olmamız gerektiğini anlamış oluruz.

 

Dernek statüsünde yönetilirken transfer tahtamız bile kapalı olduğunda bunun nedenini hiç düşündük mü?

 

Ben size söyleyeyim;

 

Yapılan bilinçsiz transfer sözleşmeleri ve harcamalardır.

 

Yılport Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım da attığı twitlerde bunun altını çizmek isterken kendini ifade edemiyor olabilir.

 

Herkesin lügati farklıdır.

 

Duygusallığı bırakıp konuya “profesyonelce” baktığımızda, Samsunspor şu anda hangi ligde olurdu ya da herhangi bir ligde mücadele eder miydi onu bile bilmiyor olacaktık.

 

Çünkü takım ya kapatılacaktı ya da “Yeni Samsunspor” olacaktı.

 

Yüksel Yıldırım geldiğinden bu yana varını yoğunu ortaya koyup “Yükseliş” adını verdiği bu sezonu biraz sabır ile takip etmek gerektiğini düşünüyorum.

 

Evet, herkes fikrini söyleyebilir, eleştiri de yapabiliriz ancak bir şeyi yapamayız, o da Yüksel Yıldırım’ın takımımız için yaptıklarını…

 

O yüzden sert tepkiler verip haddini aşan sözler söylemek, yapılanları görmezden gelmek ya da eskileri yad etmek yerine elimizdeki değeri kaybetmemek için ne gerekiyorsa yapalım.

 

Çünkü bu yolda emek var, bu emeklerin karşılığı da başarı olacaktır.

 

Ben buna inanıyorum, peki ya sizler?