TÜRKİYE SAFINI BELİRLEDİ
Gülsüm ATİK

Gülsüm ATİK

TÜRKİYE SAFINI BELİRLEDİ

16 Temmuz 2019 - 10:09

ABD başta olmak üzere bütün Dünya'nın merakla izlediği S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi'ne ait malzemelerin sevkiyatı kapsamında, savunma sistemine ait malzemelerin Türkiye'ye getirilmesi, planlandığı şekilde devam ediyor.

Mili Savunma Bakanlığı'nın resmi internet sayfasından bildirdiğine göre kapsamda dokuzuncu uçak da dün Mürted Hava Meydanı’na indi. Malzemeler Mürted hangarlarına taşındı.

Sevkiyat devam ederken ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Rus S-400 hava savunma sistemlerinin Türkiye’ye teslim sürecini incelediklerini, Ankara’ya yaptırım uygulanmasını beklediğini söyledi.

Pompeo, Washington Post gazetesine konuştu ve “Yasa yaptırım uygulanmasını gerektiriyor; yasanın gereğini yerine getireceğimizden, Başkan Trump’ın da yasaya uyacağından eminim” dedi.

S-400'lerin gelişiyle birlikte ABD'nin nasıl bir tepki vereceğine ilişkin ilk işaret, Türkiye’nin 1998 yılından bugüne tüm sürecin içerisinde olduğu 5. nesil savaş uçağı F-35'lerin teslimine ilişkin olacak.

F-35 projesine üçüncü seviyeden katılan Türkiye'nin bunca yılık emeğinin çabalarının şimdiye kadar yaptığı yatırımların heba olması ihtimali var.

Ve asıl önemli soru; S-400'ler Türkiye'ye geldiğine göre, ABD-Türkiye ilişkileri bir kopuşa gidebilir mi?

Türkiye-ABD ittifakı ve içi hala doldurulmamış olan 'stratejik ortaklığı' bu tür yükleri kaldırmaya artık muktedir değil.

F-35'lerin ardından Amerikan Kongresi'nden 2017'de geçen Amerikan Karşıtlarına Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası (CAATSA)'nın Türkiye'ye uygulanıp uygulanmayacağı gündeme gelecek.

Pompeo, "Yasa yaptırım uygulanmasını gerektiriyor; yasanın gereğini yerine getireceğimizden, Başkan Trump’ın da yasaya uyacağından eminim” diyor ve zaten Amerikan Kongresi Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi de Türkiye'nin Rusya'dan S-400 alması halinde CAATSA yaptırımlarının Türkiye'ye uygulanmasına ilişkin bir karar tasarısını kabul etmişti.

15 Temmuz ve sonrasında üst üste yaşanan hatta 1 Mart tezkeresine kadar giderseniz, ABD ile yaşanan krizler zincirine eklenecek 'S-400' meselesinin, bu ortaklığın S-400’lerin alımından sonra daha fazla yürüyemeyeceğini düşündürmesi için kahin olmaya gerek yok.

Özetle Türkiye S-400'lerin gelişiyle yeni kurulan dünyada resmen dillendirilmese de safını belirledi..

Bu safta farklı bir emperyalist adrese götürdü bizi.

NATO üyeliği ile başlayan süreç tüm Atatürkçüler'in, tüm yurtsever yurttaşların aldatıldığı bir süreçti. Kimimizi dinle, kimimizi sosyalist ütopyalarla, kimimizi milliyetçilikle aldattılar. 

Kendimiz, biz olamadığımız sürece bu aldatılma kervanı daha yıllarca uzayıp gidecek. Biz etnik, dinsel ve siyasal rejim kavgalarıyla boğuşurken emperyalistler en ileri beyinlerimizi yok etmenin, bilimi, teknolojiyi, yeraltı ve yerüstü kaynaklarımızı kendi hesabına geçirmenin keyfini sürecekler hep.

Batı ya da Doğu emperyalizmi fark etmiyor yani; barışı, demokrasiyi, biz olmayı öğrenemediğimiz sürece hep emperyalizm kazanacak.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar