KABİNE REVİZYONU
Gülsüm ATİK

Gülsüm ATİK

KABİNE REVİZYONU

27 Nisan 2019 - 09:19

"Türkiye ittifakı" çağrısı yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu açıklaması sonrasında, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na, Ankara Çubuk'ta katıldığı asker cenazesinde saldırıda bulunulması, seçim sonrasında yumuşaması beklenen siyasi havayı yeniden gerdi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli saldırı nedeniyle Kılıçdaroğlu'nu eleştirmesi, Erdoğan'ın "Türkiye ittifakı" söylemine yönelik itirazları da, siyasi havanın soğumasına çok da olanak tanımıyor.

Erdoğan'ın "Türkiye ittifakı" söylemine Bahçeli'nin itirazı, Kılıçdaroğlu'na yönelik saldırı siyasi kulislerde yoğun olarak konuşulmaya devam ediyor.

Erdoğan'ın "Kızgın demiri soğutma zamanı"diyerek yaptığı "Türkiye ittifakı" çağrısının artık Türkiye'de seçim dönemi gerginliğinin geride bırakılması, özellikle ekonomideki kırılganlık da dikkate alınarak, ülkenin sorun alanlarına ilişkin politikalara dönülmesi çağrısı olarak algılanıyor.

Ancak bu ittifakın içinde HDP ayrı tutuluyor. HDP'nin de bu ittifakın içine katılabilmesi için özeleştiri yapıp, PKK ile arasına mutlaka mesafe koyduğunu net olarak ifade etmesi en temel şart olarak gösteriliyor.

Erdoğan'ın TBMM'deki özel oturumda HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan kürsüye çıktığında, Meclis Genel Kurulu'nu terk edip, "İstiklal Marşı'nı şu parlamento içerisinde okumayanları dinleyelim mi?" diye tepki göstermesi ve bir kez daha "tek millet, tek bayrak, tek vatan" vurgusu yapması, HDP yönetiminin bunun dışında tutulduğunun göstergesi.

Diğer bir mesaj da parti içine yönelik. Ahmet Davutoğlu'nun adeta manifesto gibi kamuoyu açıklaması da parti içinde bir grubun artık seçim atmosferinden çıkılıp ülke gündemine dönülmesini savunduğunu ortaya koyuyor.

Başka bir grup ise İstanbul seçiminin mutlaka yenilenmesi gerektiği ve böylesine büyük bir metropolün CHP'ye bırakılamayacağı görüşünde.

Erdoğan'ın hem parti içindeki bu iki kesime hem de eski başbakan Ahmet Davutoğlu ile 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün içinde yer aldığı yeni parti oluşumlarına karşı partiyi bir arada tutma hesabı yaptığı ve AK Parti içinde olası parçalanmalara karşı önlem olarak bu çağrıyı yaptığı ifade ediliyor.

Bazı parti yöneticileri, Bahçeli ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun, saldırıya uğrayan Kılıçdaroğlu'na yönelik suçlayıcı dil kullanılmasını da onaylamıyor. 

Partili bazı milletvekili ve yöneticilerle meclis grubu yönetiminden bazı isimler de sosyal medya hesaplarından, sık sık "Türkiye ittifakı"na vurgu yapıyor.

AK Parti'de bugünlerde seçimin kaybedildiği Büyükşehirler başta olmak üzere, önemli ilçelerin kaybedildiği yerlerde de teşkilat yöneticilerinin değiştirilmesi de gündemde.

Ardından da kabine değişikliği olabileceği yoğun olarak konuşuluyor.

Erdoğan'ın teşkilatlardan başlamak üzere kapsamlı bir değişiklik yapacağı beklentisi yüksek. 

Bu revizyondan Bakanlar Kurulu'nu istisna olmayacağı da ifade ediliyor.

Erdoğan'ın bugün başlayacak Kızılcahamam kampında yeni seçilen belediye başkanları ile yapacağı kapsamlı toplantının ardından, özellikle seçimlerin kaybedildiği il yönetimlerinden başlayarak parti genel merkez yönetiminde ve nihayetinde kabinede revizyona gideceği kulislerde seslendiriliyor.

Kabine değişikliği kapsamında Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın, kabine dışında kalmasa da, farklı bir alana, örneğin Dışişleri Bakanlığı'na kaydırılması da olasılık dahilinde.

Kabine dışı kalabileceği konuşulan diğer bir isim ise Süleyman Soylu. Soylu'nun Kılıçdaroğlu'na saldırı olayında takındığı sert tutumun aksine, Emniyet Genel Müdürü Celal Uzunkaya'nın saldırı öncesinde ve sonrasında takındığı yumuşak üslup ve tavrın, 'Türkiye ittifakı' söylemlerinin de dilendirildiği bir ortamda bakanlık koltuğuna kendisine yaklaştırdığını söyleyenlerin sayısı da az değil.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar