AHŞABIN DİLE GELDİĞİ YER 'GÖKGÖL CAMİİ'


     İnsan doğduğu fıtrat üzere inanmak ve iman etmek üzere yaratılmıştır. Bu süreçte insan inandığı güç ve otoriteye inancını göstermek ve belli ritüeller içerisinde ibadet etmek maksadıyla ibadetgâhlar inşa etmiştir. Zaman içerisinde tevhit inancının dışında ortaya çıkan çeşitli dini gruplar kendi mabetlerini inşa ederek ibadetlerini buralarda yapmışlardır. Bu ibadet merkezlerini de kutsal sayarak kendi canlarından aziz bilmişlerdir. Tevhit inancından uzak bu tutum içinde dahi bu kadar önem arz eden ibadetgâhlar varken tevhit inancının savunucusu hak dinlerdeki ibadetgâhlar Allah’ın evi olarak nitelendirilmektedir. Ve insanın misafir olduğu bu dünyada ev sahibi yüce Allah’ın huzuruna çıkılan ibadetgâhların ne derece kutsal sayıldığını söylemeye gerek yoktur.

İlk İbadetgâhlar

     Hıristiyanların Kiliseleri, Yahudilerin Havraları kendi milletleri ve dinlerinde kutsal sayıldığı gibi Tevhit inancının ilk tebliği ile beraber inşa edilen Kabe başta olmak üzere peygamberimizin İslam’ın ilk mescidi olan 622 hicret sırasında konaklanılan Küba’da inşa edilen Mescid-i Küba (Küba mescidi) sonrasında sayısız camilerimiz İslam’ın nişanesi olarak dinimizde önemli bir yere sahip olmuştur. İslam ile birlikte gidilen her yerde o coğrafyanın en kıymetli yapı malzemesi ve mimari özellikleriyle İslam’ın güzide özellikleri birleşerek insanları hayrete düşüren camiler ortaya çıkmıştır.

Gökgöl Camii

     İşte İslam’ın nişanelerinden sayılan camilerimizden biri olan Samsun ilimizin Asarcık ilçesine bağlı Akyazı köyünde bulunan Gökgöl camiidir. Bu cami Samsun ilinin Çarşamba ilçesinde bulunan Çivisiz Camii olarak da bildiğimiz Göğceli Camii kadar eski olmasa da 300 yıllık geçmişi ile Türk ahşap işlemeciliğinin ve ahşap camii mimarisi içerisinde saygın bir yere sahiptir. Gökgöl camii, çevresinde bulunan camilerin yapılış şekilleri incelendiğinde 18. yüzyılın ikinci yarısında yapıldığı düşünülmektedir. Günümüzde mevcut olan kitabesi caminin Hicri tarihli 1291/Miladi olarak 1874 tarihli kitabesinde bu tarihte Hasan Usta isimli zat tarafından onarılmıştır. Bazı kişiler kitabede yer alan hicri tarihi caminin inşa edildiği tarih olarak karıştırmaktadır. Bu sadece onarıldığı tarih olarak karşımıza çıkmaktadır. 1970 yılında yine bir onarım geçiren camii günümüze kadar varlığını korumayı başarmıştır.

     Akyazı köyünde küçük bir bahçe içerisinde yer alan cami yapıldığı dönemin ve dahi günümüzün Türk ahşap işlemeciliğinin en güzel örnekleriyle bezenmiştir. Ahşap işlemeciliğinin tüm hünerlerinin sergilendiği bu camii ahşap çift kanat kapı girişinin yanında direkleri ve kalasların üzerinde oyma tekniği kullanarak oluşturulmuş geometrik cisimlerle bezenmiş ve rozetlerle (küçük gül, gül şeklinde kumaş veya kâğıttan yapılmış süs)  süslenmiştir. Camii içinde bulunan direklerin alt kısımlarına yivli (bir yüzeyin üzerindeki ince çizgi biçiminde, genellikle sarmal oyuk ) motifler işlenmiştir. Mihrabın ön bölümü yonca şeklinde üç balkonlu ikinci kat ile birleşmesiyle cami tek bir mekân görünümünü almaktadır. Caminin dış duvarları da içi gibi ahşaptan inşa edilmiş ve çeşitli geometrik şekillerle bezenmiştir. Kim tarafından ve ne zaman tam olarak yapıldığı bilinmese de günümüze kalmış Türk ahşap işlemeciliğinin İslam dininde camii olarak Müslümanların ibadetgâhı olarak tezahür eden en nadide eserleri arasında uzun yıllar daha İslam’ın nişanesi olarak devam eder inşallah. Gökgöl camii sadece ahşap işlemeleri ile değil etrafında bulunan taş mezarlar ile de diğer camilerden ayrılmaktadır. Yolu Asarcık ilçesine düzen zatların uğrayıp ya bir vakit yahut iki rekât şükür namazı kılmaları ve bu eserleri bin bir zahmet inşa edenlerin ruhlarını şad etmelidir.