NEDEN!
Gülsüm ATİK

Gülsüm ATİK

NEDEN!

16 Mayıs 2019 - 09:19 - Güncelleme: 16 Mayıs 2019 - 10:33

Toplumsal bir trajedidir yoksulluk.

En çok da 'açlık' ile gösterir gerçek yüzünü.

Aklıma yıllar önce okuduğum o güzel kitap geldi: Çöplük.

Çöplük, Carolina Maria de Jesus'un; Sao Paulo'nun favela adı verilen gecekondu mahallesinde zenginlerin yaşadığı mahallelerdeki çöp tenekelerinden topladığı öteberiyi, hurdacılara satarak ailesini geçindirmeye çalışan çilekeş kadının güncesidir.

Bir gün çöpten çıkan kullanılmamış bir ajanda. Bir gece çekilen çilenin, yoksulluğun bu ajandaya yazılması. Mum ışığında. Yıl: 1955. Dört yıl boyunca yazar hikâyesini Jesus. Bir gün tesadüfen bir gazeteci okur. Büyük bir üne kavuşur basılan kitabıyla.

Sanırım bütün çöplükler birbirlerine benziyorlar. Aynı kaderi yaşıyorlar.

Tıpkı şehrin hatırı sayılır lüks bir plazasının 8'inci katından aşağı bakarken gördüğüm yolu hemen karşı yakasındaki çöplük gibi.

Çöplükle aramızda 100 metre var, belki de yok.

Ne arıyor plazanın dibinde çöplük demeyin, oluyor işte.

Sokağın bir tarafında plazalar yükselmiş ama karşısında gecekondular olduğu gibi duruyor.

Onların alt yolundan da demiryolu geçiyor. Yakında trenler de vızır vızır işlemeye başlar.

Trajik olan ise ‘çöp butik'.

İki gün önce plazamın penceresinden bakarken gördüm; çekçek denilen, iki tekerlekli çöp arabaları var ya işte onlardan birisini kullanan bir çöp toplayıcısı getirip döktü bu boş arsaya eski kıyafetleri, eski ayakkabıları. 

Bir araba kullanılmış eşyayı, fırlatıp attı boş araziye.

Doğrusu yıllar evvel Ankara'da İtfaiye Meydanı'nda (bit pazarında) ve geçmişte çeşitli yerlere açılan çöp pazarlarını da görmüştüm.

Ama bu kadar dibimde olanına hiç rastlamamıştım.

Hafriyat yığınlarının üstüne atılan eski elbiselerin, pantolonların, ayakkabıların, tişörtlerin, kazakların taliplileri hiç gecikmediler.

İki gündür bu eski elbise yığını sürekli elleçleniyor.

Önce orta yaşlıca bir adam, sonra yaşlı olmasa da yaşlı görünen kısa boylu bir hanım teyze tek tek inceledi bu eşyaları. Beğendiklerini alıp gitti.

Dün de uzun boylu bir baba ile 8-9 yaşlarında oğlu geldiler çöp butiğine.

Tek tek baktılar eski giysilere. Üzerlerine olup olamayacağını ölçüp biçtiler. Olacağına karar kıldıklarını yanlarına alıp, etraflarına bile bakmadan hızla uzaklaştılar.

Bizim çöp butik dün de bir hayli müşteri ağırladı ama yüreğime eziyet etmeyi bırakmam gerektiğini düşündüm.

Çünkü bu sefalet trajedisini izlemekten çok yorgunum.

Gönül yorgunu, yürek yorgunuyum.  

Kafamda, insana ait olmayan bu sefil yaşama dair yine insanlığa sorduğum tek bir soru var?

NEDEN?

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar