ASGARİ İŞLER


Asgari ücret…

Asgari geçim indirimi, asgari açlık sınırı, asgari yoksulluk çizgisi...

Sonra asgari fiyat, asgari teşvik, asgari üretim, asgari tüketim, asgari borç, asgari ihracat, asgari görüş mesafesi...

Ve hepsi için asgari sabır.

Sabretmeyene de asgari tolerans.

Asgari sevgi?

Asgari sevgi olmadı mı?

Uymadı yani.

Evet, bence de olmadı.

Kafam asgari işlere takılınca, bütün asgarileri sıralayayım dedim ama sevgi olmadı.

Ücretin asgariden yani en alt sınırdan verilmesi…

İşi olanların asgari sayısını çoğaltmak, onları çoğunluk yapmak için iyi bir araç.

Haaa asgari ücret az çalışanlara değil, çok çalışanlara verilir.

Vasıfsız işçilere değil, vasıflı olanlara da veriliyor artık.

Usta çırak fark etmiyor.

Hepsi asgariye mahkum.

Orta direk bitti bitecek.

Tarım işçisi yok olmak üzere.

Yok mavi önlüklü imiş, yok beyaz yakalıymış…

Az kaldı, hepsi yok olacak.

Hepsi emek mezarlığında kara kefenleriyle yatacak. 

Hepsi ucuz emek gücü olacak ve bu ucuzluk sayesinde Türkiye ekonomisi uçacak.

Çünkü… 

Asgari ücret, dolarla euroyla değil, Türk lirasıyla…

Gün gün değer yitiren, sadece dolar karşısında değil, dünyadaki tüm paraların karşısında erim erim eriyen Türk lirasıyla…

Levanın bile “Ben senden 8 kat daha değerliyim” diye hava attığı ve üzerindeki Atatürk resminden başka bir değeri kalmamış duruma gelmiş paramızla verilecek.

 

4253 TL bakalım kime ne getirecek?

Refah mı, azcık nefes almak mı, tatlı hayalleri yenileme mi?

Yoksa işten atılma mı? 

Ya da seçim mi?

Diğer asgari işleri yazmadan bitireyim. Haydi herkese asgari sabır, asgari şükür, asgari geçinme. 

Haydi yeni asgari ücret, hayırlı olsun.

 

CIZZZ!!!

 

Sokak röportajlarından birinde izledim. Halk Ekmek kuyruğundaki bir vatandaşa mikrofon uzatan muhabir soruyor: Kuyruklar var ne diyorsunuz. Adam kızarak “Kuyruk muyruk yok. İnadına dolaşıyoruz. Türkiye dümdüz. Her şey yolunda her şey normal…”

Ne diyeyim cızzz!!!