TİTO'NUN YUGOSLAVYA'SI VE MAVİ KELEBEKLER
Gülsüm ATİK

Gülsüm ATİK

TİTO'NUN YUGOSLAVYA'SI VE MAVİ KELEBEKLER

13 Temmuz 2019 - 11:05

Yugoslavya, 2. Dünya Savaşı sonrasında Josip Broz Tito önderliğinde kuruldu ve 1980’e kadar Josip Broz Tito idaresinde kaldı.

Tito, bir halklar çeşitliliğine sahip Yugoslavya’da, nüfusunun üçte birini oluşturan Sırpların tahakküm heveslerine hiçbir zaman olanak tanımadı ve federasyon içerisindeki cumhuriyetlere iç işlerinde geniş yetkiler sağlayan bir anayasal sistem oluşturdu.

Tito'nun Sosyalist Federal Yugoslavya'sında iç tehditlerin en önemlisi 'milliyetçilik'ti ve yönetimi boyunca milliyetçilikleri bastırma politikası izledi ve hiçbir milletin Yugoslavya içerisinde öne çıkmasına izin vermedi.

Tito’nun 1980 yılındaki ölümünü takip eden yıllarda Yugoslavya toplumunu oluşturan halklar arasında etnik gerilim tırmandı ve milliyetçi akımlar cumhuriyetlerin yönetimlerini bir bir ele geçirmeye başladı.

Bu nedenle Sosyalist Yugoslavya’nın kurucusu olan Josip Broz Tito’nun ölümünü ve1980’lerin sonlarında Yugoslavya siyaset sahnesinde Sırbistan Devlet Başkanı olarak etkili olmaya başlayan Slobodan Miloseviç’in tutum ve politikaları, parçalanmaya giden süreçte önemli dönüm noktalarıdır.

Böylece Tito sonrası dönemde Yugoslavya’da milliyetçi eğilimler güç kazandı.

Tito’nun Yugoslavya’sında en önemli ilkelerden olan “kardeşlik” ve “birlik” ilkeleri, Tito’nun etnik milliyetçilikleri gölgeleyen bir Yugoslav kimliği yaratma çabasını yansıtmaktaydı. Tito iç politikada bir burjuva ideolojisi olarak gördüğü milliyetçiliğin Yugoslavya’da hakim olmasını engellemek amacıyla, kapsayıcı bir kimlik olarak “Yugoslavlık” idealini ön plana çıkardı.

Bu doğrultuda kardeşlik ve birlik temalarını Yugoslav halkına benimsetmek amacı taşıdı.

****

Ve Tito’nun ölümünden 15 yıl sonra.

11 Temmuz 1995; tarihin, en acı olaylarının yaşandığı ve insanlık dışı katliamlarının yapıldığı yerin adıdır, Hollandalı komutanın, silahlardan arındırarak teslim ettiği yerdir Srebrenitsa…

1992 yılında yapılan bir referandumla Bosna’nın bağımsızlığı ilan edildi. Ancak Sırplar bu durum karşısında Saraybosna’yı kuşatma altına alarak 3 buçuk yıl süren Bosna Savaşı’nı başlattı. Srebrenitza Bosna Savaşı sırasında BM tarafından güvenli bölge ilan edilmiş, binlerce kişi buraya sığınmıştı. Ama öyle olmadı. BM Barış Gücüne NATO’dan yeterli destek gelmedi.

Sırplar bölgeye ulaştığında da Barış Gücüne bağlı Hollandalı askerler Boşnakları Sırp askerlere birer birer teslim etti. Üstelik öldürülen Boşnaklar için toplu mezarları kazanlar da yine Hollandalı askerler oldu.

Bosna Savaşı (1992-1995) esnasında Uluslar arası Kızılhaç Örgütü verilerine göre Bosna Hersek’te 200 bini Boşnak olmak üzere, 312 bin kişi hayatını kaybetti. Dağlardan kaçmaya çalışanlar ise keskin nişancılar tarafından öldürüldü. 35 bini küçücük çocuklardı. Binlerce çocuk annesiz, babasız kaldı. Tarif edilemez acılar yaşadı. 50 bin kadın tecavüze uğradı. Ruhunda tamir edilemez yaralar açıldı.

Yakın zamana kadar da Bosna ve Kosova’daki katliamlarda öldürülen sivillerin gömüldüğü toplu mezarların yeri, derin kazıldıkları ve üstleri kapatıldıktan sonra yeşillendirildiği için bilinmiyordu, ki pek çoğunun halen de bilinmiyor.

Derken, mevcut coğrafyanın belli bazı bölgelerinde kelebek nüfusunda ciddi bazı artışlar gözlemlenmeye başladı. Bu bölgeleri inceleyen uzmanlar bu bölgelerdeki bitki örtüsünde de tuhaf bir zenginleşme keşfettiler. Bunun nasıl olduğunu anlamak için araştırma yaparlarken bu yerlerin altındaki cesetlere ulaştılar, araştırmaları derinleştirdiler ve toplu mezarlara ulaştılar. İşte bu yüzden mavi kelebeklerin hikayesi bugüne kadar duyduğumuz en yürek yaralayıcı öyküdür.

Toplu mezarların üzerinde mavi kelebeklerin uçtuğu fark edilince bunun tesadüf olmadığı anlaşıldı. Durum incelenince toplu mezarların olduğu yerlerde toprağın yapısının değiştiği, mezarların üzerinde farklı bitkiler oluştuğu belirlendi. Bu koku da mavi kelebekleri çekiyordu. Sadece bugüne kadar 500’ün üzerinde toplu mezar ortaya çıkarıldı ve bunların 300’ü mavi kelebeklerin yardımıyla oldu.

Tito'nun Yugoslavyası'ndan Mavi Kelebekler'e giden tarihin en karanlık katliamının 24'üncü yılında, Bosnalı bir çocuğun katliamda ölmeden önce sorduğu şu soruya; insanlık ve Avrupa yanıt verebilecek durumda değil ve hiçbir zaman da veremeyecek;

"Çocukları küçük kurşunla öldürürler değil mi anne?"

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar