DEDİKODU DEĞİL PROJE ÜRETELİM
Süleyman SALUR

Süleyman SALUR

DEDİKODU DEĞİL PROJE ÜRETELİM

25 Ekim 2019 - 10:19

Samsun’da yıllardır yazılarımda ifade ettiğim kollektif çalışma ruhunun oluşmaması bir yana, emeği alın teri ile bin bir eziyetle bir yerlere gelen insanlar bir şekilde yaftalanır. 

Gelinen noktalar kıskanılır. 

Kedinin uzanamadığı ete murdar demesi misali. 

Maddi veya sosyal durumu hakkında hemen dedikodular ve karalama kampanyaları yürütülür. 

1990’lı yıllarda uzun süren cezaevi yıllarımın ardından İstanbul’a borsa ve döviz piyasalarına girdiğim dönemde kısa sürede ekonomi dergilerine kapak olabilecek ve TV’de ekonomi programları yapma düzeyine geldiğimde Samsun’da parayı gayrimeşru işlerden kazandığım ve tahsilatçılık yaptığım dedikoduları üretilmiş idi. 

Oysa borsa binasına herkes uykuda iken sabaha karşı 04:00 gelir, kuyruğa girer, Tophane’de deniz tarafından esen tüm rüzgarı iliklerime kadar hisseder. Öğleden sonra ise Tahtakale’ye koşar, akşama kadar ayakta döviz brokerlığı yapmakta idim.

Ama Samsun’da cezaevinden çıkan alem dedikleri kirli alemlerde parayı bulan kişi olarak lanse ediliyordum.

Samsun’un önemli işadamlarına bir göz atalım ve haklarında konuşulanları bir gözden geçirelim. 

Galip Öztürk çay ocaklarında garsonluktan yetişmiştir. 

Ancak maddi gücünü başka yollardan elde ettiği söylenir. 

Yani başarıları iş alemindeki öngörüleri konuşulmaz.  

Çeşitli yakıştırmalar yapılır. 

Rahmetli Menteşoğlu, ilkokulu bile okumamış yine hayali bir takım işlerle parayı bulmuştur. 

Hiç kimse ilkokul mezunu bile olmayan bu kişinin kimsenin eline bile almadığı salyangoz ve kurbağa ticareti ile bir döneme damga vurduğunu dile getirmez. 

Samsun’da bu nedenlerden ötürü proje üretilmez bol bol dedikodu üretilir. 

Bu olumsuz tablo ve anlayış Samsunspor’un başarı ve başarısızlığında egemendir. 

Takıma yönetim kurulu bir hoca genel menajer veya altyapıya eski futbolculardan bazılarına görev verir.  

O görevde kendilerinin bulunmasını ve kendilerine haksızlık yapıldığını düşünen, görev alamayan hoca ve teknik adamlar dedikodu kazanını kaynatmaya başlarlar. 

Görünürde takımın şampiyonluğunu isterler. 

Oysa içlerinden alınan her başarısız sonuçlara sevinirler. 

Başarısız sonuçlar sürünce de olayı dillendirmeye, bazı basın mensuplarını da yanlarına alırlar ve menfi görüşleri kamuoyuna takımın başarılı olması için yansıtırlar. 

Birbirlerine dost görünürler ancak arkadan kuyularını kazarlar. 

Hoca 11’i yanlış sahaya sürmüştür. 

Transferler yanlış yapılmıştır vs…

Daha yukarılara çıkamazlar Çünkü Yüksel Yıldırım ve İsmail Uyanık faktörlerini ve güçlerini aşamazlar.

Bu faktörleri aşabilmek için maddi güç ve futbol aklını sahip olmak gerekir.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar