ANTİK MISIR'I ÖZLÜYORUM!
Gülsüm ATİK

Gülsüm ATİK

ANTİK MISIR'I ÖZLÜYORUM!

19 Haziran 2019 - 09:11

Mısır'ın eski cumhurbaşkanı Muhammed Mursi casuslukla suçlanarak yargılandığı davanın duruşmasında mahkeme salonunda hayatını kaybetti. 

Mursi 2012'de Mısır'da halkoyuyla seçilmiş, ertesi yıl darbeyle devrilmişti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mursi için "Emrihak vaki olmak suretiyle şehit oldu" dedi.

67 yaşında yaşamını yitiren Muhammed Mursi,  1970'li yıllarda Kahire Üniversitesi'nde mühendislik okudu ve sonrasında ABD'ye giderek doktora yaptı. Mısır'a dönüşünde Zagazig Üniversitesi'nin mühendislik bölümünün başına geçti. Bilim kariyeri ile paralel olarak hızla Müslüman Kardeşler hareketinde de yükseldi. 2000-2005 döneminde harekete bağlı bağımsız milletvekili olarak Mısır Meclisi'nde görev yaptı. 

Muhammed Mursi milletvekili olarak, özellikle hitabet kabiliyeti ile dikkat çekti. 2002 yılında bir tren kazasında, yetkilileri eleştiren açıklamaları ile öne çıktı, 2012'de Müslüman Kardeşler'in cumhurbaşkanı adayı olarak belirlendi.

Aynı hareket içinde önemli bir konumda olan milyoner işadamı Hayrat El-Şatır, baskılar sonucu yarıştan çekilmek zorunda bırakılmıştı.

Mursi ise seçim kampanyasında, kendisini devrik cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in yeniden doğma olasılığına karşı "siper" olarak tanıttı.

2012'de yakın bir sonuçla seçimleri kazandığında, "tüm Mısırlıların cumhurbaşkanı" olacağı sözünü verdi.

İsrail ve ABD yıllarca Müslüman Kardeşler gelir diye korkutmuştu Arapları.

Çünkü bu durum, gerici, zalim, halk düşmanı diktatörleri ayakta tutmanın bir yoluydu. Kendi yaptığı işgal ve terörü de böyle ‘İslami teröre karşı mücadele’ adı altında meşrulaştırmaya çalıştı. 

Türkiye, Mursi yönetiminin iktidara geldiği Arap Baharı'nı destekledi.

Çünkü Araplar ülkeleri de laik, demokratik, sosyal hukuk devleti olsunlar, İslamla demokrasinin bağdaşabilirliğini Türkiye'nin mirası üstünden algılayabilsinler ve hızla anayasal, parlamenter burjuva devletleri olabilsinler isteniyordu. 

Fakat Mursi, Mısır'da beklentileri karşılayamadı. 

Hatta kendisi de seçim zaferinin yıldönümünden bir gün önce yaptığı konuşmada, uzlaşmacı bir ton kullanarak, "Çok fazla hata yaptığını, bunların düzeltilmesi gerektiğini"söylemişti.

Mursi'nin Cumhurbaşkanlığındaki çalkantılı yılını değerlendirenler de, "tüm Mısırlıların cumhurbaşkanı" olma sözünü yerini getirme konusunda başarılı olamadığı görüşünü savunuyorlar, iktidara gelmesine olanak sağlayan isyanın sebeplerinden olan Mısır ekonomisini yönetişi konusunda da eleştiriyorlardı. 

Mısır'da 2012 yılının Kasım ayında Muhammed Mursi'ye karşı muhalif sesler yükselmeye başladı. 3 Temmuz 2013'te ise ordu yönetime müdahale etti ve anayasayı askıya aldığını açıkladı. Ülkeyi seçimlere götürecek bir teknokrat geçiş hükümetinin kurulacağını duyurdu.

 

Mursi bu açıklamayı haklı olarak "darbe" olarak tanımladı ve kınadı. Ordu tarafından gizli bir yere götürülen Mursi'den haftalarca haber alınamadı.

Haftalar süren bu eylemler sonrası, ordu 14 Ağustos günü başkent Kahire'deki iki ayrı protestocu kampına müdahale etti ve kilit konumdaki Müslüman Kardeşler üyelerini tutukladı. Protestolara yapılan silahlı müdahalelerde, bin kadar Mısırlı hayatını kaybetti.Geçiş hükümeti yaşananları "terörle mücadele" olarak tanımladı.

Mursi ise 2015 yılında "Aralık 2012'de göstericilerin gözaltına alınması ve onlara işkence yapılması talimatı vermek" suçundan 20 yıl hapis cezası aldı. Yargılandığı başka bir davada ise idam cezasına çarptırıldı ama Yüksek Mahkeme kararı bozdu.  

Mursi aynı yıl Katar için casusluk yaptığı gerekçesiyle yargılandığı davada suçlu bulundu ve ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Mısır'ın eski cumhurbaşkanı mahkeme salonunda hayatını kaybettiğinde ise "Hamas'la temaslarına yönelik bir diğer casusluk davasında" yargılanıyordu.

Sonuç olarak; 8000 yıllık Mısır uygarlık ve kültürü, Hüsnü Mübarek'ten sonra Müslüman Kardeşler Örgütü, Sisi diktatörlüğü derken Mursi'nin mahkeme salonunda bana göre şüpheli ölümüyle yeniden bütün projektörlerin çevrildiği ülke oldu. 

Tüm bu olan bitenden sonra söyleyebileceğim; Antik Mısır'ın görkemli uygarlığını taşıyabilecek bir Mısır'ı özlediğimdir.

Bağımsız, laik, demokratik; dini, felsefi, sanatsal düşüncede, ifade, örgütlenme ve yaratımda tamamıyla özgür bir Mısır'ı. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar