DEPREM GERÇEĞİ
Süleyman SALUR

Süleyman SALUR

DEPREM GERÇEĞİ

30 Eylül 2019 - 09:45

İstanbul’da yaşayanlar olarak deprem gerçeği ile bir kez daha karşı karşıya kaldık. 

Öyle ki telekomünikasyon resmen çöktü. 

Avrupa yakasında oturan akrabalar eş ve dostlar ile irtibatımız kesildi. 

Trafik zaten malum. 

Birinci viteste bile yol almak mümkün değil.

Mahallemizde sözde toplanma alanı olarak ilan edilen yer mahalle camisinin avlusu… 

Cenaze namazlarında dahi iki sıra cemaati ancak alabiliyor.

E devlette öyle belirlenmiş. 

En fazla alacağı kişi sayısı 500 kişilik, ikinci alan olarak belirtilen yer ise bir okulun bahçesi ama tuvalet yok. 

İnsanlar o tuvaletlerini kullanmak zorunda ama okul kapalı.

Battaniyeler üzerinde oturacaksınız, başka şansınız yok çünkü yeterli alan yok.

Yetkililerin aldıklarını iddia ettikleri tedbirleri görmek mümkün değil. 

İstanbul’da yok ama belki civar bölgelerde gerekli tedbirler alınmış olabilir.

Öte yandan deprem fonunda toplanan 64 milyar doların köprülere otobanlara harcandığı ilan edildi.  

İnsan hayatı ve deprem gerçeği ikinci planda. 

Siyasiler yine kısır çekişmeler ile meşgul. 

IMF neden muhalefet ile görüştü?

Gündem yine insan hayatı değil.

Muhalefet ve iktidar birbirlerini nasıl köşeye sıkıştırırız derdinde. 

Hiç kimse bu toplanan paraların neden deprem ile ilgili yatımlara değil de değişik platformlarda kullanıldığının hesabını sormuyor.

Deprem olunca da yayınlarda kifayetsiz sözde deprem profesörleri ahkam kesiyor.

Siyasi garez ve kin öylesine bir hale gelmiş ki AFAD toplantısına kentin belediye başkanı davet edilmiyor. 

Oysa birinci derecede kentteki önlemlerden ve tedbirlerden sorumlu kişi belediye başkanlarıdır.

Sosyal medyada artık “İyi ki AVM’lerin sayısı arttı. Artık depremde bol bol alışveriş yapabiliriz. Hamburger yiyebiliriz” geyikleri yapılıyor. 

17 Ağustos depreminin üzerinden koca 20 yıl geçti ama kafa yine değişmedi. 

İlahi deyip geçiştirilecek afet anları, on binler ölmüş yüzbinlerce daire çökmüş önemli değil. 

Köprüler, havaalanları, şehir hastaneleri yapıyoruz.

Maalesef bir deprem gerçeği karşısında yine makyaj döküldü. 

Kentsel dönüşümlerin rantsal dönüşüm haline geldiğine-getirildiğine bir kez daha şahit olduk.

Rant kapılarının ardına kadar açılıp insan hayatının değil siyasi rantların daha önemli olduğunu bir kez daha kafamıza vura vura gösterdiler. 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar