BİZE BİR ŞEY OLMAZ MI?
Reklam
  • Reklam
Süleyman SALUR

Süleyman SALUR

BİZE BİR ŞEY OLMAZ MI?

18 Mart 2020 - 09:34

Bir gün ara ile yurtdışı ve yurt içi havaalanlarındaki karantinada kalma şartlarına muhatap kalmadan nihayet ülkeme kavuştum.

Bu süre içinde yazılarıma ara vermek zorunda kaldığım için okuyucularımızdan özür dilerim.

Biz Türk usulü tokalaşma, yanaklardan ve öpüşme ile dostlarımızı karşılarız.

Ancak bazı Avrupa ülkelerinde yanaklardan 3 kez öpüşülür.

Rusya’da ise yanaklardan öpüşme erkekler de bile dudaktan öpüşme şeklinde biraz daha abartılıdır.

Ne yazık ki biz millet olarak bazı konularda duyarsız olmaktayız.

İstanbul’da otoban kenarlarında otostop yapan yabancı hayat kadınlarında zaman zaman yapılan sağlık kontrollerinde AİDS tespit edilir.

Buralarda bazı kişiler ile yapılan röportajlarda, “Bazı kadınlarda AİDS şüphesi var, neden buralardan hanım arayışındasınız” şeklindeki sorulara “Biz Türk’üz. Atın ölümü arpadan olsun, bize bir şey olmaz” gibi absürt cevaplar ile karşılaşılmaktadır.

Öte yandan geçen hafta cuma namazı için mahallemizdeki camiye iki misafir arkadaşımla namaza gittik.

Hoca vaazında, “Muhterem cemaat biliyorsunuz dünyayı saran musibet az da olsa bize sıçradı. Türk düşmanları yine ortaya çıktı. Sayın Cumhurbaşkanımızın dünya liderliğini çekemeyen dış mihraklar hastalıklı bir insanı yurda sokarak virüs bulaştırdı” şeklinde akıl almaz kelimeler ile propaganda yapıyordu.

Dayanamadım ve bağırdım: “Hoca saçmalama ne alakası var, bu musibetin bize bulaşmasında.”

Cemaatten bazı kişiler de beni destekler sözlerle hocayı yüksek sesle eleştirdiler.

Namazın bitmesini bekledik ve herkes gittikten sonra hocanın yanına gittik.

“Hocam vaazınız Diyanetten mi geldi, yoksa tamamen sizin yorumunuz mu?” diye sorduk.

Hoca olayın üzerine gideceğimizi tahmin ettiğinden, “Hayır vaazları biz hazırlarız. Diyanetten sadece hutbe konuları bildirilir. Hutbede Diyanete uyarız. Vaaz konularında hocalar serbesttir” şeklinde cevap verdi.

Partilerin kimliği önemli değildir.

Bugün X parti yarın Y Partisi iktidar olabilir.

Ancak dini duyguların partizan zihniyetlere teslim edilmemesi gerekir ki bu durum çok tehlikelidir.

Toplumdaki ayrışmayı körükler.

Diyanet yerinde bir karar ile cuma ve vakit namazlarını camilerde yasaklamasına rağmen Şanlıurfalı vatandaşlar bu karara uymayacaklarını açıklamışlardır.

Bazı değerler yok edilemez.

Atatürkçülük ve bayrağımız temel değerdir.

Cumhurbaşkanına hakaretten on binlerce dava açılır insanlar tutuklanır.

Elbette devletin başındaki kimseye hakaret edilemez, edilmemelidir.

Politikasını özümsemeyebilirsiniz ama hakaret edemezsiniz.

Çünkü devleti temsil makamındadır.

Ama Atatürk’e bırakın hakareti büstleri bile paramparça ediliyor.

Bayrağımız miting alanlarındaki çöp kovalarından toplanıyor.

Bir kişi dahi yargılanmaz hatta eleştirilmez.

Türk kelimesinin resmi kurumlarından silindiği düşünülür ise benliğimizden ne derece uzaklaştırılmaya çalışıldığı ortadadır.

Dolayısıyla bizler: “TÜRKÜZ, ATATÜRKÇÜYÜZ, İSTİKLAL SAVAŞIYIZ, ÇANAKKALEYİZ.”

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar