KRİTİK ÜÇ PUAN...
Ömer BİNGÖL

Ömer BİNGÖL

KRİTİK ÜÇ PUAN...

11 Şubat 2019 - 08:52

Ligin ikinci yarısına sıkıntılı bir giriş yaptığımız doğrudur.

Oyuncu topluluğumuzdan beklentilerin yüksek olduğu da doğrudur.

En önemli doğru ise bizlerin, saha içerisinde oynanan futbolun gerçeklerini kabul ederek camiamız adına üstümüze düşen görevi yapmak gibi bir sorumluluğumuz olduğunu unutmamaktır.

Gelelim maça...

Tabii ki öncelik sayın Taşdemir’in tercihleri ve bu tercihlerin saha içi performansa pozitif ve negatif etkileri üzerine olacak.

Sayın Taşdemir’in birinci öncülüğünün belirli ve istikrarlı bir 11 olduğu hepimiz biliyoruz.

Ve bunun içinde kendisinin en azından Antep ile bay geçilecek hafta sonuna kadar zamana ihtiyacı olduğu ortada.

Tabii ki bu süreçte sahadan üç puanla ayrıldığı her doksan dakika sonrası işini daha kolay, daha kısa sürede ve haliyle daha stresiz bir şekilde yapacak.

Bu noktada başta sayın İsmet Taşdemir ve sayın Yücel Uyar hocalarımız nezaretinde tüm teknik ekibin geceli ve gündüzlü bir şekilde enerjilerini bu konuya ayırdıklarını biliyoruz.

Umarız bizlerde en kısa sürede bu dokunuşların farkını sahada üstüne koyarak giden bir takım izleyerek yorumlamanın mutluluğunu yaşarız.

Bu hafta takımda gerek oyuncu gerekse oyun kurgusu adına önemli değişikliler gözledik.

Bu hamleler teknik heyet tarafından yapılması zorunlu fakat bir o kadar da büyük riskler taşıyan hamlelerdi.

Özellikle defans dörtlüsü ve önlerinde oynayan iki orta saha oyuncusunun biran önce birbirleri ile oynama alışkanlığını kazanmaları gerekiyor.

Bu hafta defansın merkezinde 11’de ilk defa yan yana oynayan Nuri ve Cenk’in Erhan ve İshak ile uyumsuz bir görüntü içerisinde olduğunu söyleyebiliriz.

Bir de buna Okan ve Oğuz ikilisinin defans bloğu ile birlikte hareket edememesi eklenince pas hatlarının çok fazla olduğu bir maç izledik.

Geriden oyun kurmakta zorlandık.

Bu hafta oyun kurgusu adına en önemli fark ise ön kenar oyuncularının tercihi noktasında yaşandı.

Ramazan ve Samet maç genelinde kendi kanatlarını kullanarak içeri kat ederek oynamak yerine daha çok çizgileri kullanarak oynadılar.

Bu sistem ile oyuna derinlik kazandırıldığı anda daha etkili kenar atakları yaptığımızın görmüş olduk.

Ön bölgede ise oyuna girdiği an itibariyle Kubilay bu takımın on numarasının ne şekilde oynamak zorunda olduğunu bizlere gösterdi.

Özellikle altını çizmemiz gerek bir nokta var.

Çok geniş bir kadro yapısına sahibiz.

Ve antrenör çok yeni.

Şu aşamada oyuncu tercihlerini tartışmak futbolun doğasına ters.

Yazının başında belirttiğim bizlerin kabul etmemiz gerek saha içi gerçekler ise;

1- Bu saatten sonra ligin sonuna kadar net bir oyun formatı ve şablonuna sahip olmamız mümkün görünmüyor.

Yani maçları eğer kazanacaksak futbolcu topluluğunun bireysel çabaları ön planda olarak kazanacağız.

2- Bir başka değişle eğer kaybedeceksek, bu büyük ihtimalle bireysel hatalardan kaynaklanacak.

Defans bloğu ve ön liberoları sağlam ve beraber oynayan bir ekipten oluşturduğumuz anda hatadan kaynaklanacak kısmın büyük ölçüde önüne geçme şansımız var.

Önde oynayan oyuncularımızda her biri tabiri caizse araya bir tane sıkıştıracak kapasitenin üzerinde.

Yeter ki sahada mücadele için gerekli enerjiyi üretelim.

Sonuç: Eyüpspor maçı futbolcularımızın konsantrasyon, mücadele ve özveri anlamlında etkili olduğu bir maç.

Kazanım:

Bu hafta gerek oyuncu topluluğu gerekse kenar yönetiminin stresi doğal olarak hareketlerine ve ifadelerine yansıyordu.

Bu negatif etkenin ortandan kalkması adına çok kritik bir üç puan.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar