Koltuk gölgesinde kadın hakları
Hediye Berrak GÜNGÖR

Hediye Berrak GÜNGÖR

Koltuk gölgesinde kadın hakları

19 Eylül 2018 - 11:34

Kadınların yaşadıkları toplumlarda eşit haklara sahip olmaları için yüzyıllardır devam eden çalışmalar, günümüzde de kadınların toplum tarafından hala elde edemedikleri eşitlik talepleri neticesiyle devam ediyor ve etmeli de. 

Gerek sivil toplum kuruluşları gerekse siyasi partiler düzeyinde örgütlenen kadınlar, eşitlik kavramının benimsenmesi doğrultusunda canhıraş çalışıyorlar. Ancak, elde edilmek istenen haklara bazı "egosal" sebeplerle yabancılaşan kişilerce amacından sapan çalışmalar, haklarını korumaya çalışan kadınlara yardımcı olmadığı gibi çalışmaları da sabote ediyor. Buna güncel olarak verebileceğimiz en güzel örnekse Cumhuriyet Halk Partisi Samsun İl Kadın Kolları olabilir. 

Öncelikle, üst paragrafta bahsettiğim "yabancılaşma" kavramını biraz açmak isterim. Yabancılaşma Teorisi olarak bilinen bu kavram, 19. yüzyılda yaşamış Alman filozof Karl Marx'ın ilk dönemlerinde kullandığı bir teoridir. Marx'ın çalışmalarında, iki tür yabancılaşmadan sözedilebilir ve bizler de bu yazıyla bağdaşması için "insanın emeğine yabancılaşması" olarak adlandırılan, bir tanesini ele alacağız. Bu yabancılaşma, kadınların kendi haklarını savunurken verdikleri emeğe karşı yabancılaşarak, tamamen mevcut ataerkil düzenin içerisinde erk bir üslupla yerinde saymalarına neden oluyor. Peki bunu neden CHP Samsun İl Kadın Kollarıyla bağdaştırdım? 

Konumuz, kadınların omuz omuza mücadele vermesi gerektiği noktada birbirlerine bilenerek çalışmaların sabote edilmesi ve ne yazık ki karşılarında durdukları eril ve cinsiyetçi ifadeleri kullanarak kendileri içindeki bir kutubu pasifize etme çalışmaları. Dilerseniz şimdi beraber CHP Kadın Kolları Tüzüğü'nü inceleyelim. Söz konusu tüzükte, il ve ilçe kadın kollarının görevleri içersinde, "Parti ile ilgili etkinliklerde ve seçimlerde ilçe ve il yönetimleri ile BİRLİKTE çalışmak" ifadeleri yer alıyor. Ama ne yazık ki son zamanlarda CHP Samsun İl Kadın Kolları, kadın odaklı çalışmalardan ziyade, üye kadınların birbirlerine yönelik hakaret ve taciz iddialarıyla gündeme geliyor. 

CHP Samsun İl Kadın Kolları'nın Elif Çakır'dan önceki dönem yönetimi tarafından gündem, bir dizi polemiklerle meşgul edilirken; kaç şiddet mağduru kadının elinden tutulabilmesine, kaç istismar mağduru çocuğun göz yaşlarının silinebilmesine engel olundu? "Koltuk Sevdası" diyebileceğimiz bu durum yüzünden kendisinden sonra gelen yönetime yüklenenler bu tartışmaları gündeme getirirken, "bunlarla uğraşacağımıza yeni eğitim öğretim dönemine birkaç kız çocuğu kazandıracak yeni projelerle uğraşalım" diyemez miydi? 

Bana sorarsanız, bir yönetim kendinden sonra gelen yönetimden memnun değilse, daha baskın projelerle daha iyi stratejilerle gündeme gelmeye çalışmalı ve bunu yaparken de toplumsal faydanın sağlanması da öncelikleri olmalı. 90'lı yılların magazin haberlerini aratmayacak bu polemiklerle siyasetin gündemi meşgul edilmemeliydi, edilmemeli de.

Ben biliyorum ki, CHP Samsun Kadın Kolları içerisinde kadınlar adına çok iyi projelere imza atabilecek birçok kadın yer alıyor. Söz konusu iddialarla meşgul edilen CHP Samsun Kadın Kolları üyesi kadınların, kulaklarını tıkayıp hedeflerine yeniden yönelmelerini kendi adıma arzu ediyorum. Hakaret dolu gündeminizi bir kenara bırakın ve davanıza yabancılaşmayın. Kadınların çözülmesi gereken çokça sorunu varken, polemiklerle gündemi daha fazla meşgul etmeyin. 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar