YAZACAK NE ÇOK KONU VAR AMA...
Naci Altuncu

Naci Altuncu

Z-YORUM

YAZACAK NE ÇOK KONU VAR AMA...

27 Aralık 2021 - 09:08

 

Yazacak çok konu var. Sanat, çevre, kültür, aktüalite, hatta magazin.  

Yazmak istediğim, kıssadan hisse küçük hikayeler, kısa anekdotlar var ama yazamıyorum.  

Gündem ekonomi. Faiz, döviz, altın, kur, kur garantili TL, mevduat, vade, almak, satmak, bankadaki ya da yastık altındaki paralar, bilinen bilinmeyen ve en kötüsü çoğu uydurma ekonomik reçeteler, gerekli gereksiz siyasi tartışmalar gündemi belirliyor. Bizde o gündeme takılıp gidiyoruz. 

Dolar, bir çıkar bir iner. Çok çıkar ama az iner. Bir ay önceki seviyesinden 4-5 puan üzerine kadar indi, bir bayram, bir şenlik. Yangından ne kurtarırsak kardır mantığı bu olsa gerek. 

Şimdi hedef dolarda 9 TL’ye inmek. Öyle diyorlar. Olursa bankalardaki kur garantili mevduatlar, olmayan paradan faiz mi alacaklar. Örneğin, 1.000 doları 12 TL’den 1 yıl vadeli yatırdık. Yani 12.000 TL bankada. 1 yıl sonra yüzde 14 faizle toplam 13 bin 680 TL eder. Diyelim hedef tutturulur, kur 9 TL’ye inerse, bankadaki parayı tekrar dolara çevirdiğimizde, 13 bin 680: 9= bin 520 dolar olur. Yani kur düşse de kazanç, çıksa da kazanç (farkını alacağız). Yani bankada olmayan 520 dolar içinde faiz işlemiş olacak. 

Kazan kazan bu mudur acep. 

Kaldı ki bu çıkış mıdır,  sorunu çözer mi? Sanmam. Birde tüm mevduat sahipleri (1 milyon doların üstünde parası olanlar) paralarını kısa bir zaman sürecinde dolara çevirdikleri zaman hazine buna yeterli parayı bulabilecek mi? 

Sorular sorular… 

Benim kafamda karıştı. Geçelim. 

Bir gerçek var. Ekonomimiz sıkıntıda. Herkesin ekonomisi sıkıntıda. Bu ülke üretmiyor. Üretmeyince kriz üstüne kriz yaşanıyor. 

Yeni denilerek sunulan ekonomik modele gelince; görünen o ki çalışanların şimdilik çoğunluğu zamanla tamamı, asgari ücretle çalışacaklar. Zaten şu anda bile yüzde 60’dan fazla çalışan asgari ücrete mahkum edilmiş durumda. Bu sayı her yıl artacak. Ben öyle görüyorum. Ha bir de emeklilere,  ortalama asgari ücretin yarısı kadar bir maaş verildi mi amaç hasıl olmuş olur.  

Yeni ekonomik sistem. Üretimi teşvik etmeyen, sadece hamasi nutuklarda “üretim, istihdam, büyüme, refah payı...” diye anlatılan bir sistem. Somut bir adım atılmadı. Bilimsel bir çözüm ortaya konmadı. Bu güne kadar, enflasyonun ne olduğu, neden olduğu açıklanmadı. Finansı yöneterek enflasyonun düşürülebileceği sanıldı. Ama öyle değil. Enflasyon resmi rakamlarda bile her ay arttı. TÜİK rakamları inandırıcı olmadı. 

Bilime göre enflasyon, örneğin; üretilmiş 5 adet kalemi, ihtiyacı olan 10 öğrenci almak isterse o kalemin fiyatı, 5 öğrenci elenene kadar artar. Para çok mal az olursa, ihtiyaçtan az olan malın fiyatı artar. Bunun da adı zamdır. Yani zam, enflasyon demektir. 

Oysa 10 öğrenciye en az 10 kalem lazım. 10 kalem üretildiğinde fiyat dengeli olur. Daha çok üretilirse, kalemin fiyatı ucuzlar. (hiç göremedik.) 

Kural bu kadar basit. Tek çözüm, üretmek. Üretmek için, üretene teşvik, kolaylık, destek. Sen parayı desteklersen, paradan para kazandırırsan, para sahibi parasını üreticiden kaçırır. Faize yatırır. Dövize koşar. 

Üretmeden olmaz diyerek konuyu bitireyim. 

Üretmeden ol-maaaazzz.  

CIZZZ!!!

 

EPGİS Başkanı Fesih Aktaş, “Yeni düzenlemeyle akaryakıtta eşel mobil sistemi sonlandırılmış oldu. Bundan sonra gelen indirimler ÖTV'yi karşılayana kadar yansımayacak. Gelen zamlar ise direkt pompaya yansıyacak.” 

Pompanın yaptığına bakar mısınız?

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar