PANİĞE GEREK YOK SAVAŞ FALAN ÇIKMAZ
Gülsüm ATİK

Gülsüm ATİK

PANİĞE GEREK YOK SAVAŞ FALAN ÇIKMAZ

12 Ağustos 2017 - 08:51

Kuzey Kore.
Çoğunlukla lideri Kim Jong-un komik capsleri ve videoları ile zaman zaman gündemimize gelen esrarengiz ülke.
Esrarengiz diyorum çünkü tırnak içinde söylemek gerekirse komünizmle yönetildiği için dışarıya kapalı ancak ülke yönetiminin izin verdiği görüntülerle haberlerimize konu olabiliyor.
Son günlerde Kuzey Kore ile ABD yönetimi arasında özellikle Başkan Donald Trump'ın 'Kuzey Kore ateşle oynuyor. Ateşe karşı ateşle karşılık bulur' sözleriyle gerilen ilişkiler, “Dünya acaba bir savaşa doğru mu sürükleniyor” endişelerinin de oluşmasına neden oldu.
ABD'ye meydan okuyan ülke olan Kuzey Kore, içine kapalı bir toplum. Silahlı kuvvetler temelinde şekillenen bir politik yapısı var.
Kuzey Kore Komünist Partisi’nin son kongresinde marksizm ve komünizm yönetim şeklinden çıkarıldı ve tamamen liderin ismi ile anılan bir yönetim şekline geçildi.
Çin ile ilişkileri son derece iyi.
Türkiye ile insan yardım dışında hiçbir ilişkisi yok. 
Diğer taraftan Rusya için İran ne ifade ediyorsa, Çin için de Kuzey Kore onu ifade ediyor.  Ayrıca hem Çin hem de Rusya için bir tampon bölge konumunda. 
Kuzey Kore üzerinden, Asya'da eski iki kutuplu dünya sistemin yani ABD merkezli ve Rusya merkezli sistemin Asya'ya uyarlandığını söylemek de yanlış olmaz.
Kuzey Kore, aynı zamanda Batı'ya karşı devlet merkezli bir illüzyonun sergilendiği ülke durumunda. Yani oldu ya Kuzey Kore'ye gittiniz öyle kafanıza göre gezemezsiniz, gezdiniz diyelim arka sokaklara giremezsiniz, girdiniz diyelim görüntüleyemezsiniz. 
Kuzey Kore 1980'li yıllardan bu yana üç ana başlık altında yönetiliyor.  "Siyasette bağımsızlık, ekonomide yeterlilik ve savunmada meşru müdafaa."
ABD ile Kuzey Kore arasındaki gerilimin temel nedeni ise 11 Eylül'de İkiz Kuleler'e yapılan saldırıya dayanıyor.
Kuzey Kore'nin kıtalararası balistik füze denemelerine başlamasıyla birlikte Washington yönetimi "Biz kendi topraklarımızda böyle bir saldırıya maruz kaldıysak, Kuzey Kore'den de böyle bir saldırıya maruz kalabiliriz" endişesiyle Kuzey Kore'yi hedef tahtasına koymuş durumda.
Ö teden beri Obama yönetiminin Kuzey Kore ve Suriye politikasını 'pasif' bulan Trump ise, Kuzey Kore’ye yönelik söylemlerini sertleştirdi.
Aslında Amerikan devleti Kuzey Kore'ye yönelik yaptırımlarını, askeri tehditlerinden önce finans ve bankacılık noktasında başlatmıştı. Kuzey Kore'nin mali yapısı üzerine, Birleşmiş Milletler yoluyla ambargolarla gerçekleştirmek istedi. Ancak üney Kore'deki işadamları, Birleşmiş Milletler ve ABD ambargosunu bir şekilde deldiler.
Diğer taraftan Kuzey Kore'ye can suyu veren bir alan var ki o da Çin ile yaptığı ticaret. Kuzey Kore ticari hacminin yüzde 85'ini Çin ile gerçekleştiriyor. Diğer taraftan Çin, Kuzey Kore’nin arkasında dimdik duruyor. 
Kuzey Kore’nin ‘Güney Kore'yi 'ata yurdu' olarak gören bir yaklaşımla Kore milliyetçiliğini yurttaşlarına aşıladığı da bu ülkeyi takip edenlerin bildiği bir gerçek. Kore halkının, Kore Savaşı'nda ABD'ye karşı bir direniş savaşı verdiği ve Asya topraklarından söküp attığı, başta ABD olmak üzere tüm batılı güçlerin Kore'yi çökertmek isteyen güçler olarak gösterildiği bir müfredat ile Kuzey Kore halkına sürekli uyarılar yapılıyor ve bu şekilde motive ediliyorlar.
İşte böyle bir Kuzey Kore gerçeği karşısında ABD ise kıtalararası balistik füze denemelerinin de yarattığı korku ve endişeyle, Kuzey Kore yönetiminin reform uygulamasını yani Çin gibi batı ile barışık bir reformlar paketiyle beraber, Batılı devletlerle müzakare yapabilen bir yönetim anlayışını iyor.
Kuzey Kore'nin sürekli yer değiştirebilen araçlardan ve denizaltından da kıtalararası nükleer başlıklı balistik füze atabilecek kapasiteye ulaşması da Trump yönetiminin sesinin tonunun daha da yükselmesine neden oluyor.
Kuzey Kore ile ABD arasında bir savaş çıkar mı sorusuna gelince; ABD'li üst düzey yetkililerinin Amerikan gazetelerine yaptıkları açıklamalar Trump'ın sert açıklamalarına karşılık bambaşka.
Kuzey Kore'de kesinlikle bir rejim değişiklği istemediklerini belirtirlerken, perde arkasında tansiyon düşürülüyor mesajı vermekten de geri kalmıyorlar. 
Bölgedeki dengeleri yani Çin'i, Japonya'yı, Rusya'yı da hesaba kattığınızda ne ABD yönetiminin ne de Kuzey Kore'nin böyle bir savaşı düşüneceğini sanmıpyorum. 
ABD'nin tüm bu efelenmeleri, Kuzey Kore'yi diplomatik pazarlıklarla masaya oturtmaktan ileri gitmez.
O yüzden de; 
No panic, war does not come... 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar