19 MAYIS'IN 100.YILINDA
Nazan ÖNGİDEN

Nazan ÖNGİDEN

19 MAYIS'IN 100.YILINDA

17 Mayıs 2019 - 09:34

19 Mayıs'ın 100. yılında milli mücadelenin büyük önderi Mustafa Kemal ATATÜRK ve milli mücadelenin simgesi Samsun'una ayırdım bugünkü köşe yazımı. Atatürk'ün doğum tarihi tartışmalıdır. Resmi kayıtlarda doğum tarihi ve yeri Rumi 1296/ Selanik olarak geçmektedir. Ayrıca doğum yılı olarak 1881'nin haricinde 1882 ve 1877 olduğunu ileri süren görüşler de mevcuttur. Tüm bu tartışmaları geçersiz kılan ise onun kendisi için doğum tarihi olarak seçtiği "Samsun'a ayak bastığı 19 Mayıs 1919" dur. Gerçekten de 19 Mayıs Mustafa Kemal'in işgal altındaki vatan toprağına Anadolu Güneşigibi doğduğu ve ülkesinin kaderini değiştirdiği çok müstesna bir tarihtir. Hiç şüphesiz Samsun şehri de milli mücadelenin mihenk taşıdır zira buradan başlayan hatt-ı müdafaa, sath-ı müdafaaya dönüşerek kurtuluş savaşına kadar sürmüştür. Bir milletin küllerinden yeniden doğuşuna sahne olan Kurtuluş savaşıise hem ulusal tarihimize hem de dünya tarihine "kurtuluş destanı"olarak nakşedilmiştir.

Açıkçası hiç bir zaman Mustafa Kemal ATATÜRK'ün doğum haritasının peşine düşmedim. Bunun yerine bilinçli bir şekilde onu araştırmayı ve incelemeyi seçtim. Kendi kaleme aldığı ve yaptığı her şeyi- telgraflara varıncaya dek- belgeleriyle açıkladığı NUTUK' u satır satır okudum. Sadece lehinde değil aleyhinde yazılan pek çok kitabı da altını çizerek okudum. Hala da okuyor, araştırıyor ve düşünüyorum...  Ona atfedilen herhangi bir doğum haritasından yola çıkmasam da enerji dilini deşifre etmeyi öğrenen biri olarak ona eşlik eden gökyüzü sembolizmine baktığımda Uranüs/ Kova burcu ve Neptün/Balık burcu enerjilerinin ön plana geçtiğini görmekte zorlanmıyorum. Bu tabloya başka astrolojik göstergeler de ekleyebilirim fakat benim amacım ne onun doğum haritasını yorumlamak ne de bir Kova burcu ya da Balık burcu olduğunu ispat etmeye çalışmaktır. Ancak bu enerjilere vurgu yapmamın astronomik ve astrolojik dayanakları bulunmaktadır. Mustafa Kemal Atatürk, Kova burcunun yönetici gezegeni Uranüs'ün 1781 yılında keşfinden yaklaşık 100 yıl sonra, Balık burcunun yönetici gezegeni Neptün'ün 1846 yılında keşfinden yaklaşık 35 yıl sonra dünyaya gelmiştir. Uranüs ve Neptün jenerasyon gezegenleri olduğundan "kolektif bilinci"etkileme ve biçimlendirme gücüne sahiptir. Bu çerçevede değerlendirdiğimizde Mustafa Kemal bir Kova burcu veya Balık burcu olarak dünyaya gelmemiş olsa bile- ki gelmesi kuvvetle muhtemeldir- bu iki gezegenin yüksek titreşimlerini fazlasıyla taşımaktadır. Genelde bir gezegen keşfedilme arifesindeyken dünyaya yoğun bir şekilde sinyaller göndererek tarihsel süreci hazırlamaya ve hemen ardından da büyük bir enerji patlamasıyla insanların bilincinde ışıldamaya başlar. Zodyak'ın son iki burcuna ait bu yüksek frekanslı enerjiler madde boyutunun ötesine ait olduğundan yeryüzü ölçeğinde doğru kullanılabilmesi bir hayli güçtür. Holotropik (bütünsel) şuur ile yüklü bu aşkın enerjilerin bünyesinde olağanüstü yüksek zihinsel yetenek ve yaratıcı gücün bileşimi olan deha kıvılcımları gizlidir.Çağının bu aşkın enerji sağanağından fazlasıyla payını alan Mustafa Kemal Atatürk dünyaya özgün bir değer katma ayrıcalığını göstermiştir. O, hem devrinin çok ilerisinde hareket eden birdahi (Uranüs/ Kova burcu enerjisi), hem de vatanını düşman işgalinden kurtararak ömrünü milletine adayan (Neptün/Balık burcu enerjisi) üstün bir şahsiyettir. Olağanüstü devrim ve reformlarla ülkesini ileri medeniyetler seviyesine çıkardığı gibi çağın gerisinde kalmış halkının da başöğretmeni olmuştur. Dünyayı yarı sömürge haline getiren emperyalist güçleri bozguna uğratan cesur bir kahraman olduğu kadar, ezilen uluslara da umut olmayı başarabilmiş emsalsiz bir "dünya lideri" dir. 57 yıl gibi kısacık bir ömre sığdırdıkları bu eşsiz dehanın tescilidir. Evet, dünya pek çok dehaya tanıklık etmiştir ne var ki Mustafa Kemal kadar "asil bir deha" ya bir daha denk gelmemiştir. Bilindiği üzere doğa bir dahi çıkarma konusunda fazla cömert değildir. Dünya ölçeğinde bakacak olursak yüzyılda bir dahi çıksa ne ala! İngiltere başbakanı David L.George'nın1922 yılında yaptığı tespit adeta bir itiraf niteliğindedir;

"Yüz yıllar nadir olarak dahi yetiştirir, şu şanssızlığımıza bakın ki, O büyük dahi çağımızda Türk halkına nasip oldu..." 

Şüphesiz bir dehayı doğru kavrayabilmek vasatın üstünde bir zeka düzeyi gerektirir. Bu nedenle çok az sayıda kişi bu üstün insanın kadrini ve kıymetini bilip, ilke ve eserlerini idrak edebilmiştir. Geriye kalan kör yığınlar ona ne kadar borçlu olduğunun ayrıdında bile değildir. Ne yazık ki Atatürk'ün bize teslim ettiği bağımsız ve itibarlı Türkiye'miz bugün iğneden ipliğe varıncaya dek dışa bağımlıdır ve vatan topraklarımız da işgal altındadır. Cumhuriyet değerlerini ve vatan nimetlerini heba etmek gibi bir lüksümüz yoktur. Atamız ve mücadele arkadaşları başta olmak üzere vatanı uğruna cansiperane savaşan adsız kahraman ve şehitlerimiz adına cumhuriyet kazanımlarını müdafaa etmek ve korumak, boynumuzun borcudur. Hepsinin aziz ruhları şad olsun.

19 Mayıs ruhunun yeniden dirilebilmesi için topyekun seferberlik lazımdır. Gazi Paşamızın "Geldikleri gibi giderler"diyen cesur ve kararlı tavrına ihtiyaç vardır. Ancak o zaman 19 Mayıs'ın 100. yılı kutlu, Atamızın da aziz ruhu şad olur...

Yüce Atama sonsuz sevgi, saygı, minnet ve sadakatle...

YORUMLAR

  • 1 Yorum

Son Yazılar