KİTLE VE İKTİDAR-2
Reklam
  • Reklam
ERDAL MORAL

ERDAL MORAL

KİTLE VE İKTİDAR-2

19 Ocak 2021 - 10:53


GÜÇ VE İKTİDAR İLİŞKİSİ

Canetti, "Güç ve İktidar" düalizmini de gücün etkisi bakımından doğrudan ve burada olan bir şeyi, iktidardan daha dolaysız bir biçimde zorlayıcı bir şey olarak kabul ediyor. O'na göre "Fiziksel güç" deyişi, gerçekte aynı fikrin yalnızca daha açık bir ifadesidir; çünkü daha aşağı ve kaba dışavurumların içindeki iktidar, her zaman güç olarak daha iyi betimlenmiştir; örneğin avın yakalanıp ağza götürülmesi güç aracılığıyla gerçekleştirilir. Güç kendisine zaman tandığında iktidar haline gelir, ama kriz anı, geri dönüşsüz karar anı gelince güç çıplak güç haline geri döner. İktidar daha geneldir ve güçten daha geniş bir uzam üzerinde işler; iktidar çok daha fazlasını içerir, ama daha az dinamiktir. İktidar daha törenseldir, hatta belirli bir sabır ölçüsü vardır. Güç ve iktidar arasındaki ayrım kediyle fare arasındaki ilişkiyle çok basit bir biçimde örneklenebilir.

Kedi, gücü, fareyi yakalamak, onu ele geçirmek, pençelerinin arasında tutmak ve nihai olarak da öldürmek için kullanır. Ama fareyle oynarken bir başta etken daha vardır. Kedi farenin gitmesine izin verir, biraz kaçmasına, hatta arkasını dönmesine fırsat tanır; bu süre boyunca fare artık güce maruz değildir. Ancak hâlâ kedinin iktidar alanının içindedir ve her an tekrar yakalanabilir. Derhal uzaklaşırsa, kedinin iktidar alanından kaçar; ama, artık ulaşılamayacak olduğu noktaya varana kadar hâlâ kedinin iktidar alanının içindedir. Kedinin egemen olduğu uzam, fareye yaşattığı umut anları, bir yandan da bütün bu zaman zarfında onu yakından izlemeyi sürdürmesi ve onu yok etmeye gösterdiği ilgiyi ve yok etme niyetini asla elden bırakmaması; bunların hepsine, yani uzam, umut, dikkatle izleme ve yok etme niyetine gerçek iktidar gövdesi, ya da daha basit bir biçimde, iktidarın ta kendisi denebilir. Bu yüzden, gücün aksine, iktidara içkin olarak uzamda ve zamanda belirli bir genişleme vardır. Ağız, hapishanenin bir prototipidir. Her durumda, bu ikisi arasında, güçle iktidar arasındaki ilişkiyi örneklemeye hizmet edecek bir ilişki vardır. Bir kez düşmanın ağzına girince, kurbanın hiçbir umudu kalma çünkü manevra yapmak için ne zamanı ne de yeri vardır. Bu iki bakımdan hapishane ağzın bir uzantısı gibidir. Tıpkı kedinin gözünün önündeki fare gibi, tutsak biraz ileri geri yürüyebilir, gardiyanlarına arkasını dönebilir; önünde, kaçmayı ya da serbest bırakılmayı umacağı zamanı vardır. Kapatıldığı hücrenin bulunduğu hapishanenin bütün mekanizması onun yok edilişine ayarlanmış gibidir ve bu mekanizma fiilen işlemekte değilken bile tutsak bunun her zaman bilincindedir. 

EMRİN EVCİLLEŞTİRİLMESİ

 

Canetti "emir"in iktidar ilişkilerinde insana dair olanların nasıl bir evcilleştirme sürecinden geçtiğini ise şöyle açıklıyor: "Bir ölüm tehdidi içeren kaçış emri, alan ve veren arasında iktidar bakımından büyük bir farklılığı varsayar: Diğerini kaçırtan onu öldürebilir. Doğadaki temel durum pek çok hayvan türünün diğer hayvanlarla beslendiği gerçeğinden doğar. Ancak beslendikleri hayvanlar kendilerininkinden farklı bir türe aittir ve böylece çoğu hayvan farklı türden yaratıklar tarafından tehdit edilmiş hisseder kendini; onlara kaçma emrini veren yabancılar ve düşmanlardır. Ancak bizim normal olarak emir adını verdiğimiz şey, insanlar arasında olan bir şeydir: Efendi kölelerine, anne çocuğuna emir verir. 

Bildiğimiz şekliyle emir, biyolojik kökeninden (yani kaçış emrinden] sonra uzun bir gelişim göstermiştir; bir bakıma evcilleştirilmiştir. Emir genel sosyal yapımızın ve çok daha mahrem insan ilişkilerimizin bir parçasını oluşturur; aile için emir, devlet için olduğu kadar önemlidir. Emir çoğunlukla, kaçış emri olarak tanımladığımız şeyden oldukça farklı görünür. Efendi kölesini çağırır ve köle bir emir alacağını bilmesine rağmen gelir. Anne çocuğunu çağırır ve çocuk illâki kaçıp gitmez; anne ona her türden emri sağanak gibi yağdırsa da çocuk genelde ona güvenmeyi sürdürür; onun yanında kalır ve ona doğru koşup durur. Aynı şey bir köpek için de geçerlidir: Efendisinin yakınında durur ve efendisi ıslık çalınca hemen ona gelir. Bu gelişmenin açıklaması aşağıdaki üç temel ilişkide bir tür ilişkinin uygulandığı gerçeğinde yatar: Efendi kölesini ya da köpeğini, anne de çocuğunu besler. Bir diğerine tabi olan bir canlı alışıldık bir biçimde yiyeceğini yalnızca ondan alır. Köleleri ve köpekleri, efendileri dışında hiç kimse beslemez; başka hiç kimse onları besleme yükümlülüğü altında değildir ve fiilen hiç kimse onları beslemek zorunda değildir. (Elbette bir çocuk kendisini besleyemez ve annesinin memesine yapışmak zorundadır.) 

Böylelikle emirlerle yiyecek verme arasında yakın bir bağ gelişir. Bu hayvanların eğitilmesinde barizdir: Bir at yapması gerekeni yapınca, eğiticisi ona bir parça şeker verir. Emri evcilleştirmek, emri yiyecek vaadiyle bağlantılandırmak demektir. Ölümle tehdit edip kaçmak zorunda bırakmaktansa, bir canlıya bütün canlıların istediği bir şey vaat edilir; ve bu vaade sıkı sıkı uyulur. Efendiyle bir yiyecek olarak hizmet etmektense, kendisine yemesi için yiyecek verilir. Biyolojik kaçış emrinin safiyetinin böyle bozulması insanları ve hayvanları, her türden, her düzeyde gönüllü esaret için eğitir; ama genel olarak emirlerin doğasını bütünüyle değiştirmez. Her emir hâlâ aynı tehdidi içerir. Bu geliştirilmiş bir tehdittir, ama emirlere uymamayla ilişkili olarak belirtilmiş cezalar vardır ve bunlar çok ağır olabilir. Bu cezaların hepsinin en ağırı orijinal ceza, yani ölümdür." 

Elias Canetti, muhteşem başyapıtı "Kitle ve İktidar" kitabında insan doğası, kitle ve iktidar ilişkilerinin tüm iç dinamiklerini, tüm boyut ve katmanlarıyla birlikte geniş ve ayrıntılı bağlamlarda açıklıyor. Kitapta sırayla: "Sürü", "Sürü ve Din", "Tarihte kitle", İktidarın iç organları", "Hayatta kalan", "İktidarın unsurları", "Emir", "Dönüşüm", "İktidarın Özellikleri", "Yöneticiler ve paranoyaklar" başlıklarıyla derinleştiriyor. Çalışması ilerledikçe "Kitle ve İktidar" ilişkinin “tarih üstü” boyutlarını keşfeder ve insanın özünü anlamaya yönelik ufuk açıcı bir epistemolojik bir kavrayış ortaya koyuyor. "Kitle ve İktidar" kitabını farklı kılan bir diğer özellik ise sosyoloji, antropoloji, psikoloji, gibi farklı sosyal bilim disiplinleri içeren; ama onların sınırlarıyla yetinmemesi ve içerdiği dilin edebi sadeliğinin herkese hitap edebilen ihtişamıdır.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar