İLMİ SİYASETİ ÖĞRENMEK
MURAT ŞENEL

MURAT ŞENEL

İLMİ SİYASETİ ÖĞRENMEK

28 Eylül 2020 - 08:05

Uzak bir diyarda geçmiş bir vakitte derin bir hocadan ders alan bir genç varmış. Kendince yetiştiğine kanaat getirip hocasından helallik istemiş. Hocası ise tahsilini tamamlamadığını, bir dersinin eksik kaldığını, acele etmeyip bu dersi de alıp eğitimini tamamlamasını tembih etmiş. 
Siyasetin ilmi mi olur diyen genç gerek görmediğini ifade ederek yola çıkmış. Günlerden cuma ve cuma namazı vakti geldiğinden bir camiye girmiş. Vaazı bir köşede dinlemeye başlamış. Birde ne görsün, hoca tam anlamıyla saçmalıyormuş. İşin ilginç yanı cemaat hoca ne derse kafasını sallayarak tasdik ediyor, hiç kime itiraz etmiyormuş. 
Hani ramazan ayında televizyonlara çıkan bir hocamız vardır tıpkı onun anlattığı kıssalardaki gibiymiş durum. Hoca vaazda ellerini açıyor, oturup kalkıyor, cemaat hocaya uymuş, hüngür hüngür ağlıyor. Hoca saçmaladıkça, yağcıları yandan Allah Allah nidaları ile cemaate gazı veriyor, hoca daha cümleyi bitirmeden aminler, fe subhanallahlar…
Bizim ilmi siyaset dersi almamış genç artık dayanamıyor, ayağa kalkıp hocaya sesleniyor: 
-Hoca, anlattıklarına bir bakıver, bu sözler Müslümanı dinden çıkartır. Sana bu cahil topluluktan kimse ses çıkartmıyor olabilir ama anlattıklarına dikkat ediver. Hatalı sözler söylüyorsun der.
Koca camide önce bir kısa süreli sessizlik olur, sonra bir uğultu duyulur. Herkes yerinden doğrulup genç adama doğru döner. Uyanık hoca ise hemen kıvrak zekanın verdiği tecrübe ile cemaate döner:
-İşte dostlarım, sizlere yıllardır anlattığım fesat çıkartıcılardan bir tanesi de aramıza kadar girmiştir. İçimizdeki hainlerden bir tanesi de bu adamdır, haydin şuna haddini bildirelim der. 
Tüm cemaat istisnasız genci dışarı çıkartır ve çökerler tepesine, yer misin yemez misin? İlmi siyaset dersi almayan genç bir güzel dayak yer. Cemaatin içinden birkaç kişi insafa gelir de ellerinden zor kurtulur. 
Bizim delikanlı hemen dersi eksik aldığı hocasının yanına varır ve özür dileyip eksik dersinin de tamamlar. Aradan yıllar geçer, artık icazetini almış ve derslerini tamamlamış vaziyette memleketine dönmek üzere yola çıkar. Yol üzerinde dayak yediği camiye yine uğrar. Aradan geçen yıllardan sonra kimse genç adamı hatırlamaz. 
Aynı hoca yine çıkar vaaz vermeye, önceki yıllardan daha cesur ve daha yeni saçmalıklar eklenmiş bir halde vaaza başlar. İlmi siyaset dersini tamamlamış genç içinden lahavleler çekerek ve sessiz kalarak vaazı ve namazı tamamlar. Cemaat tam camiyi terk edecekken hızlıca hocanın yanına yaklaşıp koluna girer. Yüksek sesle cemaate dönerek:
-Ey din kardeşlerim, koluna girdiğim bu hoca var ya, bu zamana kadar dinlediğim en muazzam alimdir, bence kainat imamıdır, hocanın mübarek sakalından bir tel koparan, saklayan cennete girecektir. Bu hoca kadar kıymetli bir hocadan bir tutam tüy yolmak sizi cennete götürecekse daha ne beklersiniz? Der, demesine de cemaat önce bir süre duraksar, ardından hepsi çökerler hocanın başına, tüm tüyler ve sakalları da yolunur. İlmi siyaset dersini tamamlamış genç dostumuz ise yoluna devam eder. 
Çok bilindik bir öyküdür. Her doğrunun her yerde söylenmeyeceğini, en azından uygun yer ve zamanda, uygun bir dille anlatılması gerektiğini de ifade eden güzel bir örnektir. 
Sevgili dostlar, Samsun ilinde 3 adet yeni maden sahasına ait ihale tamamlanmış olup, firmaların önerdiği ihale bedellerinin yatırılmasından sonra faaliyet alanlarında çalışmalar başlayacaktır. Birçok çevre faciasına yol açan madencilik faaliyetlerinden ziyade doğaya zarar verecek yatırımlara karşı çıkan çevreler gibi, yatırım düşmanı ve vatan haini olarak nitelendirilmekle ödüllendirilme endişemizden değil ama dokuzuncu köyde olduğumdan, ilmi siyaset dersime uygun bir ikazda bulunacağım. 
Burnumuzun dibinde Ordu ili Fatsa ilçesinde bir altın madeni vakası yaşanmaktadır. 2013 yılında hazırlanmış ve onaylanmış 1960 dönüm alanda başlayana faaliyet 2019 yılında ardından kapasite artım talebiyle gündeme gelmişti. Sahanın 3970 dönüm alanı kapsayacak şekilde genişletilmesi sonucunda 1895 dönüm kestane ormanı ve 2052 dönüm fındık alanı yok olacaktır. 
Fatsalı yurttaşlar öncelikle benzer faaliyette olduğu gibi davranmışlar, sessiz kalmışlardır. Ancak duyarlı birçok vatandaş ise diğer örneklerden ders çıkartarak daha bilimsel argümanlar ile maden şirketlerine ve onlara yolu açan kurum çalışanlarına karşın mücadeleye devam etmektedirler. 
Bölgede toplamda 32 sediment ve 11 adet su örnekleri alınmıştır. Alınan örnekler laboratuvar şartlarında tasnif yapılmış, metal analizleri için gerekli miktarlar paketlenmiş ve ön hazırlıklarda dahil olacak şekilde uluslararası akredite bir Kanada firması laboratuvarında, referans materyal ve duplikasyon örnekler gibi kalite kontrol yöntemleri de dahil olacak şekilde analizleri yaptırılmıştır. Sediment örneklerinde AQ250 metodu ile 37 metal, su örneklerinde ise SO200 metodu ile 70 metal bakılmıştır.
Yer kabuğunda ortalama 20 ppm düzeyinde olması gereken kurşun değerleri (ki kontrol gruplarının tamamında buna çok yakın değerler saptanmıştır) madenin çevresinde yaklaşık 5 ila 7 kat arasında daha fazla çıkmıştır. Yapılan çalışmalar ortamda 110 ppm den daha fazla olan kurşun miktarının bu çevredeki canlı popülasyonunun yüzde 50’sini ölümcül düzeyde etkilediğini belirtmişlerdir. Madenin yakın çevresinde bu düzey 110 ppm den daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Madenden uzaklaştıkça da kurşun değerlerinin azaldığı tespit edilmiştir.
Yer kabuğunda ortalama 13 ppm olan arsenik değerleri ise, madenin yakın çevrelerinde 6-7 kat daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Madenin çevresinde 73-93 ppm olan değer, kontrol noktalarında 4-8 ppm çıkmıştır. Bahçeler ve Erenyurt vadisinin Elekçi ırmağına kavuşmuş olduğu bölgedeki bu değer ise 4 kattan daha fazladır.
Kadmiyum değerleri, kurşun ve arsenik değerlerine oranla göreceli olarak daha düşük çıkmakla birlikte, yer kabuğunda 0.3 ppm olan normal değerlerin, maden çevresinde geçildiği belirlenmiştir. Yine 13 nolu istasyonda bu değer 5 kattan daha fazla olduğu belirlenmiştir.
Araştırmada sediment değerlerinin yanı sıra bölgedeki sulardaki ağır metal değerleri de araştırılmıştır. Bu kapsamda yapılan değerlendirmelerde altın madeninin yakın çevrelerinde alüminyum değerleri, madenden daha uzak yerlere oranla 3000 kat daha fazla, kadmiyum değerleri 100 kat daha fazla, bakır değeri 80 kat, demir ve kurşun değerleri ise 100 kat daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda maden çevresindeki su kaynaklarında ciddi oranda ağır metal kirliliğinin olduğunu söylemek mümkündür.
Dostlarım, bu numuneleri alıp deneyleri ceplerinden para verip Kanada’ya gönderip en gelişmiş laboratuvarlarda analiz ettirenler, bu yörenin evlatlarıdır. Maden firması yetkilileri bir süre sonra toprağın altını üstüne getirip, çevreyi, suları kirletip banka hesaplarını şişirmek suretiyle ülkelerine döndüklerinde yine orada yaşamak zorunda kalacak insanlardır. Hepsi de vatansever, milliyetçi ve yerli insanlardır. Bu kıymetli çalışmaları yapanlara selam olsun.
Şimdi ilmi siyaset eğitimini tamamlamış genç gibi diyoruz ki; Samsunlu hemşerilerimiz Vezirköprü, Havza, Kavak ve İlkadım ilçeleri sınırlarında kalan maden sahalarında yapılacak faaliyetler için biz yerli ve milli Samsun evlatları olarak su ve sediment numunelerini Fatsalı yurttaşların tecrübelerinden istifade ederek almaya başladık. 
Ülkemizin altını üstüne getirerek aşağıda kalan milli serveti yeryüzüne çıkartarak ülkemize elde edilecek maddi gelirin yüzde 1-2’sini kazandıracak, harap olmuş bir çevre, kirlenmiş sular bırakacak maden şirketlerinden Allah razı olsun. Hepsi cennetlik, hatta onlara yardım etmeyip engel olanların da yatacak yeri yoktur. 
Kalın sağlıcakla…
 

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Havva Yurdunuseven Bayzat
    3 hafta önce
    Rant uğruna güzelim memleketimiz talan ediliyor. Çok güzel anlatmışsın da dinleyen kim
  • Ahmet Berber
    4 hafta önce
    Kalemine sağlık Murat ağabey

Son Yazılar