PANDEMİ, EMEKÇİLER VE AKILDA KALAN SORULAR 
Reklam
Miraç ÖZTÜRK

Miraç ÖZTÜRK

YAZI İŞLERİ

PANDEMİ, EMEKÇİLER VE AKILDA KALAN SORULAR 

08 Temmuz 2020 - 09:11

Pandemi sürecinden toplumun her kesimi etkilendi. Özellikle iş yaşamı adeta felce uğradı. Müşteri sayıları yarıya düştü. Destekleri alabilenler biraz nefes aldı, alamayanlar battı. Kısacası ortaya eşi benzeri görülmemiş, daha önce deneyimlenmemiş bir süreç çıktı.

Pandemi herkesi etkiledi ama asıl etkilenen ise yine çalışanlar, emekçiler oldu. Devlet geç de olsa pandemi sürecinde işten atılmayı yasaklama ya da kısa çalışma ödeneği verme gibi ferahlatıcı hamleler yaptı ama bunlar da yine çare olamadı. 

Bunca çaresizlik arasında işten atılma korkusunu yaşayan, pandemi sonrası çalıştığı yerin kapanacağı endişesiyle işine devam eden, kısa çalışma ödeneğini noksan alan, hiç almayan, alıp patronuna geri veren... 

Bunların olduğu bir pandemi döneminde ne kadar normalleşebiliriz? 

Hayat sadece rakamlar değil. Tıpkı her gün açıklanan ve düştükçe sevindiğimiz ama her akşam canların kaybedildiği, birilerinin annesi, babası, eşi, kardeşi gibi...

Rakamları kendi lehine düzenleyenlerin da var olduğunu düşününce, gerçekler sayısalın önüne geçiveriyor. Orası da ayrı bir değerlendirme konusu tabii.

Kısa çalışma ödeneği alıp tam gün çalışanlar, ödeneği çekip patronuna bir kısmını geri verenlerin var olduğu gibi, devletin ödediği kısa çalışma ödeneğinin aslında kendilerinin hakkı olan işsizlik maaşından düşeceğinden habersiz olan binlerce potansiyel işsizin de olması; aslında görünen ile yaşanan arasındaki uçurumu da gözler önüne seriyor. Ve bu durumu yalnızca yaşayanlar biliyor. 

Tüm bunların yanında pandemi nedeniyle günden güne artan ama emekçinin, işçinin, memurun kendi bütçesine yansımayan "güncellemeler" de yok değil.

Ekmeğe, ete, süte, ulaşıma, giyime, akaryakıta yapılan "güncellemeler" ortadayken, enflasyon oranına göre maaşına zam yapılan milyonlarca insanın düştüğü durum da ortada. 

Maaşa gelince enflasyon oranında yapılan zam, mecburi tüketim kalemlerine gelince neredeyse 3 katı. 

Peki, tüm bunlar ışığında, asıl sormak istediklerim neler? 

Aslında olması gerekenlerin yapılıp yapılmadığını merak ediyorum, o kadar...

Mesela; 

İşverenlerin bu süreçteki uygulamaları gerekli kurumlar tarafından denetleniyor mu?

Kısa çalışma ödenekleri hakkında ortaya atılan bu iddialar gerçek mi?

Devletin yatırdığı parayı çekip, tekrar patronuna geri verenler var mı?

Devletin resmi kayıtlarında olmayan ama pandemi sürecinde bile çalışan kayıtdışı işçilerle ilgili neler yapıldı?

Pandemiyi fırsat bilip bizim adına yıllarca "zam" dediğimiz ama birilerinin ısrarla "güncelleme" dediği uygulamalar ile ilgili bir denetim söz konusu mu?

Ve bunlar gibi onlarca soru...

Birileri bu soruları sesli ya da sessiz soruyor. Ama bu zamana kadar ne kayıtlarda ne de gündemde bu soruların cevabına ilişkin bir şey yok. 

Normalleşme adı altında girdiğimiz süreç, işçilerin, emekçilerin, çalışanların daha çok mağdur olduğu, hak kayıpları yaşadıkları bir zamanı mı götürecek bizleri yoksa gerçekten özlediğimiz, müreffeh, herkesin hakkını hakkaniyet ölçüsünde aldığı, kayıtdışının olmadığı, işsiz kalma kaygısının son bulduğu, normal günler mi yaşayacağız...

Bekleyip göreceğiz...

Selam ve saygıyla...

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar