ÇANAKKALE GEÇİLMEZ 


 

Dur yolcu! 

Bilmeden gelip bastığın

Bu toprak bir devrin battığı yerdir.

Eğil de kulak ver bu sessiz yığın

Bir vatan kalbinin attığı yerdir.

Necmettin Halil Onan

106. yılını kutladığımız Çanakkale Zaferi 1915 ve 1916 yılları arasında süren ve yaklaşık 300.000 kahraman askerimizin şehit olduğu savaş büyük bir zaferle bitti.

Çanakkale Savaşları hem deniz hem de kara muharebeleriyle dünya tarihinde örneğine pek rastlanılmayan bir zaferdir. Türk halkı, işgallere karşı amansız bir mücadele vererek ülkesini ve milletini müdafaa etmiş; Osmanlı’nın artık etkisiz kaldığı bir dönemde Mustafa Kemal önderliğinde yepyeni bir hüviyet kazanmıştır. Çanakkale zaferi, Türk milletinin var oluşu için atılan ilk adımdır. Osmanlı’nın zor bir döneme girmesi, Avrupa devletlerini avantajlı bir duruma geçirmiştir. Bu sebeple Çanakkale Savaşları’nı tek bir neden veya tek bir sonuç ile açıklamak mümkün değildir. Değişen dünya şartları ve Osmanlı’nın içinde bulunduğu durum birçok farklı sorunun ortaya çıkmasına sebebiyet vermiştir. Buna rağmen Türk milleti Çanakkale’de geçit vermemiş ve aldığı zafer ile Türk ve Dünya tarihinde yer edinmiştir.

Kahraman Türk ordusunun Çanakkale Cephesi'nde verdiği mücadele yalnızca Türk tarihinin değil bütün dünya tarihinin akışını etkileyecek derecedeydi. Bu cephede alınan galibiyet, dünya ülkelerinin güç dengelerini değiştirmiş ve yüce Türk milletinin belirleyici ve yönlendirici gücünü bir kere daha gözler önüne sermiştir.

Çanakkale Savaşları’nda gösterilen çetin mücadele, Millî Mücadele döneminde birçok yönüyle Türk milletine yol gösterici olmuştur. Ayrıca Türk milletinin Bağımsızlık Savaşı’na tarihî bir dayanak oluşturmuştur. Türk ve Dünya tarihinde benzerine pek rastlanılmayan ve kendinden sonraki dönemlere de etki eden Çanakkale Savaşları’nın, muhakkak ki Türk milleti için önemi yadsınamaz. Bu büyük zaferin, ne tür zorluklarla kazanıldığı ve nihaî hedefe nasıl ulaşıldığı diğer milletlerin hafızalarında da yer edinmiştir.

Çanakkale’ de bir destan yazan askerlerimiz, düşmana karşı verdiği mukaddes mücadeleyi zaferle sonuçlandırdığında, dünya tarihine "Çanakkale Geçilemez!" ilkesini bir daha silinmemek üzere yazdırmıştır.

Onların tarihe kazıdığı kahramanlık destanları bugün de bizim yolumuzu aydınlatıyor! Türk milletinin Çanakkale'de elde ettiği zafer, bütün dünyaya verilmiş bir insanlık dersidir. Bu kahramanlık destanını tarihe altın harflerle yazdıran tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Bu önemli günün konusunu Atatürk’ün Anzak annelerine mektubu ve bir Anzak annesinin cevaben yazdığı mektupla bitiriyoruz.

Çanakkale zaferimiz kutlu olsun.

 

 

Atatürk’ün Anzak Annelerine Yazdığı Mektup

“Bu memleketin topraklarında kanlarını döken kahramanlar!
Burada, dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yan yana koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve rahat uyuyacaklardır. Onlar bu topraklarda canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.”
 

Atatürk, 1934

 

Avustralyalı Bir Annenin Mektubu

“Gelibolu topraklarında yitirdiğimiz evlatlarımızın acısını, alicenap sözleriniz hafifletti. Gözyaşlarımız dindi. Bir ana olarak bana, bir güzelim teselli bahşetti. Yavrularımızın sonsuz uykularında, huzur içinde dinlendiklerinden hiç kuşkumuz kalmadı. Majesteleri kabul buyururlarsa bizler de kendilerine Ata demek istiyoruz. Çünkü, yavrularımızın mezarları başında söylediğiniz sözler, ancak bir öz babanın sözleri gibi yüce, ilahi. Evlatlarımızı bir baba gibi kucaklayan büyük Ata’ya tüm analar adına şükran, sevgi, saygıyla…” 

Avusturalyalı bir anne