ORTAYA KARIŞIK…
AYÇA ÖZDEMİR

AYÇA ÖZDEMİR

AYÇA’NIN GÖZÜNDEN

ORTAYA KARIŞIK…

14 Mayıs 2020 - 11:10

Hava sıcaklıklarının aniden yükselişe geçmesiyle sokaklar, caddeler hatta AVM’ler de dolup taşmaya başladı. Sanki korona bitmiş her şey eskisinden daha da iyiymiş gibi bir rehavet, toplumumuzu etkisi altına almış durumda gözüküyor. Ekranlarda şaşırtıcı görsellere ve anlamlandıramadığımız haberlere bol bol rastlıyoruz. Çok uzun süredir ülke hatta tüm dünya olarak zor bir sürecin içindeyiz. Tablodaki sayıların azalmasıyla, hayalini kurduğumuz özgürce dolaşma ve hareket etmenin iznini verdik kendimize. Lakin ciddi bir gerçeği göz ardı ediyor olmamız beni korkutuyor. Salgın hala bitmedi.

Bir toplumbilimci adayı olarak halkın gözünden olaya bakmaya elbette çalışıyorum. Ama AVM’lerin açılmasıyla kapı önünde oluşan kuyruklara bir türlü akıl sır erdiremedim.

Tüketim çağındayız, kabul. Ama şuan AVM, cadde ve sokaklara akın ederek tükettiğimiz şey kendi ömürlerimiz de olabilir…

Bu aralar Türkiye gündeminde yer alan başka bir konu da ‘YKS’nin tarihinin değiştirilmesi.’

Öğrenciler bu konudan muzdarip geçen günlerde ciddi bir çalışma başlatıp Twitter uygulamasında neredeyse bir buçuk milyon tweet atarak gündemdeydiler. 3 milyon kadar öğrencinin sınava girileceği düşünülürse neredeyse yarısı bu konuda serzenişini dile getirmiş. Twitter da yapılan paylaşımların Türkiye gündemini belirleyip belirlemediği çok ciddi bir tartışma konusu olmaya devam ediyor. Benim bu olaya bakış açım; kolektif (ortaklaşa) olarak yapılan her çalışma kayda değer olmalıdır ve dikkate alınmalıdır yönünde. Kendim de dört sene öncesi kadar yakın bir dönemde sınava girmiş bir birey olarak, sınavın stresinin insanın üzerinde nasıl bir etki yarattığını yakından bilen biriyim. Sanki hayatlarımız stressiz hayatlarmış gibi tuz biber olarak pandemi sürecinin de eklenmesi ile stresle yoğrulur konuma geldik. Bir de bu gençlerin çok uzun süredir dışarı çıkmadığı düşünülürse, tarih belirlenirken ruh sağlıklarının durumu da düşünülmelidir. Öğrencilerin serzenişini empati yaparak bile oldukça haklı bulmak mümkün aslında. İşin en mühim noktası da bu değil mi zaten? Biraz empati… Hayatlarımızın her zerresine empati nüfuz etse birçok sorun kendiliğinden çözülecek.

Gelelim bir diğer konuya işsizlik verileri TÜİK tarafından açıklandı; % 13.6

Son zamanlarda hayatın akışını rakamlar belirler hale geldi. Türkiye’deki işsiz sayısı; 4 milyon 228 bin kişi. Pandemiden sonra bu kervana ne kadar daha insan katılmıştır, oran ne kadar yükselmiştir orası bilinmez. Fakat açıklanan rakam hatırı sayılır büyüklükte...

İşsizlik olgusunu tartışmaktan ziyade, şuan öğrencilerimizin stres ve kaygısının kaynağı bu oranlar da olabilir.

Umarım pandemi bittikten sonra çocukların eğitim hayatına stresle başa çıkma, stres yönetimi gibi içerikler eklenerek küçük yaşlardan itibaren bu olguya karşı dayanıklı yetişmelerine olanak sağlanır.

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar