MİKROP MİRASIMIZ
AYÇA ÖZDEMİR

AYÇA ÖZDEMİR

AYÇA’NIN GÖZÜNDEN

MİKROP MİRASIMIZ

20 Nisan 2020 - 09:33

Bu hafta ki yazımda; son okuduğum eserden hareketle açıklamalarda bulunmak istiyorum. İsterseniz bir özet ve derleme mahiyetinde de düşünebilirsiniz. Öncelikle ‘Ölümcül Yakınlıklar/Dorothy H. Crawford’ adında tavsiye bir eser niteliğinde, ilgisi olup bu tarz konularda bilgi almak isteyenler için oldukça fayda sağlayacağını düşünüyorum. (Fakat olumsuz etkilenecek bireyleri tenzih ediyorum çünkü eserde salgın hastalıkların belirtilerine kadar apaçık biçimde anlatılıyor.) Biyoloji ve sosyoloji alt disiplinlerine mensup bireyler için oldukça aydınlatıcı ve bakış açısı kazandıran bir eser olma özelliği gösterdiğini demeden geçemeyeceğim.

Öncelikle bizim mikroplarla olan tanışıklığımız 4 milyar yıl öncesine kadar dayanıyor. Dünyanın yaşının yaklaşık 4.6 milyar yıl olduğundan hareketle yorumlamak gerekirse mikroplar da dünya kadar eski bir tarihe dayanıyor.

Bu tanışıklık tarihi birçok olayı (dini, sosyal, kültürel, ekonomik) bağlamda derinden etkilemiş. Lakin bu tanışıklığım bilimsel temelleri on dokuzuncu yüzyıla atılıyor. Yani ilk mikrop bu yılın sonlarında keşfedildi. Keşfedildiğinden bu yana tedavi edilmesinde ciddi başarılar geliştirilse de; hala 14 milyon kişinin ölümüne neden oluyorlar ve bu çok ciddi bir rakam.

Aslında sebepleri ve sonuçları değişebilmekle birlikte; genel başlıklar altında toplamak mümkün.

Temiz suya ulaşamama, pislik, yoksulluk, kıtlık, mikrobun bulaşıcılığının yüksekliği, nüfusu ciddi manada azaltma, teknolojinin yetersizliği, ekosistemin bozulması gibi… Elbette başlıkları çoğaltmak mümkündür.

Şu an içinde bulunduğumuz çağda bu başlıklarla günümüzü eşleştirmek pek mümkün olmuyor olabilir (biz bu kaynaklara ulaştığımız için). Fakat tamamen pis su içmekten kaynaklanan birçok mikrop, Afrika ülkelerinde can almaya ve hüküm sürmeye devam ediyor.

SARS

En yakın tarihte bizi etkileyen bir mikropla başlayalım; 

Şubat 2003 yılında Sars (ani gelişen solunum yetmezliği); korona virüs ailesine mensup. Tıpkı şuan yakından tanıdığımız, dünyada hüküm sürüp ve tüm dengeleri bozan; Covid-19 gibi…

Sars salgınının Covid-19la oldukça yakından benzerlikleri var ikisinin çıkış noktası da Çin! Keza buraya belirtiler hususunu da ekleyebiliriz.

Pandemi etkisini ortadan kaldırdığında otuz iki ülke de 8000’den fazla sars vakası vardı ve ölü sayısı 800’dü. Vakaların üçte ikisinin ve ölümlerin üçte birinin görüldüğü Çin, hastalıktan en kötü etkilenen ülkeydi. Aralık ayında Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan virüste Çin de büyük bir panik ve tahribata yol açtı; lakin şuan en çok Covid-19’dan etkilenen ülkelerin başında Amerika yer alıyor.

Özellikle diğer bir konu olan R değeri hakkında biraz bilgilendirme yapmak gerekiyor salgınlar hususunda. R değeri (vaka artış sayısıdır). Bir salgın sırasında bu değer salgının ne kadar süreceğine dair bir gösterge sunar. Salgının başlarında R değeri genelde yüksektir. Sonra daha fazla insan mikroba karşı bağışıklık kazandıkça bu değer azalır.  Bu değerin aralığı 1’in üstünde ve altında şeklinde değerlendirilir. Değer 1’in altına düştüğünde en kötüsü geçmiş demektir. Fakat Covid-19 için bireylerin hastalığı geçirdikten sonra bağışıklık kazanıp kazanmadığı muallak bir konudur.

Dini bağlamda salgınları incelediğimiz zaman; burada ki kapsam bütün dinler çerçevesinde ele alınmıştır. Eski zamanlarda özellikle bu tarz salgın durumlarını bir ceza, hak etmişlik şeklinde nitelendirmiştir. Veysel Bozkurt’un güncel bir araştırması bu bağlamda incelendiğinde araştırmaya katılanların yaklaşık yüzde 30’u bu virüsü Allah’ın bize bir cezası olarak düşünmektedir.

Son olarak bilinmesi gerekenler şudur ki; biz bu mikroplar ile aslında yeni tanışmıyoruz. Tarihin her döneminde hatta savaşlarda bile büyük kayıplarla maruz kalınmasına yol açmış. Tarihin seyrini bile, bu görünmeyen güç (mikroplar) değiştirmiştir. Küresel bir dünyayı düşündüğümüzde bu mikropların bulaşması hiçte zor olmayacaktı zaten onlar dünyada bizimle birlikte yaşamlarını sürdürüyorlardı. Ayrıca eserden elde edilen bilgiler ışığında Sars salgınından sonra yeni bir salgının meydana geleceği oldukça aşikardı. Umarız ki bundan sonra bu gerçeğin farkına varılarak tüm dünya gerekli önlemleri alır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar