YİTİRDİĞİN HER ŞEYDE KAZANDIĞIN BİR ŞEY VAR
Reklam
  • Reklam
Hicran Dağlı

Hicran Dağlı

YİTİRDİĞİN HER ŞEYDE KAZANDIĞIN BİR ŞEY VAR

03 Haziran 2020 - 10:55

Bir gün bir doktora, gerginlik ve tedirginlikten şikayetçi olan bir hasta gelmiş.

 

Yapması gereken çok işinin bulunduğunu fakat kendisinin rahatsız, işlerin ise beklemeye tahammülü olmadığını söylemiş.

 

Doktor: “Bu işleri başka biri yapamaz mı, ya da bir başkası size yardımcı olamaz mı?” diye sormuş.

 

Adam, “Onları yalnız ben yapabilirim. Bütün işler bana bakıyor!” diye cevap vermiş.

 

Doktor; “Sana bir reçete vereceğim. Bu reçeteyi aynen tatbik etmen gerekiyor!” diyerek, yazıp eline vermiş.

 

Adam reçeteyi eline alıp baktığında, hayretler içinde kalmış.

 

Reçetede; her gün en az iki saat işi bırakıp yürüyüş yapacaksın ve her haftanın yarım gününü bir mezarlıkta geçireceksin yazıyormuş.

 

Hasta adam, “ Yürüyüşü anladık ama neden mezarlık?” diye sormuş.

 

Doktor: “Oraya gidip mezar taşlarına bakmanı istiyorum. Mezarlıklar, kendilerini vazgeçilmez sanan insanlarla doludur. Sen de onlar gibi ölüp mezarlığa gömülünce, 

kendinden başkasının yapmasına imkan olmadığını zannettiğin işlerin, başkaları tarafından da yapılmaya devam ettiğini göreceksin” demiş.

 

Evet, bulundukları noktada kendilerini vazgeçilmez gören; halbuki orada, problem çözmek yerine problemin bir parçası olduğunun farkına varmayan insanlar için de doktorun reçetesi geçerli değil mi?

 

Aslında, kendini bu hasta adam gibi gördüğü sürece, herkes için geçerli bir reçete...

 

Unutma değer verdiğin insan sana değer vermiyor ve kendi değerini anlamıyorsa, bırak kendi değeriyle kalsın?

 

Bir yazar: “Hayat yaşandığı kadar vardır. Gerisi ya hafızalardaki hatıra ya da hayallerdeki ümittir. Hüsranı ise tek bir yerde kabul ediyorum. Yaşamak ve mümkünken yaşayamamış olmaktadır” demiş.

 

Değersiz olmak istemiyorsan sadece sana değer vereni bul ve ona öyle bir değer ver ki nefes dahi alamasın...

 

Yitirdiğin her şeyde kazandığın bir şey var. Kazandığın her şeyde, biraz yitirdiklerin...

 

Bu yüzden; birileri ısınıp dururken, unutma senin hiçbir zaman dinmeyecek üşümelerin?

 

Hiçbir şey için ‘benimdir’ deme. Sadece de ki ‘yanımdadır.’

 

Çünkü ne altın, ne toprak, ne sevgili, ne hayat, ne ölüm, ne huzur, ne de keder…

 

DAİMA SENİNLE KALMAZ, KALMAYACAKTIR DA…

 

O nedenle öküze kravat takmanın bir anlamı yok…

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Nazım Tekeloğulları
    4 gün önce
    Her son yeni bir başlangıç, her başlangıç yeni bir son. Emeklilik günlerimi böyle güzel sözlerle değerlendiriyorum. Tekel emeklisiyim ben. Samsun'daki yanan Tekel'i bilirsiniz. Hayallerim gibi yandı o Tekel. Orada çalışıyordum ben. Yarınlar dün oldu. Düşler hiç oldu. Gülüşler soğuk ve serin. Kalbim yaralı ve derin. Ben yanan Tekel'im.

Son Yazılar