• Reklam
HİÇ UĞRUNA
Mustafa DÖVER

Mustafa DÖVER

Dünya İşleri

HİÇ UĞRUNA

11 Temmuz 2018 - 09:39

Samsun’da Saathane Meydanı’nda yaşanan olay herkesi derinden üzdü.

Gencecik bir insan yaşamını yitirdi, biri ağır yaralandı.

Polis memuru hanımıyla Saathane Meydanı’na geliyor eşi arabadan iniyor manava gidiyor.

İddiaya göre bu sırada unlu mamuller satışı yapan işyeri sahibi aracın bırakıldığı yerin uygun olmadığını söylüyor dükkanın önünden kaldırılmasını istiyor.

Gerçekten de orada aracı park edecek uygun bir yer yok.

Aralarında tartışma başlıyor.

Arabayı çekersin çekmezsin tartışması kavgaya dönüşüyor.

Kendisine saldırıldığı ve darp edildiğini öne süren polis memuru devletin kendisine vatandaşı, görev başında kendini koruması için verdiği beylik tabancasıyla ateş ediyor.

Mermiler işyeri sahibine ve orada bulunan başka bir kişiye isabet ediyor.

Daha hayatının baharında iki çocuk babası Rasim Sabah, yaşamını yitiriyor.

Bir hiç uğruna başlayan tartışma bir babanın ölümüne, başka birinin ağır yaralanmasına neden oluyor.

Polis memuru ise cinayet ve yaralama suçuyla tutuklanıyor.

Onunda hayatı yıllarca demir parmaklıkların arasında geçecek.

Evet, hiç uğruna iki aile iki yaşam mahvoldu.

Bir memur kendi hayatını ve başkasının hayatını yok etti.

Görevi halkın huzur ve güvenliğini sağlamak olan polis memuru cadde ortasında park yüzünden çıkan tartışmada resmen dehşet saçtı.

Hiçbir gerekçe bir insanın canına kastı meşru kılamaz.

Meslektaşları tarafından gözaltına alınan memur, arabaya bindirilirken kendisine tepki gösteren vatandaşlara da ‘Geri Geleceğim’ diye bağırma cüreti gösteriyor.

Bu nasıl bir kin ve nefret anlaşılır gibi değil.

Artık geri gelecek ne bir insan ne de bir can kaldı.

Park tartışması bir aileye büyük bir acı yaşattı.

Çocukları babasız kaldı.

PARK SORUNU CİDDİ BOYUTTA

Park yüzünden Samsun’da yıllar içerisinde birçok acılar yaşandı.

Çok sayıda ölümler oldu.

Şehrin her bir noktasında ne yazık ki, esnaf ile sürücüler arasında ciddi tartışmalar, kavgalar yaşanıyor.

İş yapmak isten esnaf dükkanının önüne kesinlikle araç park ettirmek istemiyor, sürücü ise burası ‘kimsenin mali değil’ deyip aracını park etmek istiyor.

Ortada her iki tarafta kendince haklı.

Park sorunu, işgal konusunu çok kez gündeme getirmiştik.

Bu işte haklı ve haksız taraf yok.

Kesinlikle kanunlara herkes riayet etmeli, aslında kanunlar harfiyen uygulanmalı.

Tek haklı taraf devletin kanunları.

Kimse kendi kanunlarını, isteklerini uygulamaya yönelmemeli.

Saathane Meydanı veya başka yerde ne esnafın kaldırımı ana yolu kapatmasına izin verilmeli nede sürücülerin parkına.

Ne ‘Dükkan benim önü de benim’ düşüncesine, ne de ‘Aracımı istediğim yere park ederim anlayışına fırsat tanınmamalı’

Caddelerde birçok esnafın el arabası, tırmık, duba aklınıza ne gelirse dükkanının önüne kimse park etmesin diye koyduğunu görürsünüz.

Sürücü gelir kaldırmak ister, esnaf izin vermez.

Yada sürücü park yasak olmasına rağmen en uygusuz şekilde gelir aracı kaldırıma, daracık ala sıkıştırır.

‘İşim 2 dakika geliyorum’ der gider saatlerce gelmez.

Acil bir şekilde buralara geçici park yerleri oluşturulmalı daha doğrusu otopark alanları yaygınlaştırılmalı.

Cadde ve sokaklardaki kaldırım ve park işgalleri denetlenmeli.

Kimse birbiriyle tartışmamalı, kavga etmemeli yaşadıkları sorunları zabıta veya güvenlik güçlerine bildirmeli.

Sorunu çözecekse devlet görevlileri çözmeli.

Yeni acıların yaşanmaması için acil önlemlerin alınması artık kaçınılmaz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar