KUTLANACAK ÇEVRE GÜNÜ MÜ KALDI?
Gülsüm ATİK

Gülsüm ATİK

KUTLANACAK ÇEVRE GÜNÜ MÜ KALDI?

06 Haziran 2019 - 15:33

Dün 5 Haziran Dünya Çevre Günü'ydü.

İnsanın ve tüm canlıların hayatta kalması için gerekli olan; su, hava ve toprağın günü yani.

Sudan başlayalım örneğin; Doğal Hayatı Koruma Vakfı'nın  Yaşayan Gezegen Raporu’na göre, 1970-2012 yılları arasında omurgalı canlı popülasyonlarında yaşanan en büyük azalma yüzde 81 ile sulak alanlarda meydana geldi. 

Türkiye’de ise son 50 yıl içinde, 3 Van Gölü büyüklüğünde sulak alan yok oldu. Hayat kaynağımız sulak alanlar, çöle dönüştü.

Özellikle HES ve maden faaliyetleriyle başı dertte olan Karadeniz’de de dereler, bu faaliyetler sonucunda kuruyor. Bölgenin kendine özgü iklimini de değiştiren bu kurumalar, tarımdan hayvancılığa kadar birçok konuya doğrudan olumsuz etki bırakıyor.

Bunun yanı sıra; Türkiye’nin ikinci büyük tatlı su kaynağı olan Eğirdir Gölü büyük tehlike altında mesela.

Eğirdir bize uzak diyorsanız Samsun sınırlarına gelelim. Örneğin Ladik Gölü ya da Terme'deki Simenit Gölü. 

Su seviyesindeki düzenli azalma büyük endişe yaratıyor. 

Hava daha mı iyi durumda?

Değil.

Daha birkaç hafta önce yazdım; Temiz Hava Hakkı Platformu'nun yayınladığı Kara Rapor’a göre, kirli hava son 3 yılda Türkiye'de  toplam 52 bin, Samsun'da ise  bin 559 kişinin erken ölümüne neden oldu.

Aynı raporda 2018 yılında PM10 Seviyesinde 50 µg/m³ üzerinde 35 günden fazla aşılmış olan ilk 20 istasyon arasında Samsun'daki 100'üncü Yıl İstasyonu  14'üncü sırada yer aldı.

İstasyon, aynı yıl içerisinde 228 gün hava kirliliğinde ulusal mevzuat limitinin aşıldığını belirledi.  

Türkiye'de ise havası temiz olarak nitelendirilen sadece 6 il var. 

O zaman toprak iyi durumdadır, diyorsanız.

Yine yanılıyorsunuz efendim; Samsun’da sadece 2016 yılında 97 bin ton, 2017 yılında ise 114 bin 985 ton kimyasal gübre tüketimi yapıldı.

Samsun'da tarımsal üretimde  yoğun şekilde kullanılan kimyasal gübre her yıl sürekli artıyor.

Topraklarımız zehir saçmaya başladı anlayacağınız.

Bu da yetmezmiş gibi rant ve talana dayalı politikaların çevre üzerinde yaptığı yıkım.

Bir yanımızda komşu ilimiz Sinop’un ve Türkiye’nin göz bebeği İnceburun’a konumlandırılan nükleer santral, 

 

Çarşamba ovasında ve Suluovada kömürlü termik santral projeleri, 

 

Karadeniz'de sayısız HES projesi,  hava kirliliği problemleri,  

Say say bitmiyor…

Ülkede kutlanılacak bir çevre günü mü kaldı?

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar