AY VE GÜNEŞ
Nazan ÖNGİDEN

Nazan ÖNGİDEN

AY VE GÜNEŞ

26 Temmuz 2019 - 09:59

Güneş, Yengeç burcundan çıkıp Aslan burcuna geçti. Aslan burcu özelliklerini tanıtmadan önce Ay ve Güneş hakkında bir ön bilgi vermek isterim. Bilindiği üzere Samanyolu galaksisi içinde yer alan Güneş sistemimizin merkezindeki yıldız Güneş'tir. Ay da Dünya'mızın tek uydusudur. Bir kısım astrologlar hatalı bir dil alışkanlığı nedeniyle Güneş ve Ay'dan gezegen diye söz edince astronomların haklı eleştirisine uğrar. Genellikle astrolojik terminolojide gezegenlerden farklı statüsünü vurgulamak amacıyla bu ikili "ışıklar" olarak geçer. 

Aslan burcu yöneticisi Güneş aydınlığa hükmettiği için gündüzün kralıdır, en kuvvetli ısı ve ışığı Aslan burcunda seyrettiği 23 Temmuz ve 23 Ağustos arasında verir. Yengeç burcu yöneticisi Ay karanlığa hükmettiği için gecenin kraliçesidir, en güçlü ışığı bütün ihtişamı ile parladığı dolunay fazında saçar. Ay en hızlı hareket eden gök cismi olduğundan bir yıl içinde her burçta dolunay fazı gerçekleşir. Güneş ve Ay'ın özelliklerine baktığımız zaman birbirini bütünleyici öğelere sahip olduğunu görmekte zorlanmayız; eril-dişil, aydınlık-karanlık- sıcak-soğuk, kuru-nemli gibi... Güneş (Solar) özellikler ve Ay (Lunar) özellikler dengede olduğu sürece yaşam dansımız uyumludur. Bu eş güdümlü ritimler bozulduğunda ruhsal ve bedensel sorunlar artmaya başlar çünkü yaşamımızın doğal ritmini oluşturan Güneş ve Ay, iç dengelerimizi ayarlayan psiko-biyolojik saatimizin akreple yelkovanı gibi çalışır. Güneş yeryüzünün en görkemli ısı ve ışık kaynağıdır. Aynı zamanda var oluş ve sıhhatli oluş nedenimizdir. Bize yaşama sevinci, canlılık ve dirilik verir. Güneş’in astrolojik sembolü ortasında bir nokta olan dairedir. Bu sembol canlıların hücre yapısına benzetilir, zaten hücreye de yakın mercek tutulduğunda Güneş sisteminin minimum oranda küçültülmüş krokisine benzediği görülür. Bir anlamda Güneş Dünya'nın kalbi gibidir de... Nasıl ki kalp bedenimizin her köşesine kan pompalayıp, kan dolaşımının kesintisiz devir-daimini sağlıyorsa, Güneş de dur-duraksız yeryüzüne yaşam pompalar. Yerdeki karıncadan, gökteki kuşa, okyanusun dibindeki tek hücreliden, toprağın altındaki omurgasıza kadar her çeşit canlıya cömertçe yaşam bahşeder. 

Bir doğum haritasında Güneş bilinci, kişiliği, egoyu, iradeyi, isteği, yaşam gücünü temsil eder. Eril ilkeye karşılık gelir. Olgun erkek ve baba figürleri ile birlikte babacanlığı ve pederşahi düzeni simgeler. Aynı zamanda bir kadının içselleştirdiği erkek imgesine (animus) karşılık gelir (*) Kişilik yapısı ile birlikte eş ve babasıyla ilgili bilgi verir. Güneş emek sarf edip, sürekli beslememiz ve geliştirmemiz gereken potansiyellerimizin ana kaynağıdır. Bir doğum haritasında Ay duyguları, içgüdüleri, tepkileri, ruhsal durumu, mazi ve bilinçaltını temsil eder. Dişi ilkeye karşılık gelir. Olgun kadın ve anne figürleri ile birlikte anaçlığı ve anaerkil düzeni simgeler. Ay genetik aktarımla aldığımız öğrenilmiş davranış kalıplarımızı, tepki ve otomatik davranışlarımızı yönetir. Aynı zamanda bir erkeğin içselleştirdiği kadın imgesine (anima) karşılık gelir. Ruhsal durumu ile birlikte eş ve annesiyle ilgili bilgi verir. Ay, Dünya'mıza en yakın gök cismi olduğundan doğada denizleri ve suları, insan bedeninde ise sıvı ve salgıları yönetir. Nasıl ki denizlerdeki med-cezir olayında etkisi büyükse, insan bedenindeki sıvılar (su, kan) ve salgılar (hormonlar) da Ay'ın özel ritmi eşliğinde dalgalanır, alçalıp kabarır. Ay ruhsal karmaşalarımızın da baş rol oyuncusudur. Asap bozukluğu ve çılgınlık üzerindeki payı küçümsenemeyecek kadar büyüktür. Bu nedenle tıpta kontrol edilemeyen davranışlara "lunacy", belirgin delilik alametlerine de "lunatic" adı verilir. Ay özellikle kadınların biyo-ritmi (adet çevrimi, gebelik, lohusalık, menopoz dönemi) üzerinde etkilidir. Eski Ay takvimine göre 1 ay 28 gün, 1 yıl 10 aydır. Bu hesaba göre 28X10=280 gün yaklaşık gebelik sürecine karşılık gelir. Bu süre tıbbi verilerle de örtüşür. Eski Yunanda "men" sözü Ay, "pausis" sözü ise durma, sonlanma anlamı taşıdığından menopoz Ay çevrimin sona ermesi demektir. Bunun kadındaki karşılığı sadece doğurganlık özelliğinin sona ermesidir kadınlık özelliğinin değil... Gene eskilerin deyişine göre her insan Ay'ın ileri dalga hareketiyle Dünya'ya gelir, geri dalga hareketiyle de Dünya'dan çekilir.

(*) İsviçreli Psikiyatrist Carl Gustav Jung'un kuramına göre; 

“Bir erkeğin bilinçdışı, bütünleyici bir dişi öğeyi, bir kadının bilinçdışı ise bütünleyici bir erkek öğeyi barındırmaktadır.” 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar