TEHDİT DE NE DEMEK?
Reklam
  • Reklam
Nusret SAĞLAM

Nusret SAĞLAM

TEHDİT DE NE DEMEK?

04 Mart 2021 - 10:12

 

1991 yılından beri içinde bulunduğum medya dünyası içerisinde kurumsal ve kişisel ilişkilerim, daima toplum menfaatlerinin ve hizmet kalitelerinin geliştirilmesine yönelik olmuştur.

Samimiyetime inanan kurum amirleri, iyi niyetli yaklaşımlarına hep katkıda bulunmayı tercih etmişlerdir.

Bunun son örneğini Atakum Denizevleri Polis Merkezi binasının yenilenme çalışmalarında İl Emniyet Müdürü Dr. Ömer Urhal ile yaşadık.

Bir tespitimi yazmıştım köşemde.

Sayın müdür tespitimi haklı görerek talimat vermiş ve polis merkezi günün şartlarına uygun hale getirilmişti.

Benim de katıldığım küçük bir etkinlikle geçtiğimiz pazartesi günü merkezin yeni haliyle hizmete girmesi mutluluğunu yaşadık.

İşte o törenden ayrılıp eve giderken telefonum çaldı.

Bir kardeşimiz, “Abi, yazdığınız köşe yazısından sonra polis merkezine yapılanları duyduk. Bizimde Eğitim ve Araştırma Hastanesi yemekhanesinde bazı sorunlarımız var. Bizim için de bir köşe yazısı yazar mısın? Belki bize de bir el atarlar” dedi.

“Haberci kardeşlerim önce konuyu yerinde bir incelesinler. Sonrasında ben de köşe yazısıyla katkıda bulunurum” deyip, Gazete Gerçek Haber Müdürü kardeşim Tolga Birgücü’yü aradım.

Kendisinden konuyu yerinde inceleyip, varsa soruna vakıf olmasını ve haberleştirmesini rica ettim.

O da gerekli inlemeyi yapıp, edindiği istihbarat neticesinde gazetenin 3 Mart 2021 tarihli nüshasında “Ceset Bile Taşıttılar” manşeti ile bir haber yapıyor.

‘Bugün taşıyoruz’ demiyorlar ama geçmişte taşıdıklarını ifade ediyorlar.

Kovid-19 hastalarının odalarına servis yapıp, temizlik yaptıklarını ve güvenlikçilere verilen kadroların kendilerine de verilmesini talep ederken, işten atılma korkusundan sendika üyesi bile olamadıklarını ifade ediyorlar.

Sonra?

Sonra ortalık birden karışıyor.

Vay, sen misin böyle demeç verip, hastaneyi şikâyet eden’ deyip, sözleşmeleri yemekhane hizmetlerini içeren personeli tek tek çağırıp, sorgulamaya başlamışlar.

Sadece sorgulamakla da kalmayıp bir de işten atmakla tehdit etmişler.

İçeriden gelen bilgi sorgulayanın sayın başhekim olduğu idi.

Tolga Birgücü’ye, başhekimi arayıp kendisini bilgilendirmesini ve işçilerin bazı ifadelerinin geçmişe yönelik olduğunu belirtmesini ve işçilerin işten çıkartılma tehdidiyle sindirilmeye çalışılmasının hatalı olduğunu söylemesini istedim.

Sayın başhekim telefona çıkmamış, adres olarak insan kaynaklarını göstermiş. 

Gazeteci herkesle görüşür sayın başhekimim, hiç beis yok.

Ama tehdit ne demek?

Hangi devirde yaşıyoruz?

Şirket istiyor diye, insanları köle gibi kullanmak hakkını kim kime veriyor?

Kölelik, bir dönem Amerika’da modaydı.

Kunta Kinteler’in dönemi sona ereli de çok oldu.

Bakın, bu haberi ben istedim.

Çünkü insanlar benim, onlar için bir şeyler yapabileceğime inanıyorlardı.

Garip gureba ile uğraşmak yerine gelin benimle uğraşın.

Buradan Sayın Valimiz Zülkif Dağlı ile Sayın İl Sağlık Müdürü’ne sesleniyorum…

Lütfen bu işe bir el atın.

Derdini söyleyenin, dokuz köyden kovulmasına engel olun…

 

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar