SINAV KAYGISI İLE NASIL BAŞ EDİLMELİ?
Reklam
  • Reklam
DENİZ ZEREN

DENİZ ZEREN

SINAV KAYGISI İLE NASIL BAŞ EDİLMELİ?

23 Kasım 2021 - 11:08

 

Sınav öncesinde veya sınav sırasında duyulan gerginlik, heyecan veya başarısızlık korkusu aslında beklenen ve doğal bir duygudur. Sınav heyecanı, normal seviyede yaşanan stres ve kaygı, kişiyi sınava hazırlanmak için motive etmekle birlikte, sınav sırasında istediği başarıyı yakalamak için kişinin çabalamasını sağlar. Sağlıklı bir duygudur. Ancak; bu kaygı normal seviyenin üstünde yaşanmaya başladığı zaman, kişinin hayatını olumsuz yönde etkileyerek performansının azalmasına neden olur. Yani belli bir seviyeye kadar başarıya götüren stres, belli bir seviyeden sonra başarısızlığı getirir. Özellikle ergenlik dönemi; çocuklarımız için oldukça çalkantılı ve zorlayıcı bir dönem olmasına rağmen, bir de hazırlanmaları gereken sınavlar, koymaları gereken hedefler ve geleceğe dair planlar yapmak durumunda kalmak, onların üzerinde aşırı bir baskı yaratabilir. Bu baskılar sonucunda öğrencilerimizde kaygının bir türü olan “sınav kaygısı”na rastlamak son derece mümkündür. Sınav kaygısı, öğrenilen bilgilerin sınav sırasında etkin bir biçimde kullanılmasına engel olan ve okul başarısının düşmesine yol açan yoğun kaygı durumudur. Uyku ve iştah sorunları, odaklanamama, mide bulantıları ve erteleme davranışları sık rastlanan belirtiler arasındadır. 

ÇOCUĞUMUZDA SINAV KAYGISI OLDUĞU NASIL ANLARIZ?

Her ne kadar çocuğumuzla güçlü bir iletişimimiz olduğunu düşünsek de bazen sınav kaygısı ve etkileri çocuklarımız tarafından net bir şekilde ifade edilemeyebiliyor. Böyle durumlarda ebeveynlerimize düşen iyi birer gözlemci olmak ve çocuğumuzu gözlemlemek. Örneğin; Sınav hakkında konuşmayı reddediyorsa, gelecek planlarından bahsederken çekingen davranıyor veya öfkeleniyorsa, sınav puanlarında düşüş gözlemleniyorsa, dikkat dağınıklığı ve odaklanamama dikkatinizi çekiyorsa çocuğumuz sınav kaygısından muzdarip olabilir. 

Peki bu durumda ne yapmalıyız?

    Her ebeveyn çocuğunun başarılı olmasını ister ve bu doğrultuda onu destekler ancak şunu da unutmamak gerekir ki; çocuğumuz başarısız olduğunda da onu desteklemeli, motive etmeliyiz. Yapılan en büyük hatalardan biri çocuğumuz sınavdan yüksek bir puan aldığında veya bir başarı elde ettiğinde, başarıya vurgu yapmak. Bunu yapmamaya dikkat etmelisiniz. Çocuğumuzun elde ettiği başarıya veya başarısızlığa değil, çabasına vurgu yaparsak bu hem onu motive edecektir, hem de kaygı yaşamasının önüne geçecektir. “Sen çok zekisin bunu halledersin” yerine “Çabalıyorsun, daha iyi çalışırsan yapabilirsin” gibi cümleler kurmaya özen gösterelim. Sanılanın aksine, çocuğumuza sürekli çok zeki olduğunu söylemek, buna vurgu yapmak; ona, kendisinden çok şey beklendiğini hissettirebilir ve bu durum onu kaygıya götürür veya sürekli çok zeki olduğu söylenen bir çocuk öğrenme konusunda merakını yitirebilir ve çabalamak istemez. Bu durum onun yaşıtlarından geri kalmasına sebep olabilir. Kıyaslama yapmayın! Sürekli başkalarıyla kıyaslanan çocuk üzerinde çok fazla baskı hisseder. Sınav döneminde çocuklar kadar ebeveynler de maddi ve manevi açıdan yıpranabilir. Ancak, bunun sürekli hatırlatılması, çocuk için yapılan maddi ve manevi bedellerden bahsedilmesi, çocuğumuzu kaygıya sürükleyecektir. Sürekli olarak ondan çok şey beklediğinizi söylemek, yaşanabilecek herhangi bir başarısızlık durumuna olumsuz örnekler vermek, kaygıyı arttırır. 

Önemli olanın çocuklarınızın ruh sağlığı olduğunu unutmayın.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar