Reklam
  • Reklam
S-400 KRİZİ KAPIDA
Reklam
Gülsüm ATİK

Gülsüm ATİK

S-400 KRİZİ KAPIDA

14 Mart 2019 - 09:11

Türkiye'nin Rusya'dan sipariş ettiği S-400 hava ve füze savunma sistemi alımına ilişkin anlaşma aralık 2017'de imzalandı.

Şimdi ise Batılı ülkelerin 'Türkiye'nin NATO'dan kopuşu' olarak nitelendirdiği S-400'ler bugünlerde yeniden gündemde.

Son günlerde S-400'lerin yaz aylarında Rusya'dan teslim alınacağı yönünde Ankara'dan açıklamalar geliyor. ABD tarafı ise yaptırım tehditlerine başladı.

Tüm bunlar olurken diğer taraftan Türkiye ile ABD arasında ‘Patriot’ müzakereleri yapılıyor.

Ortada ciddi bir karmaşa var.

S-400'lerin alımı konusunun ne Ankara ne de Washington'un çok ciddiye almamasının ya da hak ettiği ilgiyi bulmamasının temel nedeni; Türkiye'nin diplomatik manivelası, Batı ile ilişkilerinde koz olarak kullanacağına ilişkin beklentilerdi.

ABD çok fazla tepki vermiyordu çünkü özelikle 15 Temmuz sonrasında Türkiye'de yükselen Amerikan ve Batı karşıtlığı nedeniyle sert söylemlerin ters tepebileceği, manipüle edilebileceği kaygısı taşıyordu.  ABD tarafı, 70 yıllık bir ittifakın 67 yılık bir üyesi olarak Türkiye'nin S-400'leri almaktan vazgeçeceğini düşünüyordu.

Hiç de öyle olmadı ve şimdi son dönemece girildi. Bu füzelerin alındığı, sipariş edildiği ve bundan geri dönüş olmayacağı, temmuz 2019 sonuna doğru Türkiye'ye geleceği, devletin zirvesinden yüksek sesle ifade ediliyor.

Diğer taraftan Türkiye ile ABD arasında Patriot müzakerelerinin başlamış olması da enteresan bir durum. ABD'nin Türkiye'ye yaptığı ve yanıt beklediği teklifi, Polonya gibi yeni müttefiklere teklif edilen fiyattan bir hayli düşüktü. Ancak Türkiye bu teklifi yeterli bulmadığını ifade etti. Bu görüşmeler bitti denilirken yeniden başlanmış olması, ABD'nin Türkiye'nin beklentilerine yaklaşma yönünde bir çaba olduğu değerlendiriliyor.

Ancak yine de Patriot alımıyla ilgili anlaşmanın imzalanıp imzalanmayacağı, S-400'lerin alınıp alınmasına ya da alınsa dahi başka bir ülkeye devredilmesine ya da alınsa bile depoya kaldırılmasıyla direkt ilgili olacak.

S-400'lerle ilgili ABD'nin yaptırım tehdidinde bulunduğu en önemli konu ise, Türkiye’nin 1998 yılından bugüne tüm sürecin içerisinde olduğu 5. nesil savaş uçağı F-35'lerin teslimi meselesi. 

Asıl can acıtıcı olan konu da bu zaten; F-35 projesine üçüncü seviyeden katılan Türkiye'nin bunca yılık emeğinin çabalarının şimdiye kadar yaptığı yatırımların heba olması ihtimali var.

İşte bu noktada asıl düşünülmesi gereken S-400'lerin stratejik getirisi ne olacaksa, böyle uzun ufuklu bir yatırımı çöpe atmaya değer mi? Tüm işaretler buna değecek bir sistem olmadığını düşündürüyor. Sonuç olarak kararı Ankara verecek.

Ve asıl önemli soru; S-400'ler Türkiye'ye gelirse, ABD-Türkiye ilişkileri bir kopuşa gidebilir mi? 

Böyle bir durumda, Türkiye ile ABD arasında tarihinin en büyük ve en ciddi krizinin çıkacağı bir gerçek. Ama asıl önemlisi çıkacak krizin nasıl yönetileceği. Kriz iyi yönetilirse bu kopuş gerçekleşmeyebilir.

Diğer taraftan Türkiye-ABD ittifakı ve içi hala doldurulmamış olan 'stratejik ortaklığı' bu tür yükleri kaldırmaya artık muktedir değil.

15 Temmuz ve sonrasında üst üste yaşanan hatta 1 Mart tezkeresine kadar giderseniz, ABD ile yaşanan krizler zincirine eklenecek 'S-400' meselesinin, bu ortaklığın S-400’lerin alımından sonra daha fazla yürüyemeyeceğini düşündürmesi için kahin olmaya gerek yok.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar