EMEK VE 1 MAYIS


Emek, en yüce değerdir. Emeğin karşılığı ise para kadar; demokratik bir ortamda olması, barış ve kardeşlik hüküm süren iklimlerde hayat bulması, güvenli bir gelecek sunması halinde daha da değerlenir.

1 Mayıs, eline helal kazancı ile, alın teri ile, emeğinin karşılığını alan sadece işçi arkadaşların değil emek sarf eden tüm yurttaşlarımızın da bayramıdır. 1 Mayıs emeğinin, mücadelesinin, değerlerinin ve geleceğinin tüm safhalarını bilen ve sahip çıkan emekçilerin bayramıdır.                                         

Yaşasın 1 Mayıs. Yaşasın ekmek, hak ve özgürlük mücadelesi. Yaşasın tüm emekçiler ve barış, demokrasi ile hürriyet aşkını yaşayanlar…

Sofokles “Emek olmadan hiçbir şey yetişmez” demiş.

Toprağı işleyen, hammaddeye şekil veren, insana gerekli olanı yetiştiren, onu mamul hale getiren, hazırlayan, paketleyen, ulaştıran, satan ve sattıktan sonra da ürünlerde emeği olanları şöyle bir göz önüne getirin…

Onlar olmasa bizi nasıl arabaya bineriz, nasıl ayran içeriz, nasıl çiçekleri koklarız, nasıl gömlek satın alır giyeriz, nasıl terleyince serinler, üşüyünce ısınırız?

Nasıl?

Nasıl pazardan soğan patates alır, marketten dilediğiniz çikolatayı, kırtasiyeciden defteri, bakkaldan sabunu, demirciden çekici, tuhafiyeciden fanilayı tedarik ederiz?

Emekçinin sayesinde, ter dökenin sayesinde…

İşte emeğe ve emekçiye saygı bu noktada başlıyor.

Bize; ihtiyacımız olanları yapan, eden, sunan, hazırlayan, emek verenin hakkına, geleceğine, taleplerine de tüm toplum katmanlarının cevap vermesi, karşılık sunması, saygı ve sevgi duyması da kaçınılmazdır.

1 Mayıs dayanışmadır.

1 Mayıs emeğin kutsandığı meydandır.

1 Mayıs bağımsızlıktır, birliktir, beraberliktir, mücadeledir.

Ne diyor kutsal dinimizdeki hadis bile: “İşçinin teri kurumadan ücretini veriniz ve kendisine işte iken ücretini bildiriniz…”

Ne kadar anlamlı, derin ve manalı...

Ama gerçek hayata bakın, ne hadis, ne demokrasi, ne kanun, ne hak, ne hukuk…

Hepsi kayıp!

Ezilenin hakkı ezenin avucunda, garibanın geleceği çıkmaz sokakta, yaşam mücadelesi diz boyu ve yol dikenli. Bir o kadar dik ve ucu gözükmüyor.

4250 lira asgari ücretle kara kara düşünen, onu alıp buraya koyan- buraya koyduğunu ertesi gün orada bulamayan, şaşkın, geleceğe güvenle bakamayan, çoluk çocuğunun yarınlarından endişeli, hak gasplarına uğrayan, alın terinin karşılığını bekleyen emekçinin bayramıdır 1 Mayıs…

Yorulanın, patron gazabına uğrayan, ezilen ve hakkını alamayanların günüdür 1 Mayıs…

Haykırıştır, sestir, çığlıktır 1 Mayıs…

Yaşasın 1 Mayıs. Yaşasın emekçiler…