KAŞIKLA VER, KEPÇEYLE ALGÜL
Reklam
GÜLSÜM ATİK

GÜLSÜM ATİK

KAŞIKLA VER, KEPÇEYLE ALGÜL

30 Kasım 2021 - 09:15

 

TÜİK, 3 Kasım 2021'de, yurt içi üretici fiyat endeksinde 12 aylık ortalamalara göre yüzde 36,20 artış gerçekleştiğini duyurmuş, böylece 2020 yılı için yüzde 9,11 olan yeniden değerleme oranı, 2021 yılı için yüzde 36,20 olarak kesinleşmişti.

27 Kasım'da DA Yeniden değerleme oranı yüzde 36.2 olarak Resmi Gazete'de yayımlandı. 

Değerleme oranı ne demek onca önce söyleyelim; 

Yeniden değerleme oranı, başta vergiler olmak üzere birçok mali uygulamayı etkiliyor. Kanunlarımızda yer alan birçok tutar, had ve tarifenin otomatik olarak artmasında ölçü olarak kullanılıyor. 

Örneğin ücretlere ilişkin gelir vergisi tarifesinde yer alan gelir dilim tutarları da bu usule göre yeniden değerleme oranında artırılarak belirleniyor. Ayrıca, emlak vergisi, trafik cezaları, tapu, ehliyet ve pasaportlardan alınan harçlardaki fiyat artışlarında da bu oran dikkate alınıyor.

Bu şekilde artan tutarları Cumhurbaşkanı yeniden belirlemeye (indirmeye veya artırmaya) yetkili ama şimdiye kadar bu oranın indirilmesi konusunda herhangi bir yetki kullanmadı.

Kullanır mı derseniz; hiç sanmıyorum. Ekonomideki gidişatı düşündüğünüzde ve trafik cezalarından ve diğerlerinden gelecek kaynağa da ihtiyaç duyulan bir hazine yönetiminde, hiç de öyle bir beklenti içerisine girmeyin derim.

B durumda tüm bu kalemlere yüzde 36.2 oranında zam gelecek.

Durum böyleyken, Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2022 yılında geçerli asgari ücreti belirlemek üzere ilk toplantısını 1 Aralık'ta yapacak. Bu yıl ki beklenti; hepinizin de malumu asgari ücret artışının yüzde 30'u bulacağı yönünde.  

Döviz kurundaki aşırı dalgalanma Türk Lirası'na en üz yüzde 30'ları bulan oranda değer kaybettirmişken, çarşıda pazarda iğneden ipliğe zam gelmişken, vergi, harç ve cezalara yapılan artış yüzde 32'lere ulaşmışken, üstüne bir de enflasyonu ekleyince; 2820 TL olan asgari ücrete yapılacak yüzde 30 zammın faydası olur mu?

Bir de memur ve emekliyi düşünün. Onlar da durum daha da vahim. Hatırlarsanız ağustos ayında yapılan toplu sözleşme görüşmeleri sonunda 6 milyon memur ve memur emeklisine ocak ayında yüzde 5, temmuzda ise yüzde 7 oranında zam yapılacak. Durum bildiğiniz gibi değil yani.

Ya emekliler?

Bugün Türkiye'de 13 milyonu aşkın işçi, esnaf ve çiftçi emeklisi var, onlarda da ocak ayında belki yüzde 10 zam gelir diye bir beklenti söz konusu. Böyle bir artış 1500 lira ile 2 bin 500 liradan fazla maaş alan emeklinin hangi derdine çare olacak dersiniz.

Bir tarafta vergiye, trafik cezalarına ve harçlara yapılan süper zamlar, diğer tarafta çalışan ve emeklinin kuşa dönen maaş ve ücretleri.

Kaşıkla ver, kepçeyle al!

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar