21 ARALIK KIŞ GÜNDÖNÜMÜ
Reklam
Nazan ÖNGİDEN

Nazan ÖNGİDEN

21 ARALIK KIŞ GÜNDÖNÜMÜ

20 Aralık 2019 - 11:02

 

Astronomik açıdan 21 veya 22 Aralık tarihi kuzey yarımkürede kış (soltice) gündönümüdür. Bu tarihte güneş, yay burcundan çıkıp oğlak burcuna geçer ve kış mevsimi başlar. Bu yıl kış gündönümü 22 Aralık sabahı saat 7.20 civarında gerçekleşecek. (*)

Güneş ufkun üzerinde en kısa süre kaldığından 21 Aralık’ta yılın en kısa günü ve en uzun gecesi yaşanır. Güney yarım kürede ise bunun tam tersi geçerlidir. Kuzey yarım kürede bu tarihten itibaren günler uzamaya geceler ise kısalmaya başlar. Ancak gün ışığının karanlığı yakalaması yılın ilk gece ve gündüz eşitliğinin yaşanacağı 21 Mart tarihini bulur.

Takvimsel olarak 31 Aralık’ta dünyanın pek çok ülkesinde kutlanan yeni yılın arka planında yer alan 21(22) Aralık tarihini bu kadar önemli kılan şey nedir? Gerçek anlamda bu tarihte olan şey tamamen astronomiktir. Dini anlamlar sonradan yüklenmiştir.

Sonbahar ekinoksundan itibaren zayıflamaya başlayan gün ışığı 21 Aralık gelip çattığında bir ölüm-kalım savaşı verir. Gün ışığı esir düştüğü gecenin koyu karanlığında can çekişirken bir anda karanlığı delip mucizevi bir şekilde yeniden doğar ancak henüz çok cılızdır ve yeryüzündeki yaşamı yeniden canlandırabilmesi için karanlığa karşı güç kazanması gerekmektedir. 

Güneşin sonu demek yerküremizde bilinen anlamdaki yaşamın da sonu demektir. Bu gerçeği içgüdüsel olarak bilen kadim topluluklar işte bu nedenle güneşin ölümden dönüşü anlamına gelen kış gündönümünü "güneşin yeniden doğuşu" olarak dualar ve dilekler eşliğinde kutlayarak yaşam enerjilerini güçlendirip beslemişlerdir.

Sonradan Hıristiyanlık dini bu astronomik tarihi İsa'nın doğumu ile özdeşleştirip Noel (Chirstmas) bayramı olarak kutlamaya başlamıştır yani yeniden doğan güneşin yerine Hz. İsa'yı yerleştirmiştir. Hıristiyanlık dininin kendine mal ettiği bu günü İslam dini dışlar ve kutlamaz.

Oysa tamamen astronomik bir öneme sahip 21 (22) Aralık tarihinin ne İsa ne de Musa ile bir ilgisi yoktur, sadece doğa ile ilgisi vardır. O nedenle de bu tarih gerçek anlamını tek kutsal kitabı ‘Doğa’ olan kadim Türkler'de bulur. Bu tarih kadim Türklerde yeni yıl olarak kutlanmaz ancak bir ritüel olarak kabul görür. 

Kadim Türklerde doğaya hürmet etmek, şükür etmek ve korumak temel ilkedir. Doğa canlı olduğundan tahrip ve talan edilmez, hiç bir doğal kaynak israf edilmez, ihtiyaç fazlası bitki toplanmaz ve ihtiyaç fazlası hayvan kesilip yenmez. 

Doğada bulunan besin kaynakları sadece insanın hayatta kalmasına yetecek ölçüde itinayla kullanılır. Zaruri durumlarda koparılacak bitki, avlanacak ya da kesilecek hayvandan izin istenir. Çünkü ister bitki ister hayvan olsun doğayı paylaşan tüm canlılar eşittir ve onların yaşam hakkı insanınki kadar kutsaldır. 

Kadim Türklerin yeni yıl olarak kutladıkları asıl tarih 21-22 Mart'a denk düşen doğanın yeniden dirilişi ve ışığın zaferini simgeleyen Nevruz bayramıdır. Günümüzde ise pek çok ülkede olduğu gibi bizim ülkemizde de yeni yıl 31 Aralık’ta kutlanır. Bu kutlamanın önemli bir simgesi çam ağacı süslemektir.

Çam ağacı yapraklarını dökmediği için yaz kış yeşildir. Yeşil renk doğanın yeniden dirilip canlandığı baharın rengidir. Doğanın yarı ölüm uykusuna çekildiği kış gündönümünde, doğanın yeniden canlanacağı baharı çağrıştıran çam ağacını süsleyip, dua ve dileklerle karşılamanın insana iyi gelen yanı dışında başkaca bir anlamı yoktur, geri kalanı zorlamadır.

Yeter ki o çam ağacı doğadan sökülüp evlere taşınmasın. Bulunduğu yerde süslensin ya da ev ve sokaklarda yapay çam ağacı süslensin... 

Aksi taktirde hem bizi bağrına basan doğa ananın hem de doğayı sevip kollamayı ilke edinen atalarımızın ruhu incir... 

(*) Yerküremizin 23,5 derece eğimi nedeniyle güneş her yıl bir burca aynı noktadan girmez. Bazen gün bazen saat bazen de dakika farkı açığa çıkar. Bu nedenle 21 ve 22 tarihleri astrolojik açıdan sınır tarih olarak kabul edilir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar