BEN YAPTIM OLDU !...
Reklam
Hicran Dağlı

Hicran Dağlı

BEN YAPTIM OLDU !...

18 Temmuz 2020 - 10:19

Genelde Türklere mahsus olan bir zihniyet yapısı.

 Kendini herkesten zeki sanmak ve de cahil olmak şarttır böyle diyebilmek için.

Ben yaptım oldu, ben dedim oldunun başka bir versiyonudur..

Ben 2 ile 2’yi topladım 5 buldum oldu şekilde tezahür eder.

Ben dedim oldu ise, ben 2 artı 2 eşittir 5 diyorum,  ben diyorsam öyledir demektir..

Bir de bunu dedikten sonra insanlar itiraz etmediği için haklıyım duygusuna kapılınır ki aslında etraftakiler Allah akıl fikir versin ben hiç bulaşmayayım düşüncesiyle ses çıkarmamaktadırlar.

Ne yapacaksınız, kimileri böyle işte;

“Ben yaptım oldu” diyorlar, ortalığı idare ediyorlar kendilerince. Kim bilir, belki de öç alıyorlar.

“Yönetiyorlar” demeyeceğim, diyemeyeceğim. Böyle bir dertleri yok çünkü. Kendilerine “yöneten” ya da “yönetici” denmesini de istemiyorlar. Tepeden tırnağa kadar aynı mantıktalar, Ankara’dan Samsun’a kadar aynı gözle görüyorlar yaşamı ve insanları…

ÖKÜZÜN ALTINDA BUZAĞI ARAMAK

Öyle olaylar yaşıyor, öyle ifadelere maruz kalıyoruz ki ne yapacağımızı şaşırıyoruz..

İnsanlar sırf konuşmuş olmak, sırf sizi karalamak için olmadık gerekçelerle olmadık şeyler söylüyor ya da yapıyorlar…

Kısaca aşağıdaki hikayede olduğu gibi öküzün altında buzağı arıyorlar;

Zengin bir toprak ağası, sahip olduğu pek çok koyun, sığır, at, manda ve keçi gibi hayvanları, civardaki köylülerine, doğan yavruları almak şartıyla ortaklığa verirmiş. Ağa, köylülere verdiği hayvanların sayım ve kayıtlarını yaptığı bir gün, inek sandığı irice bir öküzün altında buzağısını görememiş.

Hayvanı boynuzundan tutup "Hani bunun buzağısı?. Hani bunun buzağısı?." diye bağırmaya başlamış.

İlk anda şaşkınlık ve telaştan olsa gerek, köylüler de şaşırıp başlamışlar buzağıyı aramaya. Bir aralık köylülerden biri durumun farkına varmış.

- Ağam, demiş. O hayvan inek değil, öküzdür. Öküzün altında buzağı aranır mı? Erkek hayvanın hiç yanında buzağısı olur mu?

BUGÜN BAŞLA

Bugün dün için endişelenmeyi bırak, dün geçmişte kaldı ve hiçbir zaman değişmeyecek. Sadece sen değişebilirsin, eğer istersen.

Yarın için endişelenme, yarın hep geleceğinde ve senden beklentisi kendinden en iyiyi verebilmen, yani bugünün hakkını..

Aynaya bak ve kendini gör; hayranlık ve ilgi hak eden kişiliği gör, saygılı, saygıya laik, dostluğuna güvenebileceğin, dostluğundan haz alacağın kişiliği gör.

Hayatındaki her an’ın ne kadar değerli olduğunu, bu dünyada aldıklarını başkalarıyla paylaşmanın hafifliğini yaşa.

Bir an için bile olsa başkalarının çiğnediği yoldan uzaklaşıp keşiflerinin tadına var.

Kışkırtmalara cesaret ve kararlılıkla karşılık ver, yoluna çıkan engelleri aş.

Cesaretini yitirmek, sevgini, benliğini yitirmek anlama gelmediğini unutma.

Başına gelenlere rağmen insandaki İyi’ye yine yeniden inan. Bu bir fırsattır sana sunulan, daha iyi bir gelecek için…

Kalbini ve mantığının kapılarını ardına kadar aç; yaşadıklarını kabul et, yeni insanlarla tanış. Mükemmel olmayı ne kendinden ne de başkalarından bekleme.

Çünkü mükemmellik yoktur bu mükemmel olmayan dünyada…

Kabul et ki kendi mutluluğundan sen sorumlusun, bu yüzden seni mutlu eden şeyleri yap.

Bugün başla…

DÖRT KELEBEK

Dört tane kelebek bir gün bir ateş görmüşler. Bunun nasıl bir şey olduğunu öğrenmek istemişler. Birinci kelebek ateşe biraz yaklaşmış ve üzerinin aydınlandığını görmüş. Arkadaşlarının yanına gelmiş ve:

–Bu ateş aydınlatıcı bir şey!, demiş..

İkinci kelebek bununla yetinmeyerek daha fazla şey öğrenmek istemiş. Biraz daha yaklaşmış ve ısındığını hissetmiş… Demiş ki:

–Aynı zamanda bu ateş ısıtıcı bir şey!

Üçüncü kelebek bununla da yetinmemiş, Biraz daha biraz daha yaklaşmış. Bir anda ateşin kanatlarını yaladığını hissetmiş ve yanmış kanatlarıyla geri dönmüş… Şöyle demiş:

–Ve bu ateş yakıcı bir şey!

Sonuncu kelebek daha da çok şey öğrenmek istiyormuş. Biraz yaklaşmış, aydınlandığını görmüş. Biraz yaklaşmış, ısındığını hissetmiş. Biraz daha yaklaşmış, ateş kanatlarını kavurmuş.

 

ve biraz daha yaklaştıktan sonra tamamen yanan kelebek “poff !” diye ortadan kayboluvermiş…

 

Ateşin gerçekten ne olduğunu belki bir tek o öğrenmiş ama geri dönüp söyleyememiş… Çünkü o kaybolmuş ateş içinde ve BİR ŞEYİ, ANCAK İÇİNDE KAYBOLAN BİLİRMİŞ!

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar