• Reklam
FINDIK RAPORU
Süleyman SALUR

Süleyman SALUR

FINDIK RAPORU

13 Mayıs 2019 - 09:20

Fındığın ekonomik değerini tekrar anlatmaya gerek yoktur.

Karadeniz’e kıyısı olan tüm illerimizde yaklaşık 39 ilimizde yetiştirildiği gibi iç kesimlerde Adapazarı Düzce’de önemli potansiyele sahiptir.

Pastacılık helvacılık ve çikolatacılık sektörlerinin ana hammaddesi olan fındık üretimimiz Türkiye’de her geçen yıl kan kaybına uğramakta olup her yıl yaklaşık % 15-20 ihracat potansiyeline sahip bu ürünümüzün ekim alanları gittikçe daralmaktadır.  

Fındığın Karadeniz bölgesi dışında üretilmesinin nedeni Karadeniz’den göç eden insanların gittikleri yerlerde fındık yetiştirmesidir.

Çünkü 1964 yılından sonra fındığa alım garantisi verilmiştir.

Ancak 1983 yılı sonrasında ise bizzat hükümet tarafından fındık üretimine büyük bir darbe vurulmuş bir türlü hayatiyete geçirilemeyen Tarım politikası gereği ekim alanları planlaması ile fındık ocaklarının belirli bölgelerde sökülmesi teşvik edilmiştir.

Böylece sektördeki hakimiyetimiz İspanya, İtalya, Yunanistan hatta Gürcistan’ın eline geçmiştir.

Fındık bugün artık her ilde değil sadece 16 il ve bunlara bağlı 123 ilçede ekimine izin verilmektedir.

Fındık kendi kaynaklarımız ile üretilen ender ürünlerin başında gelmektedir. 

Çünkü üretirken hiçbir ithalat girdisine gerek duyulmaz. Tohumunu kendi üretir. 

Gübresi dahi fındık harmanlarında patoz sonrası (kabuğundan ayıklama)kalan fındık kabuklarının ekim alanlarına yayılması ile gübreleme ihtiyacı karşılanabilir.

Her ürünümüzde olduğu gibi piyasa maliyetleri ürün maliyetlerini karşılayamamaktadır. 

Devletin cazip destekleyici ve teşvik edici önlemleri alması halinde ihracatımız önemli oranda artacağından Pazar payımız başka ülkelerin egemenliğinden kurtulacaktır.

Fındık üretimi babadan oğula hiçbir teknolojik gelişmeye açık olmadan iptidai bir şekilde yapılmaktadır.

Verimliliği artırmak için reformist bir yenileme yapıldığında dünya piyasalarında üretimde ilk sıralarda yer almamıza rağmen fiyatların başta Alman borsaları olmak üzere diğer borsalarda belirlenmesi dezavantajı yaşanmayacaktır.

Üretici menfaatine bir politika izlenmesi için TMO alım fiyatlarını hasadın sonunda değil başında yapmalıdır.

Temmuz başı ile başlayan hasat döneminde fiyatlar ekim ayında ilan edilmesi üreticileri değil rantiyecileri memnun edecektir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar