VEFA
İsa ABANOZ

İsa ABANOZ

VEFA

23 Şubat 2022 - 09:25

Yozgat'ın bir köyünde Hasan isminde bir delikanlı bir arkadaşının tavsiyesi üzerine Ortadoğu'da bir ülkede iş yapan Japon bir şirkette işe başlar. İşin başında Bay Honaro vardır. Honaro büyük bir mühendis ve titiz bir yöneticidir ve işlerini titizlikle takip eden ve çalışan işçileri de kontrolden geri durmayan işkolik bir Japon’dur.

Bizim Hasan bunun dikkatini çeker, Hasan öğle paydosunda yemekten önce beş on dakika kaybolur ve ikindi çayında da yine beş on dakika küçük yattıkları kulübeye gider ve çay da içmeden işinin başına döner. Hasan hiç işini aksatmadan denileni yapan, çok mütevazı biri olarak Bay Honaro’nun dikkatini çeker. Bir gün Hasan'a istirahatlarda nereye gidip beş on dakika sonra işinin başına dönmesinin sebebini sorar.

O da efendim iş saatleri olduğu için ara vakitlerde namaz ibadetimi yapıyorum, der. 

Bay Honaro akşam istirahati sırasında yapsan çok fazla yorulmaz ve daha geniş bir zamanda ibadetini yaparsın der, tercüman vasıtasıyla. Hasan benim dinimde ibadetin ertelenmesi diye bir şey yok ve her şey bir zamana ve vakte göre yapılır deyince, Bay Honaro bu dini biraz bana anlatır mısın, der.

Hasan efendim akşam mesaiden sonra gelip dilimin döndüğünce ve bildiğim kadar anlatırım, der. O şimdi başlayabilirsin deyince şimdi mesai saati ben şimdi anlatırsam kazancıma haram bulaşır der ve bu Honaro’nun daha bir dikkatini çeker ve mesaiden sonra görüşmek üzere ayrılırlar.

Hasan akşamları Bay Honaro’ya İslam hakkında bildiklerini anlatıyor ve yaşantısıyla zaten İslam'ı temsil noktasında Bay Honaro’nun takdirini kişilik olarak da kazanmış olduğundan bir müddet sonra Bay Honaro Müslüman olmaya karar veriyor.

Bay Honaro bu zaman zarfında İslamiyet’i inceleyip yaşamaya gayret ediyor ve ayrıca Hasan’dan Türkçe ders alıp çat pat Türkçe iletişim kuruyor.

Günün birinde Hasan yıllık izin için memlekete gideceğini söyleyince, Bay Honaro’ya hayat bu gidip dönmemek var deyip helallik istiyor. 

Bay Honaro olur mu gidip dönmemek dediyse de bunlar aralarında anlaşarak karşılıklı adres bilgilerini alıp verirler ve şöyle sözleşirler. Ne olursa olsun her ay bir mektupla haberleşilecek. 

Ve Hasan memlekete gider ve bir daha dönmez ama Bay Honaro her ay düzenli olarak Hasan'a mektup yazmaya devam eder. Bir süre sonra o şirketin işi bitip iş tesliminden sonra Japonya’ya dönerler.

Bir müddet sonra o şirket Türkiye'de küçük bir iş alır ve hemen Bay Honaro o işin başına gitmek istediğini söyler. Şirket yöneticileri küçük bir iş, hiç senin gitmene gerek yok deseler de Bay Honaro Türkiye'ye gelip şantiyeyi kurup düzene koyar koymaz arabasına binip doğru Hasan'ın memleketine doğru yola revan olur. Aslında Hasan'a çok kırgınım ama çok da merak ediyorum, niçin iki yıl geçti de bir tane mektup yazmadı, der durur.

Nihayetinde ezberinde olan o köye vardığında Hasan'ın evini sorar ve eski bir toprak evin önünde arabadan inip seslenir Hasan diye.

Küçük bir çocuk çıkar kapıya bakar ve içeriye kaçar.

Az sonra genç bir hanım gelip buyur beyim, der.

Bay Honaro Hasan evde yok mu, diye sorar.

Kadının gözleri yere düşer ve iki yıl önce izine gelmişti!..  Yutkunur ve evin ihtiyaçlarını almak için şehre giderken kaza yaptı ve öldü, der. Ben de iki küçük çocukla yaşamaya çalışıp Allah'a şükrediyorum deyince, Bay Honaro Hasan iyi ki öldü, Hasan iyi ki öldü, der. Kadıncağız şaşırır ve o nasıl söz öyle beyim deyince, Bay Honaro. Eğer Hasan ölmeseydi ben VEFA'nın öldüğünü sanacaktım. Böyle güzel bir dinde değerler ölmemelidir, der.

Kadın siz kimsiniz, dediğinde Bay Honaro, kendisini tanıtınca kadın içeriden bir tomar mektup getirip Honaro’nun önüne koyar ve Hasan’ıma gelen mektupları saklıyorum, der 

Bay Honaro, onlara şehrin merkezinde güzel bir ev alır ve hesaplarına yüklü bir miktarda para yatırarak çocukların okumasını ve onlara düzenli olarak para göndereceğini söyler ve şöyle tembihte bulunur: Lütfen bu çocukları Aynı Hasan gibi yetiştirin. Onlardan irfan gözyaşları ile ayrılır. Not: Bu yaşanmış gerçek bir hadisedir. Allah'a emanet olun.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Ali Osmanoğlu
    4 ay önce
    Hikaye güzel. Keşke gerçek olsaydı. Yozgatlı hasan. Soyadı yok. Kimbilir yozgatta kaç hasan var. Yozgatın bir köyünden. Hangi köy. Ortadoğuda bir ülke. Hangi ülke. Japon honaro. Japonyada honaro isminde binlerce insan vardır. Hangi honaro.

Son Yazılar