OH BE!
Gülsüm ATİK

Gülsüm ATİK

OH BE!

28 Haziran 2019 - 10:22

Sinop Nükleer Santrali'nin yapımına ilişkin anlaşma, 2013 yılının mayıs ayında imzalanmıştı.

O tarihten sonra da her yıl, nükleer karşıtları tarafından Sinop'ta santral yapılmaması için eylemler düzenlendi, kararın geri çekilmesi istendi.

En az üç kez bu eylemlere ve protesto gösterilerine aktivist olarak ben de katılmıştım.

Japon basınında bir süredir Japonya liderliğinde uluslararası bir konsorsiyumun yapımını üstlendiği Sinop'taki nükleer santralin akıbetine ilişkin iddialar dile getiriliyordu. En son 2018 yılının aralık ayında Japon basınında, santral inşaatının yüklenici firması Mitsubishi Heavy Industries'in, Fukuşima kazası sonrası artan maliyetler nedeniyle Türkiye'deki projeden çekilmeye hazırlandığı iddia edilmişti.

Önce Fukuşima'da ne olmuştu hatırlatayım; 11 Mart 2015'te gerçekleşen ‘Büyük Doğu Japonya Depremi’ on binlerce insanın ölmesine ve bir nesil boyunca gerçekleşen en ciddi nükleer felaketin başlamasına neden olan bir tsunamiyi tetikledi. Santralde elektrik kesildi ve sürekli soğutulması gereken reaktör aşırı ısınıp eridi.

Felaket sonucu yayılan radyasyon içme suyunu tamamen zehirledi. ‘Meyve Krallığı’ olarak bilinen ve şeftalisiyle ünlü Fukuşima, önemli bir tarım merkeziyken çevresindeki birçok kasaba tamamıyla tahliye edildi. 

Şimdi atık alanlarındaki radyasyonun yavaş yavaş düşeceği söyleniyor ama 30 yıl içinde ancak bugünkünün yarısı düzeyine inecek. Fakat Sezyum 137 ve Stronsiyum 90, 300 yıl boyunca tamamen yok olmayacak.

Bu felaket gözlerin yapımı gündemde olan Sinop Nükleer Santrali’ne çevrilmesine neden oldu. Çünkü  yurtiçi-yurtdışı santrallerin inşasında eski güvenlik protokollerinin değiştirilmesi ve yenilerinin eklenmesi, Sinop gibi projelerinin maliyetlerini büyük ölçüde arttırdı.

Ve Mitsubishi bu yılbaşı itibariyle yeniden maliyet fizibilitesi yaptı ve teklifini Enerji Bakanlığı'na sundu. O günden bugüne kadar da Türkiye'nin yeni teklife nasıl bir cevap vereceği merakla bekleniyordu.

Ve nihayet Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Japon basınına, "Hem maliyet, hem de takvim bakımından başlangıçtaki anlaşmamızla uyum içinde olmayan bir tabloyla karşılaştık. Sinop nükleer enerji santralinin arzu ettiğimiz gibi ilerlememesi tabii ki üzücü. Ne var ki, Japonya ile enerji işbirliğimizi sadece nükleer enerji alanıyla sınırlamıyoruz" diyerek, projenin tamamen durdurulduğunu resmen açıklamış oldu.

Her şey planlandığı gibi gerçekleşirse Sinop'ta reaktörlerden ilkinin 2023 yılında devreye girmesi planlanıyordu.

Bir nükleer karşıtı olarak, ‘her şeyin planlandığı gibi’ gerçekleşmemesinden bir hayli keyifliyim!

Çünkü Çernobil hala aklımda.

Çünkü Karadeniz'deki kanser vakalarındaki artışı görüyorum, sadece ben yakın çevremden üç kişiyi kanser yüzünden kaybettim. 

Nükleer santraller güvenli mi dediniz?

Gidin siz onu Fukuşima'dakilere anlatın. Bakalım size ne diyecekler?

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar