BU FIRSATI KAÇIRMAYIN BARİ
Reklam
  • Reklam
GÜLSÜM ATİK

GÜLSÜM ATİK

BU FIRSATI KAÇIRMAYIN BARİ

09 Ekim 2020 - 08:36

Liflerinden kağıt,

biyopolimer, biyoplastik,

ip-urgan-halat ve kumaş yapılıyor.

 

Elyafı çok dayanıklı olduğu için file ve bez torba yapımı için oldukça uygun.

 

Ayrıca plastikten yapılan ve doğaya büyük zarar veren malzemelerin yapımında ve sapları öğütülüp, kireç ile karıştırılarak inşaat alanında dış cephe kaplama malzemesi, sunta gibi ürünlerde bile kullanılıyor.

 

Bu mucize bitkinin adı; KENEVİR.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2019 yılının ocak ayında açıklamıştı, Türkiye'de yeniden kenevir üretimine başlanacağını.

 

Tek sorun; kenevirdeki THC miktarıydı.

 

Yani narkotikçilerin baş belası 'esrar'.

 

Fakat tam da bu sırada ilginç bir gelişme oldu; Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selim Aytaç, esrarsız yani THC miktarı azaltılmış kenevir tohumunu üretebilmek için proje çalışması yürütüyordu.

 

Böyle bir projenin olduğu öğrenilince Tarım Bakanlığı da devreye girdi ve geçen yıl itibariyle 'Narlı' ve 'Vezir' kenevir tohumlarının üretimi için düğmeye basıldı.

 

Aradan tam bir yıl geçti.

 

Yerli ve milli kenevir tohumu 'Narlı'nın hasadı bugün OMÜ Ziraat Fakültesi uygulama alanında törenle gerçekleştirilecek.

 

O tarihten sonra OMÜ Kenevir Araştırmaları Enstitüsü'nün de başına geçen Doç. Dr. Selim Aytaç,

geçen yıl 500 metrekare alanda ekimi yapılan 'Narlı' kenevir tohumunun hasadının bugün gerçekleştirileceğini, hasattan 30 kilogram tohum almayı beklediklerini belirtti.

 

Peki ilk yerli kenevir tohumumuz Narlı'nın THC miktarı ne kadar?

 

Aytaç, uluslararası standartlara tam da uygun olarak binde 2'nin altına inmiş durumda olduğunu belirtiyor.

 

Milli kenevir tohumu esrardan arındırılmış durumda.

 

Asıl üretim ise bu yıl başlıyor.

 

Bugünkü hasattan alınması beklenen 30 kilogram kenevir tohumu, 12 dekar alana ekilecek ve asıl ürün gelecek yıl alınmaya başlanacak.

 

Tohumu elde ettik, peki bundan sonra ne olacak?

 

İşte meselenin asıl önemli olan tarafı da bu.

 

Milli kenevirin Samsun ve Türkiye ekonomisine katma değer getirebilmesi için mutlaka sanayisinin de geliştirilmesi gerekiyor.

 

Yani Samsun'un özellikle Vezirköprü ve Havza'da kurulan Organize Sanayi Bölgesi'ne kurulacak sanayi tesislerinin kenevire dayalı olması gerektiği öngörülüyor.

 

Öğrendiğime göre bazı girişimciler de taleplerini dillendirmeye başlamışlar.

 

Sanayi ve Ticaret Bakanı Mustafa Varank ilçe bazlı teşvik sitemini hayata geçirdiklerini daha geçen hafta açıkladı.

 

Yatırımlar ilçenin OSB'lerinde yapılıyorsa, doğrudan 2 alt bölge teşvikinden yararlanacak.

 

Böylece görece dezavantajlı ilçelere daha fazla yatırım gitmesi teşvik edilecek, istihdam artacak ve ekonomik hayat canlanacak.

 

Yani şimdi sıra Samsun'un siyasilerinde, işadamlarında, yerel yöneticilerinde.

 

Bir kere de söylediklerinizi hayata geçirin de, kenevire dayalı endüstriyi Samsun'da geliştirin.

 

Bari bu fırsatı kaçırmayın!

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar