KAYBOLAN HAYATLAR
Reklam
Nusret SAĞLAM

Nusret SAĞLAM

KAYBOLAN HAYATLAR

25 Haziran 2022 - 08:34

İNSAN neslinin ait olduğumuz dünya ve hayattaki en büyük sıkıntısı, başkalarına ait ve onların arzu ve isteklerinin kabul gördüğü bir dünyada yaşamaya mahkum olmaktır.

Bu mahkûmiyette bir cinsiyet ayırımı yok.

Kadın, erkek hiç fark etmiyor.

Kendinize ait bir dünyanız yoksa…

O dünyaya ait görüşlerinize saygı duyulmasını başaramamışsanız.

Sizi bekleyen başkalarının hükümranlığında hiçte istemediğiniz bir hayatı yaşamaya mahkum olmaktır.

Günümüz dünyasında, özellikle de bizim toplumumuzda örneklerini çokça gördüğümüz bir yaşam biçimi bu…

Ataerkin ve erkek egemen bir toplumda yaşadığımızı kabul edersek, kadınlarımızın bu gidişat ve kabullerden ziyadesiyle fazla etkilendiğini görüyoruz.

Arzu yok…

İstek yok…

Hissiyat yok…

Duygular yok…

Yitirilmiş ve bir daha asla geri dönüşü olmayacak kayıpları kabullenmek yok.

Peki, ne var?

Koşulsuz teslimiyet!

Erkek yapar ama…

Kadın ise kadınlığını bilmeli.

Çünkü toplum böyle istiyor.

Erkek yaparsa elinin kiri…

Kadın yaparsa etiketli bilmem ne!

Hadi canım sende demeyin.

Etrafımızda ne kadar kadının;

‘Anam ne der?

Babam ne der?

Çevrem ne der?’ korkusuyla nelere, kimlere katlandığını bilmiyor, görmüyor muyuz?

Tükenen ve her türlü duygudan yoksun bir ilişkiyi kaç tane babayiğit kadının sonlandırabileceğini düşünmektesiniz?

Ne yapacak peki?

Sindirilmiş toplumun bir parçası olarak sineye çekecek ve mücadeleyi kaybedecek.

Ve bu kaybın en büyük parçası da ‘kendi hayatı’ olacak tabiatıyla…

 

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar