• Reklam
DOĞANIN ÖNÜNDE DURULMAZ
Mustafa DÖVER

Mustafa DÖVER

Dünya İşleri

DOĞANIN ÖNÜNDE DURULMAZ

10 Ağustos 2018 - 09:44

Meteorolojinin yaptığı uyarıların ardından Karadeniz'de sağanak, peşine sel felaketleri üst üste geldi.

Samsun'da sağanaktan etkilendi ama Ordu'da felaket yaşandı.

Köprüler yıkıldı, evler işyerleri araçlar sel sularının altında kaldı.

Yüzlerce vatandaş büyük mağduriyetle karşı karşıya kaldı.

Hepimizi derinden üzen bir felaket ortaya çıktı.

Karadeniz ne yazık ki, çok yağış alan sel ve beraberinde heyelan getiren bir bölge.

Kimse doğanın önünde duramaz.

Ama kayıpların ve maddi zararların önüne geçilmesi mümkün.

Doğu Karadeniz Bölgesi'nde özellikle yaz mevsiminin bitimine yakın aralıklarla yağan şiddetli yağışlar büyük felaketler doğruyor.

Doğaya karşı bilinçsiz müdahalede doğa kendisini hatırlatıyor.

Olumsuz cevap veriyor.

Yani doğa insan etkilemişini kabul etmiyor.

Önlemler aslında belli.

Bunun için bilimsel ve mühendislik faaliyetleri ön plana çıkıyor.

Bölgede yerleşim yeri seçilirken bilimsel kriterlere ve mühendislik ölçütlerine uygun davranılması şart.

Dere yatağına veya çevresine yerleşim alanı yapılmamalı, heyelan riski olan dik yamaçlarda evler bulunmamalı, akan su güzergahları daraltılmamalı yani doğa olduğu gibi bırakılmalı insan etkilemişi azaltılmalı.

Türkiye'de AFAD başta olmak üzere, üniversiteler risk haritaları oluşturdu.

Bu bilimsel veriler doğrultusunda yerleşim alanlarının belirlenmesi gerekli ve şart.

Hepimizin güvenliği can ve mal kayıplarının önlenmesi için tek yol.

Bunun başka bir çözümü maalesef yok.

Özellikle insan etkisi, ormansızlaştırma olarak tariflenen bitki örtüsündeki tahribat bölgede uzun yıllardan beri heyelanların tetiklenmesinde faktör oldu.

Yapılan bilimsel çalışmalarda hep bu konulara dikkat çekiliyor.

Meteoroloji tarafından yapılan uyarılar ve AFAD tarafından oluşturulan heyelan duyarlılık haritaları mutlaka dikkate alınmalı.

Konun ne kadar önemli olduğu iyi anlaşılmalı herkes gerekli hassasiyeti göstermeli.

Can güvenliği her şeyin üstünde.

Doğu ve Orta Karadeniz'de 1929 yılından bugün kadar meydana gelen yaklaşık 53 sel, taşkın ve heyelanda 657 kişi hayatını kaybetti.

Yaklaşık 20 kişi de kayboldu.

Maddi hasarlar ise milyar dolarları buluyor.

Bu kadar büyük bir acı tablo ortada.

İnsanları yüzyıllardır yaşadıkları bölgelerden uzaklaştırmak mümkün değil ama dere yatağı veya çevresindeki yerleşim alanlarının güvenli bölgelere taşınması kısa vadede en iyi çözüm olarak ortaya çıkıyor.

Burada devlet ve vatandaş el ele vermeli.

Yoksa çözüm mümkün değil.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar