KADER DEĞİL KATLİAM
Reklam
  • Reklam
GÜLSÜM ATİK

GÜLSÜM ATİK

KADER DEĞİL KATLİAM

16 Temmuz 2021 - 10:22

 

'Allı turnam bizim ele gidersen',

'Turnalar uçun',

'Bir çift Turna gördüm'

'Turnam gidersen Mardin'e'

'Turnam başım darda benim'

Dillerimizden düşmeyen Anadolu'nun en duygusal türkülerine ilham veren kuşlar onlar. Turnalar.

Flamingo denilince belli yabancılaşabiliyor olabilirsiniz ama onların adı; 'Allı turna'

İşte bu türkülerimize esin kaynağı olan allı turnalar.

Aynı zamanda bir fotoğraf sanatçısı olan ve Samsun'un Kızılırmak Deltası'ndaki kuşları görüntüleyerek, Kuş Cenneti'nin tanıtımına büyük katkı veren Cumhuriyet Savcısı Vedat Soğukpınar, geçen yıl bu aylarda görüntülemişti, Tuz Gölü'nün sınırlarındaki Konya, Cihanbeyli Gölyazı bölgesindeki binlerce flamingo yavrularını...

Aradan bir yıl geçti bu kez başka bir fotoğraf sanatçısı Fahri Tunç, binlerce flamingonun ölüsünü görüntüledi.

Doğaseverler, hayvanseverler ve çevresine duyarlı insanlar adeta kahroldu bu görüntüleri izleyince.

Bakanlığın ilk belirlemelerine göre herhangi bir zehirlenme olayı söz konusu değil.

Turnalar susuzluktan ölmüşler.

Allı turna yavrularının ölümlerine küresel ısınmanın yanı sıra bölgede bilinçsiz ve denetimsiz sulama yapılması, su kanallarının yöre halkı tarafında önünün kapatılmasının sebep olduğu söyleniyor.

İnsanın doğaya olan saygısızlığı bu bir kez daha bu korkunç katliama neden oldu. 

Allı turnaların üreme bölgesinin Tuz Gölü olduğu ve şu an tam suya ihtiyaçları oldukları, beslendikleri dönem olduğunu oradaki yetkililer bilmiyorlar mı?

Neden tedbir alınmıyor?

Yanlış tarım politikaları ki o bölgede suya en çok ihtiyaç duyan şeker pancarı, ayçiçeği, soya yetiştirilmesi haddinden fazla su çekiyor. 

Ve bu durum sadece flamingoların ölmesine değil, obrukların oluşmasına ve göllerin kurumasına da neden oluyor.

Yani allı turnaların ölümü, kader değil tam bir katliam.

Son yıllarda her yerde bir çevre krizi ile karşı karşıyayız.

Kaz Dağları, Seyfe Gölü, orman tahribatları, Doğu Karadeniz'deki HES'ler, Kocadağ'daki taş ocakları.

Say say bitmiyor. 

Bakın dün de Rize'de aşırı yağışların neden olduğu sel ardından da heyelan ile yürekler ağızlara geldi.

Sebebi yine insanın doğaya müdahalesi sonucunda ortaya çıkan iklim değişikliği değil mi?

 Samsun'da durum farklı mı?

Israrla ovanın ortasına santral kurup, Çarşamba Ovası'nı bitirmek için uğraşmıyorlar mı?

Güzelim Şahin Dağları'nı altın bulmak için delik deşik etmediler mi?

Bu köşede söyleye söyleye dilimizde adeta tüy bitti ama bir kez daha söylemeliyiz; 

Çevreyi korumazsak, bize gelecek sağlayamaz! 

Çocuklarımızın, torunlarımızın geleceğini karartıyoruz.

Sorumluluklarımızın bilincine vararak dünyamızı kurtarmak için henüz geç değil. 

Gelin artık gelecekte dünyayı nasıl görmek istediğinize karar verin. 

Karar verin ki, allı turnalar bu güzelim topraklarda, korkusuzca, özgürce uçabilsinler! 

Çok mu şey istiyorum?

 

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar