• Reklam
ZORLA ÜCRETSİZ İZİN CEZASI
Gülsüm ATİK

Gülsüm ATİK

ZORLA ÜCRETSİZ İZİN CEZASI

29 Temmuz 2019 - 10:10

31 Mart seçimlerinden sonra Türkiye'deki birçok belediyede olduğu gibi Samsun'da da belediyelerin birçoğunun 'batık' durumda olduğu ortaya çıktı.

Hatta başta Canik Belediyesi olmak üzere Samsun'un en büyük iki ilçesi olan İlkadım ve Atakum'daki batak öylesine büyükmüş ki yeni başkanlar koltuğa oturur oturmaz, "Haciz geldi, mahvolduk, maaşları bile ödeyecek durumumuz yok" diye feryat edip duruyorlar. 

Doğrudur, kamuda özellikle de belediyelerde yıllardır ipe sapa gelmeyen projelere ödenen paraların üzerine bir de usulsüzlükler ve israf eklenince belediye bütçelerindeki kara delik iyi kapatılamaz hale geldi. 

Ama bu tablonun suçlusu, belediyelerdeki işçiler mi? 

Son günlerde İlkadım Belediyesi'nde yaşanan ekonomik darboğazdan yakınan yeni Başkan Necattin Demirtaş, dün yine samsunkenthaber.com.tr'den meslektaşım Haydar Öztürk'e belediyenin içinde bulunduğu mali sorunlar nedeni ile işçilerin ücretsiz izne çıkartılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunmuş.

Önce; 254 milyon TL borcu bulunan belediyede işçilerin bir kısmının ücretsiz izne çıkartılmasının söz konusu olmadığını söylemiş ama ardından kendini kendini yalanlamış.

Açıklaması aynen şöyle: "Biz de işçilere ücretsiz izin verilmesine ya da işten çıkartılmasına meraklı değiliz. Ancak durum ortada. İller Bankası’ndan gelen paylar memur maaşlarını bile karşılamaya yetmiyor. Belediyeyi bu duruma ben getirmedim. Halkımız bu durumu düzeltmemiz için bize 31 Mart seçimlerinde görev verdi. Biz de bu görevi yerine getirmek ve belediyenin içinde bulunduğu mali sorunları çözmek için çabalıyoruz. İşçi maaşının yarım ödenmesi, işçinin ücretsiz izne çıkartılmasını ben de istemiyorum. Fakat yapabileceğimiz başka bir şey yok." 

Belediyeyi bu duruma evet başkan getirmemiş olabilir ama çalışan işçiler mi getirdi.

Neden her durumda faturayı, işçi, emekçi, çalışanlar ödüyor.

Siyasilerin yaptıkları hataların cezasını her seferinde emekçiler mi çekmek zorunda?

Ücretsiz izne ayrılan işçi, evine nasıl ekmek götürecek?

Belediyelerde yeni başkanlar böyle konuşurlarken, bakıyorum buralarda üyeleri olan sendikalardan hiç ses çıkmıyor.

Sanki üzerlerine ölü toprağı serpilmiş.

"Belediyeyi çalışanlar mı batırdı, bizim suçumuz günahımız ne? Başka çözümler bulalım" diye hiçbir açıklama yapmıyorlar.

Madem sendikalar susuyor ve işçi arkadaşlar için ben söyleyeyim; Türkiye'de iş kanununa göre işveren, çalışanın maaşını 20 günden fazla geciktiremez. Maaşını alamayan işçi, işten kendi isteği ile ayrılabilir. 

İş kanununa göre işveren, işçisinin ücretini her ayın başında ödemek zorundadır. Toplu sözleşme, özel iş sözleşmesi gibi durumları bir kenara bırakıyorum; ücret en geç ayda bir ödenir. 

Ve işveren işçiyi zorla ücretsiz izne de gönderemez. 

Üstelik ücretsiz izinli sayıldıkları süre, kıdem tazminatlarına da dahil edilmiyor.

Tablo bu…

Ama bizdeki uygulama işçinin işini kaybetmemek için ücretsiz izne ayrılmaya mecbur kalmasına neden olduğu için tamamen çaresiz durumdalar.

Sendika başkanları sizlerin sesini ne zaman duyacağız?

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar