• Reklam
ABD İLE 56 YILIN EN BÜYÜK KRİZİ: MÜNBİÇ
Gülsüm ATİK

Gülsüm ATİK

ABD İLE 56 YILIN EN BÜYÜK KRİZİ: MÜNBİÇ

13 Şubat 2018 - 08:39

Türkiye ile ABD; artık müttefikten çok 'hasım' halinde.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu daha dün ABD'ye tarihin en büyük restini çekti ve dedi ki; 
"Bizim ABD'den beklentilerimiz açık ve nettir. Kendileriyle de beklentilerimizi defaaten paylaştık. Artık vaat istemiyoruz, somut adımlar istiyoruz. İlişkilerimiz çok kritik bir noktada. Ya ilişkileri düzelteceğiz ya bu ilişkiler tamamen bozulacak."
Türkiye ile ABD, 'müttefik' olmalarına rağmen 56 yılda birçok kez çeşitli nedenle karşı karşıya geldiler. İşte o krizlerden bazıları;
Küba Füze Krizi: Ekim 1962'de patlayan "Küba Füze Krizi", Soğuk Savaş'ın iki süper gücünü, ABD ve Sovyetler Birliği'ni, nükleer savaşın eşiğine getirdi. Sovyetler, Küba'dan nükleer silahlarını çekeceğini ancak önce ABD'nin Türkiye ve İtalya'daki nükleer başlıklarını geri çekmesi gerektiğinde ısrar etti. ABD ve Sovyetler Birliği arasında Türkiye'den silahların kaldırılması yönünde verilen karar, Ankara'yı kızdırdı. 
Johnson Mektubu: ABD'nin 36'ıncı başkanı Lyndon B. Johnson, 5 Haziran 1964'te dönemin başbakanı İsmet İnönü'ye mektup göndererek, Türkiye'nin Kıbrıs'a askeri harekat düzenleyeceğinden haberdar olduğunu ve bundan endişe duyduğunu yazdı. Mektupta, "Karşınızda Sovyetler Birliği'ni bulursanız, yanınızda biz olmayacağız" vurgusu yapıldı. İsmet İnönü'nün yanıtı ise "Yeni bir dünya kurulur. Türkiye de o dünyada yerini alır" oldu. Türkiye bu kriz sonrası, "göreceli olarak NATO'ya daha az bağımlı" politikalar izlemeye başladı.
Haşhaş ekiminin yeniden başlatılması:1974'te dönemin başbakanı Bülent Ecevit'in haşhaş ekimini yeniden başlatmasıyla yeni bir kriz başladı. Kriz, ilişkilere kalıcı hasar vermeden atlatıldıç
İncirlik'in kullanımının askıya alınması: ABD 1974 yılında Kıbrıs Harekatı sonrası Türkiye'ye silah ambargosu uygulamaya karar verdi.Türkiye, ülke sınırları içinde ABD'nin kullanımındaki İncirlik Üssü ve diğer üslerin kullanımını askıya alarak, buraların kontrolünü Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) devretti.ABD Kongresi'nin Eylül 1978'te ambargoyu kaldırması sonrası, İncirlik Üssü eskisi gibi faaliyet göstermeyi sürdürdü.
1 Mart Tezkeresi: 2003’te ABD'nin Irak'ı işgal sürecindeki 1 Mart tezkeresi kararı, iki ülke arasında en çok iz bırakan kriz oldu. Hatta ABD ile ilişkilerin günümüzde bu noktaya gelmesinde çok büyük bir rolü var. O dönem Türk askerlerin yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunmasına ilişkin tezkere, gönderildiği TBMM'den geçmedi. Tezkerenin TBMM'den geçmemesi, hem ABD ordusunda hem de ABD Kongresi'nde olumsuz izler bıraktı".
Çuval krizi: 4 Temmuz 2003'te Irak'ın Süleymaniye kentinde Amerikan askerleri, Özel Kuvvetler Komutanlığı'na bağlı subayların bulunduğu karargâha baskın düzenledi, buradaki Türk askerleri ise başlarına çuval geçirilmesi sonrası gözaltına alınarak sorgulanmak üzere Bağdat'a götürüldü.
Vize krizi: ABD İstanbul Başkonsolosluğu'nda çalışan Mehmet Topuz'un, 15 Temmuz darbe girişiminden sorumlu tutulan Fetullah Gülen'le bağlantılı olduğu gerekçesiyle tutuklanması, fitili ateşleyen sebep olarak öne çıktı. ABD yanıt olarak, 8 Ekim 2017'de Türkiye'deki temsilciliklerinde göçmen olmayan vize hizmetlerini askıya aldı. Buna hemen aynı şekilde karşılık veren Türkiye, ABD vatandaşlarına göçmen olmayan tüm vize işlemlerinin askıya alındığını duyurdu.
YPG'ye silah verme kararı: ABD, 2017'de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ülkeyi ziyareti öncesinde iki ülke arasında ipleri gerebilecek bir adım attı. Savunma Bakanlığı Pentagon, IŞİD'in bölgeden temizlenmesi için başlatılacak Rakka operasyonu öncesinde, YPG'ye ağır silah yardımında bulunulacağını açıkladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’nin YPG’ye silah kararına ilişkin, ‘Suriye ve Irak’taki her gelişme bizim için doğrudan milli güvenlik meselesidir" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, Erdoğan'a "Bir daha YPG'ye silah vermeyeceğiz" sözü verdi ama tutulmadı. Pentagon 2018'de YPG'ye yardım için 500 milyon dolar ayırdı
Münbiç krizi: Türkiye ile ABD arasındaki en son kriz ise Zeytin Dalı Harekatı’nın devam ettiği şu günlerde Türkiye’nin Münbiç’e müdahale hazırlığında olması ile su yüzüne çıktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, PYD/YPG gruplarının kontrolünde olan, ABD’nin de asker bulundurduğu Menbiç’e gitme kararlılığını geçen hafta bir kez daha vurguladı. Yanıt cephedeki ABD’li komutanlardan geldi. IŞİD’e karşı koalisyonun başında bulunan Korgeneral Paul Funk, Irak ve Suriye’deki ABD Özel Harekât Birlikleri’nin komutanı Tümgeneral James Jerard ile birlikte Menbiç’e gidip “Burada kalıyoruz” mesajını verdi. Özetle, Ankara’nın “Menbiç’e geliriz” mesajını, ABD “Gelin o zaman, biz de karşılık veririz” mesajıyla yanıtladı. 
Tüm bu yaşananlar; Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin daha önce benzeri yaşanmamış sertlikte, hızla yokuş aşağı gittiğini gösteriyor.
Ve son açıklama ize Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'ndan geldi.
"Ya ilişkileri düzelteceğiz ya bu ilişkiler tamamen bozulacak."
Görünen o ki; ABD ile yaşanan bu son kriz 56 yıldır yaşananlara pek benzemiyor. 
Krizin daha da yükselmesi ihtimaline hazırlıklı olun derim.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar