EĞİTİM ŞART!
Gülsüm ATİK

Gülsüm ATİK

EĞİTİM ŞART!

03 Mayıs 2019 - 09:31

Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı'nın çalışmalarını yakından takip eden bir gazeteci olarak ortaya koyduğu rapor ve analizleri de önemsiyorum.

OKA son olarak Samsun'da giderek artan oranda büyüyen ve artık bir sosyal sorun halini alan suça sürüklenen çocuklar meselesini ele almış. Bununla ilgili yaklaşık bir yıldır yürütülen çalışmayla ilgili veriler ve sonuçları da açıklamış.

Samsun Sosyal Risk haritası adını taşıyan çalışma, son 3 yılda suça sürüklenmiş 700 çocuk ile bu çocuklardan 500'ünün ailesiyle yapılan anketlere dayanıyor.

Samsun'da, çocukların suça sürüklenmelerine sebep olan sosyo-kültürel nedenlerin ortaya çıkarılması hedefleyen çalışma sonuçları itibariyle de oldukça dikkat çekici.

Toplumda sosyal riske neden olan faktörlerin yoksulluk, ülke servetinden eşit bir şekilde pay alamamak, eğitimde fırsat eşitliğinden yararlanamamak, cinsiyete dayalı eşitsizlikler, sosyal dışlanma, insana yakışır işlere erişememek, bireysel/aile içi şiddette artış ve suça eğilimdeki artış olarak özetlemekte fayda var.

İşte bu risk faktörlerinden hareketle Samsun dahilinde, 17 ilçenin her birinde ‘hırsızlık’, ‘gasp’, ‘darp/yaralama’, ‘cinayet’, ‘cinsel taciz/tecavüz’, ‘uyuşturucu kullanımı ve satışı’ ile ‘ruhsatsız silah taşıma’ şeklinde sıralanan suçlardan dolayı bir şekilde emniyet müdürlüğü ve jandarma kayıtlarına girmiş olan çocuklar bu araştırmanın konusu durumdalar.

Ve araştırma ortaya koyuyor ki suça sürüklenen çocukların yanı sıra, madde bağımlısı olan çocukların büyük bir bölümü 'yoksul' ve eğitim seviyesi düşük ailelerin çocukları. 

Zaten aileler de bunun da farkındalar. Araştırmada okuma yazma bilmeyen ailelerden yüzde 48,2’si, çocukların suça sürüklenmesinde yoksulluğun, yüzde 23,2’si de aile şefkati ve ebeveyn sevgisinden yoksunluğun etkili olduğunu belirtiyorlar.

Özellikle düşük gelir grubundaki ailelerin geçim sıkıntısı ve israf gibi sosyal olgulardan dolayı aile içi çatışma yaşıyor olması, çocukların suça sürüklenmelerinde bir noktada etkili oluyor.

Yine ailelerine yardımcı olabilmek umuduyla ‘insana yakışır olmayan işlerde’ çalıştırılan çocuklar da, aile içinde çatışmalara neden oluyor ve çocukların psikolojileri de olumsuz yönde etkilenerek,  yasa dışı eylemlere yöneliyorlar.

Çocuklarımızın suça sürüklenmesinde yoksulluk kadar önemli bir etken de eğitimsizlik.

Eğitim düzeyi düşük olan aileler de eğer eğitim ve refah düzeyleri yüksek olsaydı, çocuklarının suça sürüklenmeyeceğine inanıyorlar.

Çocukların en fazla arkadaşlarından etkilenerek suça sürüklendiğini vurgulayan ailelerin sayısı da oldukça yüksek.

Arkadaş kurbanı olduklarına inanılan bu çocuklarla ilgili yapılması gereken de aslında çok açık; sosyal aktivitelere yönlendirilerek daha nitelikli arkadaşlar edinmelerini sağlamak.

Ve asıl görev ise devlete düşüyor. Gerek artan ekonomik sorunların çocuklarımızın geleceğini riske attığını görüyorsak, Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün sorumluğu oldukça fazla.

Ailelere çocuk gelişimiyle ilgili eğitimler verilmesinden tutun da,  okul öncesi eğitim alanının geliştirilmesine kadar birçok çalışma vakit geçirilmeden yaygınlaştırılmalı.

Araştırmada ailelerin büyük bir çoğunluğunun iletişime ve eğitime açık olduklarını da ortay koyuyor.

Buna dayanarak, Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğü, anne-baba destek eğitimlerini zorunlu kılmalı ve riskli gruptaki aileleri rehabilitasyon yöntemleriyle desteklemeliler.

Sadece Mili Eğitim de yetmiyor. İl Sağlık Müdürlüğü, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ve Emniyet Müdürlüğü de madde bağımlılığıyla ilgili önleyici politikalar üretmeli.

Bunları yapabilmek için çok büyük bütçeler olması gerekmiyor. Yeter ki istensin ve çocuklarımızın suça sürüklenmelerinin önüne geçilsin.

Kısacası yoksulluk kader değil ve 'eğitim şart!' efendim.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar