• Reklam
PROFESYONEL FUTBOL KULÜPLERİNDE KRİZ YÖNETİMİ… 
Ömer BİNGÖL

Ömer BİNGÖL

PROFESYONEL FUTBOL KULÜPLERİNDE KRİZ YÖNETİMİ… 

16 Nisan 2018 - 08:52

Ligin ilk yarısı henüz bitmiş ve devre arası müthiş bir kriz ile boğuşuyorduk. 
Tahta kapalı, hiçbir zaman hak etmedikleri hak edişlerini alamayan futbolcuların  büyük bir bölümü federasyona baş vurarak sözleşmelerindeki serbest kalma maddelerini hayata geçirmeye çalışıyor. 
Bazıları serbest kalıyor bazıları ise kendilerine kulüp bulamadığı ya da ödemelerinin bir kısmı gerçekleştirildiği için kulübe geri dönüyor. 
Sayın TUTU “SAMSUNSPOR ARTIK YÖNETİLEBİLİR BİR KULÜP “ hatırlatayım dedim. 
Tabi bu krizlere camia olarak yabancı olmadığımız ortada. 
Özellikle sayın Tutu yönetimi döneminde camianın uğradığı erezyon ve tahrip kolay kolay düzelecek gibi değil. 
Bunları yazmamın bir sebebi var. 
Bugün ki mağlubiyetin sebepleri aslında çok net bir şekilde ortada. 
Futbolcu topluluğu, teknik ekip ve eski yönetimlerin yapmış olduğu hatalar ve bunun neticesinde taraftarın pasivize bir şekilde olayların dışında ama  kendi içindeki bölünmüşlük neticesinde tepkisizliği sonucu olaylar şuan içinde bulunduğumuz noktaya kadar geldi. 
Eskişehir maçı tünelden önceki son çıkış. 
Denizli maçı ise çıkmaz sokak. 
Peki Samsunspor ‘un statüsü nedir??? 
Profesyonel bir futbol kulübü.
Peki Samsun şehrinin özelliği??? 
Bir futbol kenti olduğumuz söylenir durur. 
Eskişehir de maçı izleyen herkes bir futbol şehrinin ve taraftarının gerektiği noktada nasıl devreye girdiğine tanıklık etti. 
Lig başında ise yaşadıkları maddi kriz neticesinde taraftarı yaklaşık 7000 kişi bir araya gelerek takıma destek olmuştu. 
Peki bu noktada bizde durum nedir??? 
Profesyonel futbol kulüpleri özellikle son yıllarda maddi sıkıntılar neticesinde büyük krizler yaşıyor.
Bunu aşabilmek için ise şehir olarak bir bütün halinde reaksiyon göstermeniz gerekiyor. 
Maçları aklım erdiğince teknik yönden analiz etmeye gayret ederim. 
Eskişehir deplasmanına dair de bir takım notlar aldım aslında fakat bunu paylaşmak inanın bana anlamsız geliyor. 
Bugün sahada bulunan futbolcu topluluğu benzeri bir grup Samsunspor forması ile gerçekten 5-0 ‘lık ağır skorun dışında tam anlamıyla hepimizde büyük bir hayal kırıklığı yattı. 
Peş peşe gelen goller ve kırmızı kart tamam doğru bunlar oyun planında yok ama ister skor anlamında isterse sayısal anlamda rakibe karşı bu kadar aciz ve mahkum oynamanın bir izah var mı? 
Yaklaşık 10 saatlik bir yolculuk sonucu sizlere destek olmaya gelen taraftara bunu izah etmek bence mümkün görünmüyor. 
Bu futbolculara kanımca ligin son 3 haftasından önce bazı yaptırımlar uygulanması gerekiyor. 
Bazen ödül motivasyon için yeterli olmuyor. 
755 bin TL’lik primi duyduğunda birçok arkadaşımız bunun futbolcuların üst düzey mücadele ve performans sergilemesi için yeterli olacağını söylüyordu. 
Ama  demek ki ödülün yeterli olmadığı yerde farklı bir motivasyon şekli olan yaptırımın model alınması gerekiyor. 
Bunun için taraftarından üzerine düşen sorumluğu yerine getirmesi gerek. 
Tabi her şeyin pamuk ipliğine bağlı olduğu bu günlerde gerek söylem gerekse eylemlerimize dikkat etmemiz hayati öneme taşıyor. 
Bakın Denizli maçının çıkmaz sokak değil de tünelin ucundaki ışık olmasını istiyorsak hepimiz bu hafta üstümüze düşeni yapmalıyız. 
Futbolcuların da ayaklarını denk almasında fayda var. 
Son 3 haftaya Besim Durmuş ‘un yerine camiamızı ve yapısını bilen bir antrenörle anlaşarak çıkabilirsek bunun da takıma pozitif bir hava katabileceğine inanıyorum. 
Her ne kadar bu işler son maçın son düdüğüne kadar gidecek olursa da kanımca Denizli maçı ya çıkmaz sokak ya da tünelin ucundaki ışık gibi olacak.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar