SUPER MARİO'DAN ŞİRİNLERE BİR MANTAR HİKAYESİ 
Reklam
  • Reklam
Miraç ÖZTÜRK

Miraç ÖZTÜRK

YAZI İŞLERİ

SUPER MARİO'DAN ŞİRİNLERE BİR MANTAR HİKAYESİ 

26 Ekim 2020 - 08:34 - Güncelleme: 26 Ekim 2020 - 08:35

Mantar dediğimiz zaman aklımıza ilk ne geliyor? 

 

 

Benim, çizgi film kahramanı olan Şirinlerle, bir zamanların efsane oyunu Süper Mario...  Hatırlarsınız, Şirinler; mantardan evlerinde yaşayan, her bir Şirin'in ayrı bir meziyetinin olduğu, komün hayatı sürdüren minik mavi yaratıklar... Super Mario da sihirli mantar yediği zaman büyüyen ve güçlenen oyun kahramanı. 

Tabi bunların haricinde de mantarın bizlerin hayatında farklı bir yeri var. Özellikle köy hayatı olanlar doğadan topladıkları mantarlarla çok haşır neşir. Bir de kültür mantarcılığı var ki, o da Türkiye'de gelişmekte olan bir sektör. Eksiklikleri olan, desteklenmesi gereken, ülke ekonomisine ciddi katkı sağlayabilecek ama tüm bunların haricinde de bir "biyolojik dönüşüm" aracı olarak kullanılabilecek bir araç mantar.

Geçtiğimiz günlerde Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Aysun Pekşen'in, Ege Üniversitesi öğretim üyelerinden Erkan Eren ile birlikte hazırladıkları "Türkiye'de Kültür Mantarı Üretimi ve Teknolojik Gelişmeler" başlıklı makalesini okudum. İki değerli bilim insanının kaleme aldığı makalede, kültür mantarı yetiştiriciliğinin güncel sorunları ve çözüm önerileri yer alırken aynı zamanda da mantar yetiştiriciliğinin "dünyaya" faydasından da bahsediliyor. 

Sizlere bu makaleden bir kaç bilgi sunacağım. Bu bilgiler arasında beni heyecanlandıran ve "mantarlara" bakış açımı değiştiren şeyler de var. Sadece, "yemeklik" bir ürün olarak gördüğümüz mantarın ekosistem üzerindeki muhteşem etkisi şaşırtıcı...

EN BÜYÜK ÜRETİCİ ÇİN

Örneğin yenilebilir mantar ile ilgili küresel anlamda 2021 yılı ekonomik beklenti 59,48 milyar civarı. Bu büyük bir kaynak. Ülkemiz için de önemli bir fırsat. Dünyada mantar üretiminin en büyük iki aktörü Çin ile Amerika Birleşik Devletleri. Ama en büyük pay sahibi birçok alanda olduğu gibi Çin. Çin mantar üretiminin yüzde 77'sini karşılarken, ikinci sırada yer alan ABD'nin payı ise yüzde 5. 

TÜRKİYE'DE 65 BİN TONLUK ÜRETİM 

Türkiye bu listede gerilerde ama bizde de önemli gelişmeler söz konusu. Mesela Türkiye'de mantar üretimi 1983 yılında yıllık bin 400 ton iken, 2018 yılının sonu itibariyle 65 bin ton seviyelerine gelmiş durumda. Ayrıca bu alanda her gün yeni bir gelişme ile karşı karşıyayız. Yeni tesisler kuruluyor, şirket evlilikleri yapılıyor, işletmeler modernize ediliyor. Özellikle Antalya, Ankara, Kocaeli, Balıkesir, Gaziantep, Kayseri, Karabük gibi illerde yeni mantar üretim tesisleri kurulmaya devam ediyor. 

Tabi burada mantarın tanıtımı, sofralarda yer alması gibi hususlar önemli. Çoğumuzun menüsünde arka sıralarda yer alan mantar birçok ülkede ana aktör. Çin'de kişi başına düşen mantar tüketim miktarı yıllık 10 kilogramken, ülkemizde bu rakam sadece 800 gram. Mantar, aslında soframızda yer alması gereken bir öğün. Lif deposu, protein kaynağı, anti kanserojen özelliklere sahip çok faydalı bir besin. 

BEYAZ ŞAPKALI MANTAR 

VE İSTİRİDYE MANTARI 

Türkiye'de en çok üretimi yapılan mantar ise Agaricu Bisporus denilen yani bizim bildiğimiz adıyla Beyaz Şapkalı Mantar. Marketlerde, restaurantlarda en çok karşılaştığımız kültür türü. Beyaz Şapkalı Mantar haricinde üretimi yapılan ve son yıllarda artışa geçen bir başka tür ise Pleurotus Ostreatus, yani bilinen adıyla İstiridye Mantarı. Tadı ile görüntüsü ile Beyaz Şapkalı Mantardan çok farklı olan bu tür ile ilgili işletmelerin sayısı günden güne artış gösteriyor. İstiridye Mantarı'nın tercih edilme sebebi ise bir çok tarımsal ve endüstriyel atığın kompost materyali olarak kullanılabilmesi ve Beyaz Şapkalı Mantar türüne göre kompostlama tekniklerinin daha kolay ve ucuz olması... 

Ülkemizdeki mantar "kültürü" ile ilgili bir başka güzel olay ise 2014-2019 yılları arasında Trüf Orman Eylem Planı çerçevesinde yapılan çalışmalar sonucunda Türkiye'de 12 tanesi ekonomik öneme sahip olmak üzere 42 trüf türünün belirlenmiş olması. 

BİYOLOJİK DÖNÜŞÜM 

MANTARLARLA OLABİLİR

Tüm bunların yanında mantarın bizlere ekonomik ve çevresel dönüşümü ne diye soracak olursak da, çok tatmin edici cevaplar alabiliyoruz. Bilindiği üzere Türkiye'de tarım, ormancılık ve gıda işleme endüstrilerinden büyük miktarda organik atık açığa çıkmakta. Mantar yetiştiriciliği, bu atıkları ekonomiye kazandırmanın veya potansiyel olarak değerli kaynaklara dönüştürmenin etkili bir yolu olan biyo-dönüşüm teknolojisinin temel taşı diyebiliriz. Yani çiftçinin atık olarak gördüğü, kimi zaman yaktığı, kimi zaman kullanılmaz hale getirdiği, bir sorun olarak görülen atıklar, mantarlar için en uygun ortamı sağlıyor aslında. Ve bu sayede de biyolojik bir dönüşüm sağlanmış oluyor. Ülke ekonomisine katkısı ise cabası...

Bunun haricinde mantarlar için diğer yetiştiricilik ürünleri gibi sağlıklı toprağa, geniş arazilere de gerek yok. Bugün, üzerinde tarım yapılamaz denilebilecek birçok alanda mantar yetiştiriciliği yapılabilir. Tabiki mantarı "alternatif ürün" sayamayız. Yani fındığa, çaya, kiviye alternatif diyemeyiz ama kullanılmayan arazileri mantar yetiştiriciliği ile değerlendirebiliriz. Mantarın dikey kültür yetiştiriciliğine model olması ve dünyada iklim değişikliklerinden etkilenmemesi de çok önemli bir avantaj. 

ÜLKE EKONOMİSİNE KATKI 

Tüm bunları değerlendirdiğimizde aslında mantar yetiştiriciliğinin ülke ekonomisine ve çevreye katkısını rahatlıkla görebiliriz.  Hem ekonomik katkı hem de sağlığa faydası ile mantar, artık gündemimizi işgal etmesi gereken bir tarım konusu. İyi Tarım Uygulamaları ile de bu alanda önemli gelişmeler kaydediliyor. Elbette ki eksiklikler, çözülmesi gereken sorunlar var. Bunların adresi de bilim insanları, üniversiteler, özel sektör ve kamu desteği. Bu alanda çalışan çok değerli hocalar var. Kamu, bu insanlardan faydalanmalı ve her anlamda artı girdisi olan mantar yetiştiriciliğini ciddiye almalıdır. Samsun da bu anlamda örnek olabilecek kentler arasında. 

Belki işsizliğe tam anlamıyla çare olacak bir durumda değil ama günden güne artan rekabet ortamında, tarımın stratejik bir sektöre dönmesiyle birlikte mantar yetiştiriciliği bizlere olumlu katkılar sağlayabilir. Bizler de bu anlamda üzerimize düşeni yaparsak, hem sağlıklı bir besine sofralarımızda yer açmış oluruz hem de ekonomik olarak gelişime katkı sunarız. 

Sağlıcakla kalın, mantarı sofranızdan eksik etmeyin...

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar