ZAM ÖZGÜR DÜŞÜNCE VE ÖLÜM
Nusret SAĞLAM

Nusret SAĞLAM

ZAM ÖZGÜR DÜŞÜNCE VE ÖLÜM

14 Aralık 2021 - 08:00

BAŞLIĞIN bir karamsarlığı resmettiğinin farkındayım.

Hani en başa, ‘Doğum’ yazsaydım cümlenin tamamı, hayatın kendisini ifade ediyor diyebilirdim.

Ama her kelime bence yaşadıklarımızı ifade ediyor.

Sabaha hangi ürüne veya neye zam gelecek diye geçirmiyor muyuz içimizden?

Çoğumuz ipin ucunu kaçırdığımız için kanıksadık belki…

Zaten aksini düşünsek de yapacak bir şeyimiz yok.

Zira devletin iradesine karşı çıkacak halimiz yok.

Zam olayına, bu furyaya eklenen mezarlık ve huzurevi ücretlerini sosyal medyada okuduktan sonra takıldım.

Bu devirde en çok para eden toprak ve hizmet olduğunuz göre yapılan zamlara, ‘Neden’ diyemiyoruz elbette…

Hayatım boyunca doğru bildiklerini eğmeden bükmeden yazan ve konuşan biri olarak bu ülkenin her ferdinin de aynı davranış biçimini benimsemesini savunan biriyim.

Tabii bu fikri beyan içindeyken konunun muhataplarına, devlet büyüklerini asla ve kata yakışıksız söz ve ifadeler kullanmamak kaydıyla…

Birey olarak hepimiz kendi hayatlarımızı yaşıyoruz.

Belli zorluklar ve sıkıntılar içindeyiz çoğumuz…

Hal böyle olunca durumumuzu ifade etmek ya da yaşadıklarımızı paylaşmak için bize uzatılan mikrofonlara bunu söylemek, bir defa her şeyden önce en insani hakkımız olmalı.

Bugün ülkemizde herkesin bir televizyon kanalı açacak maddiyata sahip olamayacağı gerçeğiyle, bu açığı youtube, facebook kanalları aracılığıyla kapatmaya çalışan ve medya görevi yapan kişiler sokaklarda insanlarla röportaj yapıyor ve bunu halk ile paylaşıyor.

Düzeni bozmayacak, devlet iradesini küçük düşürmeyecek ve hakarete geçit vermeyecek her türlü haberciliğin yapılmasında hiçbir beis görmem.

Bu tarif içinde kalarak görev yapanların da suçlu ilan edilmesine gönlüm razı olmaz.

Halkın önüne bir şekilde çıkmış olan herhangi birimizin her söylenenin, her yazılanın bizi okşar mahiyette olmasını beklemek, gerçeklere sırt dönmektir.

Bizden beklenen;

Yapıcı, yönlendirici ve yol gösterici tenkitlere karşı açık ve anlayışlı olmamızdır.

Ölüme gelince…

Kaçışımız yok.

Bir gün gelecek ve bizi de bulacak.

Ben öldükten sonra, şu mezarlıkmış, bu mezarlıkmış, fiyatları şöyleymiş fark etmiyor.

‘Mezar çok para ama kefene para alınmayacakmış’ diyorlar ya beni ilgilendirmiyor.

Ölüme karşı koyacak gücüm de, maharetim de yok.

Elbette sizin de…

O zaman yaşarken, ne kadar bilginiz ve maharetiniz varsa, koyun derim dertlerin önüne…

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar